Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Havalimanı taramasından uçuş iptallerine: Avrupa Ebola'ya nasıl tepki verdi

Uganda'nın başkenti Kampala'daki Kibuli Müslüman Hastanesi'nin önünde bir kadın ellerini dezenfekte ediyor.
Uganda'nın başkenti Kampala'daki Kibuli Müslüman Hastanesi'nin önünde bir kadın ellerini dezenfekte ediyor. ©  AP Photo/ Hajarah Nalwadda
© AP Photo/ Hajarah Nalwadda
By Marta Iraola Iribarren & Lauren Walker
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

ABD, son Ebola salgınına karşı önlemlerini artırırken Avrupa’da neler oluyor? Havalimanlarında yolcu taraması mı yapılacak, uçuşlar iptal edilir mi? Bu önlemler ne kadar etkili?

Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda’daki son Ebola salgını, Amerika Birleşik Devletleri’ni halk sağlığı önlemlerine yönelik genel olarak gevşek tutumundan geri adım atmaya itti.

REKLAM
REKLAM

Pazartesi günü, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla, etkilenen bölgelerden gelen hava yolcularının taranması ve bazı durumlarda ülkeye giriş kısıtlamaları da dahil olmak üzere bir dizi önlem açıklandı.

Ertesi gün, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının “boyutu ve hızı konusunda derin kaygı duyduğunu” söyledi. Peki Avrupalılar ne kadar endişelenmeli? Kinşasa’ya Belçika gibi ülkelerden düzenli, aktarmasız uçuşların olması bu tabloyu nasıl etkiliyor?

“KDC’deki durum ciddi ve orada kararlı şekilde ele alınması gerekiyor. Brüksel’in gerçekten de Kinşasa ile doğrudan bağlantıları var; bu da dikkatli olunmasını gerektiriyor” diye konuştu Belçika’nın önde gelen virologlarından Steven Van Gucht, Euronews’e.

Belçika’nın kalbinde yer alan Brüksel Havalimanı, KDC’ye gidiş gelişler için başlıca Avrupa kapısı konumunda.

Brussels Airlines, Kinşasa’ya gidiş dönüş her gün (haftada yedi kez) uçuş gerçekleştiriyor. Şirketin yolcu sayısına dair kesin verileri yok; ancak bu hatta kullanılan Airbus A330 tipi uçaklar yaklaşık 290 yolcu taşıyabiliyor.

“Öte yandan, önceki salgınlardan edindiğimiz deneyim, Belçika ve Avrupa için riskin düşük olduğunu gösteriyor” diye ekledi Van Gucht.

Benzer bir değerlendirme de Brussels Airlines’tan geldi. “Durumu standart prosedürlerimiz doğrultusunda yakından izliyoruz. İlgili tüm yetkililerle temas halindeyiz ve gerekli görülmesi halinde operasyonlarımızı buna göre uyarlayacağız” dedi Kıdemli Medya İlişkileri Müdürü Joëlle Neeb, Euronews’e.

“Şu aşamada tüm uçuşlar planlandığı gibi yapılıyor ve ek bir koruyucu önlem uygulanmıyor.” Bununla birlikte, Brussels Airlines kabin ekipleri, bulaşıcı hastalıklar gibi sağlık ve güvenlik konularına ilişkin özel yönergeleri takip ediyor.

“Ekiplerimiz bu konuda eğitimli. Diğer şeylerin yanı sıra olası belirtileri gözlüyor, düzenli el dezenfeksiyonu gibi hijyen önlemlerini uyguluyor ve gerekli durumlarda teması sınırlıyorlar. Gerekirse tıbbi hizmetler ve sağlık otoriteleriyle de işbirliği yapıyorlar.”

Son Ebola salgını, uluslararası önem taşıyan bir halk sağlığı acil durumu ilan edildi ve şimdiye kadar en az 131 kişinin ölümüne, 500 vakanın görülmesine yol açtı.

Önlemlerin etkinliği tartışmalı

Van Gucht’un açıklamasına göre Ebola, yalnızca semptom gösteren bir hastanın vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor, havadan bulaşmıyor. Bu da hastalığın nispeten kolay kontrol altına alınabileceği anlamına geliyor. “Ayrıca insanların yalnızca semptomlar ortaya çıktıktan sonra bulaştırıcı olduğunu, öncesinde bulaştırıcı olmadığını vurgulamak gerekir.”

Kuluçka süresi 2 ile 21 gün arasında değişebiliyor. Tam da bu faktör, yani kuluçka süresi, ABD’de uygulanacağı gibi varışta ateş ölçümü yapılmasının etkinliğini sınırlıyor.

“Kuluçka dönemindeki bir yolcunun henüz ateşi olmaz ve bu nedenle tespit edilemez” dedi Van Gucht.

Benzer bir görüş de Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) uzmanı Celine Gossner’dan geldi. Gossner, Euronews’e yaptığı açıklamada bu aşamada Avrupa’da giriş taraması önermediklerini belirterek, “Havalimanı taramaları çok ciddi kaynak gerektiriyor ancak etkinliği sınırlı” dedi.

Hem Gossner hem de Van Gucht, etkilenen ülkelerde uygulanan çıkış taramasının daha etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekti. Buna karşın Van Gucht, giriş taramasının “erken uyarı sistemi işlevi görebileceğini ve kamuoyunun güvenini korumaya yardımcı olabileceğini” savundu.

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), ABD’nin getirdiği kısıtlamaları “not ettiğini” ve “her hükümetin halkının sağlık ve güvenliğini koruma sorumluluğunu” kabul ettiğini açıkladı. Ancak kurum, seyahat kısıtlamalarının salgınlarla mücadelede birincil halk sağlığı aracı olarak kullanılmaması gerektiği görüşünde.

“Africa CDC’nin pozisyonu açık: yaygın seyahat kısıtlamaları ve sınırların kapatılması, salgınların çözümü değildir” denildi kurumun basın açıklamasında.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) de, ABD’den farklı olarak, seyahat kısıtlaması önermiyor. ABD, son 21 gün içinde Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ya da Güney Sudan’a seyahat etmiş, ABD dışındaki pasaport sahiplerine giriş kısıtlaması getirmiş durumda.

Van Gucht, salgına karşılık olarak etkilenen ülkelerden gelen uçuşların yasaklanması fikrine de karşı çıktı. “Bu tür önlemlerin epidemiyolojik faydası sınırlıdır, insani yardımı ve tedarik zincirlerini sekteye uğratır ve salgınların daha geç bildirilmesine yol açabilir” dedi.

Belçika Dışişleri Bakanlığının Güvenlik biriminden yapılan son seyahat uyarısında, Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde doğrulanan Ebola vakaları nedeniyle bu eyaletlere tüm seyahatlerin “resmen caydırıldığı” bildirildi. Bakanlığın herhangi bir ülkeye seyahati resmen yasaklama yetkisi bulunmuyor.

Ne yapılıyor?

Van Gucht, uçakta hastalanan yolcular için net prosedürlerin bulunması ve bir vaka tespit edildiğinde diğer yolcuların temaslı takibinin yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Brüksel Havalimanı’ndan bir sözcü, bu tür protokollerin oluşturulduğunun altını çizdi. “Bulaşıcı bir hastalık taşıyan bir yolcu geldiğinde, bu kişi askeri hastaneye bağlı özel bir ambulansla tahliye ediliyor.”

“Bu tür durumlarda Brüksel Havalimanı, Halk Sağlığı Bakanlığının tavsiyeleri doğrultusunda gerekli önlemleri alır. Şu ana kadar bu konuda herhangi bir talimat veya yönerge almış değiliz” diye ekledi.

Belçika Sağlık Bakanlığının ‘Risk Yönetim Grubu’, Euronews’in, virüsün Belçika’ya yayılmasını kontrol altına almak için gündeme gelebilecek ek önlemlere ilişkin sorularına, haber yayına verildiği sırada yanıt vermemişti.

ECDC uzmanı Gossner, her koşulda, etkilenen bölgelerden dönüp 21 gün içinde ateş, baş ağrısı veya genel halsizlik gibi belirtiler geliştiren yolcuların vakit kaybetmeden tıbbi yardım alması ve sağlık çalışanlarını yakın zamanda yaptıkları seyahat hakkında bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu erken uyarı sistemi, tüm gelen yolcuların geniş çaplı ateş taramasından geçirilmesinden daha önemlidir” dedi Van Gucht.

“Önceliğimiz, kendi sağlık sistemlerimizdeki teyakkuzu sürdürmek ve sahadaki müdahaleyi desteklemek olmalıdır” diye sözlerini tamamladı.

ECDC, koordinasyon ve operasyonel planlamaya destek olmak üzere KDC’ye uzmanlar gönderiyor. Avrupa Komisyonu ise, Komisyon sözcüsünün Salı günü verdiği bilgiye göre, henüz uluslararası yardım mekanizmalarından herhangi biri üzerinden yardım talebi almış değil.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Kongo’da Ebola alarmı: DSÖ salgının hızından endişe duyuyor

ABD havaalanlarında Ebola taraması başlatıyor: Avrupa'dan sağlık ekipleri bölgeye gönderilecek

DSÖ'den Ebola uyarısı: 'Küresel acil durum' ilan edildi