Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Fransız bariton Ludovic Tezier, Zürih'te Verdi'nin 'Simon Boccanegra'sını aydınlatıyor

euronews_icons_loading
Fransız bariton Ludovic Tezier, Zürih'te Verdi'nin 'Simon Boccanegra'sını aydınlatıyor
©  euronews
 Katharina Rabillon

Dünyanın en ünlü sanatçılarından Fransız bariton Ludovic Tézier, Zürih Operası'ndaydı.

Bariton Tezier, Verdi'nin Cenova Duka'sı olan 'Simon Boccanegra'sında, denizcilik maceracısının baş rolünü yorumladı.

Kendi ile Simon Boccanegra arasında bir bağ kuran Tézier, euronews'e verdiği mülakatta, sahneye çıkış anını şu sözlerle dile getiriyor:

"Soyunma odası ile sahneye çıkmadan önceki yol, iki dünya arasında bir tür hava geçirmeyen kabin gibi. Ludovic Tézier'in dünyası ile Simon Boccanegra'nın dünyası. Bir anlamda bir boşlukta geçen bir an. Kendinizi sahneye attığınız, müziğin sizi götürdüğü, kendinizi özgür bıraktığınız ve karaktere tüm alanı verdiğiniz sahnedeki ilk adım."

Verdi'yi harika bir besteci olarak tanımlayan Tézier, "Çok tiyatral bir besteci. Bu bestede çok fazla aşk var. Bölümleri elinize alıp deşifre ettiğinizde her sayfasının bir şok olduğunu anlıyorsunuz." diyor.

Verdi'nin siyasi gerilimin ortasında bir aile dramı olan trajik operası "Simon Boccanegra", Cenova Doge'u olan denizci maceracının hikayesini anlatıyor.

İsviçre'nin Zürih kentindeki operada Fransız bariton Ludovic Tézier tarafından yorumlandı.

euronews'e konuşan sahne direktörü Andreas Homoki, "Verdi'de her zaman bu ana motif vardır; Güçlü babalar, kızlar ve ailelerdeki bu çarpıklıklar." değerlendirmesinde bulundu.

Verdi çocuklarını çok küçükken kaybetti. Tézier'e göre Bu yüzden eserlerinde her zaman bir arayış var:

"Verdi çocuklarını çok küçükken kaybetti. Bu yüzden her zaman kayıp melekleri ve kaderin ondan çaldığı babalığı için bir arayış var. Son derece dokunaklı. Bu arayışı Simon'da inanılmaz bir şekilde hissediyoruz."

Simon Boccanegra'nın uzun süre kayıp olan kızıyla yeniden bir araya geldiği bu kasvetli operanın duygusal merkezindeki ismi canlandıran ve çelişkili duyguları yorumlayan Soprano Jennifer Rowley, baba kız arasındaki yakınlığa dair şöyle diyor:

"Arada gerilim ve sarılmak istediğimiz bir çekim olsa da, ikimiz de bir şekilde kendimizi tutuyor ve şöyle diyoruz; Vay canına, bu duygu aynı anda çok fazla. Bir adım geri atalım, gerçekten ne hissettiğimizi görelim ve bir ilişki geliştirelim."

Mutluluk kısa sürer. Boccanegra kızını bulduktan sonra zehirlenir.

Andreas Homoki, Boccanegra'nın yaşamını yitirmesini, ölüm olarak değil farklı bir dünyaya gidiş olarak tanımlıyor:

"Bir teselli gibi cennetin krallığına bir kapı açar. Doğal bir şekilde ölmez, başka bir dünyaya, anılarının dünyasına girer."

Verdi'ye teşekkür eden Tézier, sözlerini şöyle sonlandırıyor:

"Ne muhteşem müzik... Bu adama, yaşadığı hayattan, hepimize; hem halka hem de bizi biz yapan sanatçılara verdiği hediyeden dolayı çok fazla şefkat duyuyorum. Teşekkürler Verdi."