Epsilon Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Aslı Tunç, yayıncılıkta dijital dönüşümü, sesli kitapların etkisini ve Z kuşağının okuma alışkanlıklarını Euronews Türkçe'ye değerlendirdi.
Yayıncılık sektörü, son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle önemli bir dönüşümden geçiyor. Basılı kitapların ve geleneksel medyanın geleceği sıkça tartışılırken, Epsilon Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Aslı Tunç, kitabın diğer kültür-sanat alanlarından farklı olarak dijital dönüşüme daha dirençli olduğunu söylüyor. Tunç'a göre basılı kitap, dijital dünyada halen güçlü bir karşılık buluyor.
Euronews'e konuşan Tunç, dijitalleşmenin müzik sektöründe CD ve DVD’leri neredeyse tamamen ortadan kaldırdığını hatırlatarak, yayıncılıkta benzer bir kırılmanın yaşanmadığını söylüyor: “Kitap hala insanlar için bir kaçış noktası. Onu elimize almayı, sayfalarını çevirmeyi, fiziksel olarak onunla bağ kurmayı seviyoruz. Her şeyin dijital olduğu bir dünyada, basılı kitabın varlığı duygusal bir alan açıyor.”
2025’te büyük e-ticaret sitelerinden gelen satış verileri, yaklaşık 15 milyon kitap siparişi olduğunu ve özellikle çocuk kitaplarının en çok talep gören kategori olduğunu ortaya koyuyor. Bu da belirli gruplarda okuma ilgisinin sürdüğünü gösteriyor.
Son dönemde yapılan araştırmalar, özellikle Z kuşağı arasında basılı kitaba yönelik ilginin tamamen ortadan kalkmadığını, aksine belirli türlerde yeniden güçlendiğini gösteriyor. Uzmanlar bu durumu, dijital dünyanın yoğunluğu içinde kitabın “yavaşlatan” ve fiziksel bir deneyim sunan bir nesne olmasına bağlıyor.
Basılı kitaplara olan ilginin özellikle Z kuşağıyla birlikte yeniden canlandığına dair verilerin dikkat çekici olduğunu belirten Tunç, basılı kitapların tamamen ortadan kalkacağına inanmadığını vurguluyor. Ancak dijital formatlarda önemli bir değişim yaşandığını da ekliyor.
Basılı kitap, ekranlardan uzaklaşmak isteyen genç okurlar için bir tür kaçış alanı olarak da değerlendiriliyor.
2023 tarihli bir anket Türk halkının büyük bir bölümünün basılı kitapları tercih ettiğini ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 88,4’ü basılı kitabı okuma tercihi olarak seçti.
Sesli kitap yükselişte
Dijital dönüşüm, yayıncılık sektöründe basılı kitabı ortadan kaldırmaktan ziyade okuma biçimlerini çeşitlendirdi. Türkiye’de e-kitap beklenen yaygınlığa ulaşamazken, sesli kitap pazarı hızla büyüyor. Tunç'a göre bunun temel nedeni erişilebilirlik ve pratiklik.
“Sesli kitaplar, kitap okumaya vakit ayıramayan ya da bir yandan başka bir işle meşgulken kitapla temas kurmak isteyen yeni bir dinleyici kitlesi yarattı. Arabada, trafikte ya da günlük işler sırasında kitap dinlemek mümkün. Bu durum basılı kitabın yerini almak yerine okur kitlesini genişletiyor," diyen Tunç, e-kitapların ise fiyat, vergi oranları ve üretim maliyetleri nedeniyle basılı kitaba kıyasla büyük bir avantaj sunamadığını belirtti.
Tunç bu nedenle okurların hala fiziksel kopyaları dijitale tercih ettiğini de sözlerine ekledi.
Uzmanlara göre sesli kitaplar, kitap okumaya zaman ayıramayan ya da gündelik hayatın içinde okumayı dinlemeyle birleştirmek isteyen yeni bir okur profili yarattı. Bu eğilim, basılı kitap satışlarından çok okur tabanının genişlemesiyle ilişkilendiriliyor.
Basın dijital dönüşümden en sert etkilenen alan
Tunç’a göre, dijital dönüşümün etkileri en belirgin şekilde basın sektöründe hissediliyor. Basılı gazete ve dergilerin son yıllarda ciddi bir daralma yaşadığını söyleyen Tunç, okuma alışkanlıklarının köklü biçimde değiştiğine dikkat çekiyor.
“Eskiden herkes her gün gazetesini alırdı. Bugün ise haber cep telefonundan birkaç saniyede ulaşılan bir şeye dönüştü. Okur azalırken, reklam gelirleri de düştü.”
Bununla birlikte Tunç, dijitalleşmenin gazeteciler için yalnızca kayıplar değil, yeni imkanlar da yarattığını vurguluyor. Geleneksel medya yapılarının zayıflamasıyla birlikte freelance çalışma modellerinin yaygınlaştığını belirten Tunç, gazetecilerin artık farklı dijital platformlarda daha bağımsız ve esnek üretim yapabildiğini ifade ediyor.
Wattpad ve genç yazarlar
Epsilon Yayınları’nın özellikle Wattpad döneminde genç yazarlara alan açan yayınevlerinden biri olduğunu hatırlatan Tunç, bu platformun Türk edebiyatı açısından önemli bir işlev gördüğünü düşünüyor: “Gençler kendilerini anlayan yazarları bulamıyordu. Wattpad, onların kendi dünyalarını anlatabildikleri ve okurla doğrudan bağ kurabildikleri bir alan oldu.”
Wattpad sayesinde çok genç yaşta yazmaya başlayan ve bugün hala üretmeye devam eden yazarların ortaya çıktığını söyleyen Tunç, platformun gerçek anlamda yetenekli ve üretken isimleri ayıklayan bir mecra olduğunu vurguluyor.
Son yıllarda Türkiye’de genç okurların yazıyla kurduğu ilişki, dijital platformlar üzerinden yeniden şekillendi. Özellikle Wattpad, genç yazarların doğrudan okurla buluşabildiği ve yayınevlerinin yeni isimleri keşfettiği bir mecra olarak öne çıktı. Platform, geleneksel yayıncılık süreçlerinin dışında kalan genç yazarlar için bir “ilk adım” alanı sundu.
Yayınevleri, Wattpad üzerinden oluşan sadık okur kitlelerinin basılı kitaba da taşınabildiğini gözlemledi. Bu durum, dijital mecraların basılı yayıncılığın alternatifi değil, tamamlayıcısı olabileceği yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
Türkiye’de popüler hikaye yazma ve okuma platformu Wattpad, Temmuz 2024’te mahkeme kararıyla erişime kapatıldı. Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin 12/07/2024 tarihli ve 2024/6507 D.İş sayılı kararıyla wattpad.com adresine erişim engeli getirildiği Resmî Makamlar tarafından açıklandı.
Kanada merkezli platform dünya genelinde yaklaşık 90 milyon aylık kullanıcıya sahipken, Türkiye’de de özellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılıyordu. Erişim engeli kararının ardından platformun yeniden açılıp açılmayacağı halen belirsizliğini koruyor.
Bu durum, dijital yayıncılık ve içerik paylaşım platformlarına yönelik düzenlemelerin tartışıldığı bir dönemde gündeme geldi. Bazı yönergeler “zararlı içerikten koruma” gerekçesiyle savunulurken, eleştirmenler engellemeyi ifade özgürlüğüne sınırlama olarak değerlendiriyor.
Yapay zeka bir tehdit değil, yardımcı
Yayıncılığın geleceğine dair öngörülerde de bulunan Tunç, yapay zekanın yayıncılıkta editörlerin ya da çevirmenlerin yerini almayacağını düşünüyor: “Yapay zekayı işi yapan bir aktör olarak değil, vakit kazandıran bir kişisel asistan olarak görüyoruz. Yayıncılığın özünde insan var ve bu değişmeyecek.”
Epsilon Yayınları’nın dijitalleşmeye temkinli ama açık bir yaklaşım benimsediğini belirten Tunç, dönüşümün ani değil, zamana yayılarak gerçekleşeceğini belirtiyor.