Roma Katolikleri ve Protestanlar ile Ortodokslar arasındaki takvim farkı, Paskalya’nın Avrupa’da farklı tarihlerde kutlanmasına yol açıyor.
Hristiyan dünyasının büyük bir kısmı önümüzdeki hafta sonu Paskalya’yı kutlarken, Avrupa genelinde bu bayram aynı tarihte kutlanmıyor. Roma Katolikleri ve Protestanlar için Paskalya Pazarı 5 Nisan’a denk gelirken, farklı mezheplere bağlı Ortodoks Hristiyanlar bu kutlamayı bir hafta sonra gerçekleştiriyor. Peki, bunun nedeni ne?
Bunu anlamak için dört yüzyıldan daha geriye gitmek ve Avrupalı Katoliklerin 5–14 Ekim 1582 tarihleri arasında ne yaptığını sormak gerekiyor. Cevap şaşırtıcı: aslında hiçbir şey yapmadılar. Çünkü o günler hiç yaşanmadı, takvim bir anda 4 Ekim’den 15 Ekim’e atladı.
Bu değişiklik, Julius Caesar tarafından oluşturulan Jülyen takviminin zamanla yıldız hareketlerine göre geri kalması nedeniyle yapıldı. Papa 13. Gregory, bu sapmayı düzeltmek için daha hassas bir takvim sistemi getirilmesini emretti.
Böylece bugün Batı dünyasında hem dini hem de sivil yaşamda kullanılan ve kurucusunun adıyla anılan Gregoryen takvim doğdu.
Günümüzde Jülyen takvimi, Gregoryen takvimin yaklaşık 13 gün gerisinde bulunuyor.
Neden farklı tarihlerde kutlama yapılıyor?
I. Konstantin’in girişimiyle 325 yılında toplanan İznik Konsili, Paskalya’nın tüm Hristiyanlar tarafından aynı tarihte kutlanması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Daha sonra (çoğu zaman hatalı biçimde konsile atfedilen bir kararla) bu tarihin, ilkbaharın ilk dolunayını izleyen ilk pazar günü olması gerektiği benimsendi.
Ancak bahar ekinoksunun tarihi iki farklı takvimde değişiklik gösterdiğinden, sorun ortadan kalkmış değil.
Roma Katolik Kilisesi ve Protestan kiliselerinin çoğu Gregoryen takvim’i benimserken, Ortodoks kiliseleri için Jülyen takvimi referans olmaya devam etti. Rusya örneğinde bu durum yalnızca dini bayramlarla sınırlı kalmadı; sivil takvim de ancak 1917 Rus Devrimi sonrasında değiştirildi (bu yüzden “Ekim Devrimi” aslında Kasım ayında gerçekleşti).
Jülyen takvimi zamanla Gregoryen takvimiyle uyumlu hale gelecek şekilde reforme edilse de (2800 yılından sonra yeniden farklılaşacak biçimde), bu düzenleme evrensel olarak kabul görmedi.
Yunan Ortodoks Kilisesi, reformdan geçmiş Jülyen takvimini yalnızca Noel gibi sabit bayramlar için kullanırken, Paskalya ve Pentekost gibi hareketli bayramlarda eski takvime bağlı kalmayı sürdürüyor. Buna karşılık Rus Ortodoks Kilisesi tüm dini bayramlar için eski takvimi kullanıyor.
Bu nedenle Yunanlar Noel’i Batılılarla aynı tarihte kutlarken Paskalya’yı aynı gün kutlamaz; Ruslar ise her iki bayramı da farklı tarihlerde kutlar.
Geçen yıl ise nadir görülen bir durum yaşanmış ve Katoliklerin Paskalya bayramı Ortodokslarınkiyle aynı güne denk gelmişti.
Ortodoks Paskalyası nasıl kutlanır?
Ortodoks Hristiyanların Paskalya kutlamalarını Batı’dakilerden ayıran bazı özgün gelenekler vardır.
Paskalya, cumartesiyi pazara bağlayan gece gerçekleştirilen bir ayinle kutlanır. Bu ayinde inananlar (Ortodoks ibadetlerinde olduğu gibi) ayakta durur ve ellerinde yanan mumlar tutar. Gece yarısı rahip, “Hz. İsa dirildi” sözlerini içeren ilahiyi söyler.
Gece yarısından sonra insanlar birbirlerini bu sözlerle selamlar. “Mutlu Paskalyalar” demek yerine “Hz. İsa dirildi” denir; karşılık olarak ise “Gerçekten dirildi” ifadesi kullanılır.
Ayin sonrasında ise genellikle geleneksel bir oyun oynanır: Her katılımcının kırmızıya boyanmış haşlanmış bir yumurtası olur ve amaç, diğerlerinin yumurtalarının kabuklarını kırmaktır.
Geleneksel yumurta avı gibi etkinliklerde, ister gerçek boyalı yumurtalar ister çikolatalı yumurtalar kullanılsın, yumurta içeren oyunlar ve eğlenceler neredeyse tüm Paskalya kutlamalarında yaygındır. Doğurganlığı ve yenilenmeyi temsil eden yumurta, bu bayramın neredeyse evrensel bir sembolü olarak kabul edilir.