Zendaya, genç yetişkin draması Euphoria’nın üçüncü sezonuyla geri dönüyor; Francis Bacon’ın geç dönem işlerini irdeleyen çarpıcı yeni bir Fransız sergisi açılıyor. Bu hafta radarınıza almanız gerekenler bunlar.
Yeni önerilerle yeniden karşınızdayız.
Bu hafta televizyon dünyası hareketli; HBO'nun 'Euphoria' dizisi ve Disney+'ın 'The Testaments' dizisi gibi yeni yapımlar ekrana geliyor, ama Francis Bacon ve Veronica Ryan sergileri ile Pina Bausch'un 'Kontakthof'unun yeniden sahnelenmesi de sizi dışarıya çekmek için fazlasıyla cazip.
Kalan Paskalya çikolata yumurtalarını mideye indirip kendinizi kanepeden zor da olsa ayırın ve bu haftaki ajandanıza aşağıdakileri eklemeye hazırlanın.
Sergiler
Francis Bacon
Ne zaman: 11 Nisan - 30 Mayıs 2026
Nerede: Gagosian (Paris, Fransa)
Francis Bacon'ın huzursuzluk veren portreleri, David Lynch'ten Damien Hirst'e pek çok isme ilham verdi; ancak sanatçının kendisine ilham veren yer Paris'ti. Hayatının ilerleyen dönemlerinde şehre taşındıktan sonra, kentin yaratıcı ve kozmopolit kültürüne bütünüyle kendini kaptırdı. Bu deneyimler, 1986 tarihli 'Study from the Human Body' ve 1989-90 tarihli 'Man at a Washbasin' başta olmak üzere sonraki çalışmalarını şekillendirdi. Canlı renklerin çarpıcı kullanımıyla öne çıkan bu eserler, Bacon'ın genellikle daha karanlık olan paletinden ayrılıyor ve sanatçıyı bambaşka bir açıdan görmek için nadir bir fırsat sunuyor. Detayları burada bulabilirsiniz (kaynak İngilizce).
Veronica Ryan: Multiple Conversations
Ne zaman: 14 Haziran 2026'ya kadar
Nerede: Whitechapel Gallery (Londra, Birleşik Krallık)
Turner Ödüllü Britanyalı sanatçı Veronica Ryan, doğal malzemeleri titizlikle dönüştürerek düşündürücü yerleştirmelere çeviren bir pratiğin üzerine kariyerini inşa etti. Bronz manolya tohum kozalaklarından karton avokado kasalarına kadar uzanan işleriyle son sergisi, dünyayı adeta yeniden düzenliyor; sıradan nesnelere soyutlama yoluyla anlam ve umut yüklüyor. Aynı zamanda evrensel olduğu kadar son derece kişisel hissettiren kimlik, yerinden edilme ve kapitalist yıkım üzerine önemli düşünceler de uyandırıyor. Detayları burada bulabilirsiniz. (kaynak İngilizce)
Bonus öneri: ‘Queen Elizabeth II: Her Life in Style’ sergisi, 10 Nisan'dan 8 Ekim 2026'ya kadar King’s Gallery (kaynak İngilizce)'de ziyarete açık olacak.
Etkinlikler
Pina Bausch / Meryl Tankard Kontakthof - Echoes of '78
Ne zaman: 7 - 11 Nisan
Nerede: Sadler's Wells Theatre (Londra, Birleşik Krallık)
İlk kez 1978'de sahnelenen 'Kontakthof', Pina Bausch'un en efsanevi yapıtlarından biri olmaya devam ediyor. Kabaca 'temas avlusu' olarak çevrilebilecek eser, ilişkilerdeki ince itiş çekişi, kimi zaman kırılgan, kimi zamansa yıkıcı biçimde sahneye taşıyor.Öncü Alman koreograf için, yapıtlarının bir anda uluslararası övgü topladığı geçiş dönemine de denk gelmişti. Neredeyse 50 yıl sonra, Londra'daki Sadler's Wells tiyatrosu bu gösteriyi yeniden sahneliyor; bu kez, ilk prodüksiyonda dansçı olarak yer alan Meryl Tankard'ın koreografisiyle. Orijinal ekipten dokuz dansçı daha sahneye dönüyor; böylece, ilk gösterimi izleyemeyenler kuşaklar ötesine taşınan o benzersiz büyüden bir kesit yakalayabilecek. Detayları burada bulabilirsiniz. (kaynak İngilizce)
Bonus öneri: Avrupa'nın önde gelen sanat fuarlarından Art Paris, 9-12 Nisan tarihleri arasında Paris'teki Grand Palais (kaynak İngilizce)'de düzenleniyor.
Filmler
Father Mother Sister Brother
Nerede: Birleşik Krallık sinemaları ve MUBI
Ne zaman: 10 Nisan
Aile ilişkilerine kara mizahla bakan keskin bir çözümleme olan Jim Jarmusch imzalı Father Mother Sister Brother, yönetmenin antoloji formatına bir dönüş niteliğinde; film ayrıca geçen yılki Venedik Film Festivali'nde prestijli Altın Aslan ödülünü kazandı. Tom Waits, Adam Driver, Mayim Bialik, Charlotte Rampling ve Cate Blanchett'tan oluşan yıldız oyuncu kadrosuyla yapım, üç farklı aile ve ülkede yetişkin çocuklarla ebeveynleri arasındaki kopuşları izliyor. Film eleştirmenimiz David Mouriquand, filmi "basitliğin içinde saklı derinliği ima eden, sevimli bir yapım; ancak son düzlükte tökezliyor" sözleriyle tanımlıyor. Eleştirinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Bonus öneri: İskoç hip-hop grubu Silibil N' Brains'in Amerikalı gibi davranma hikayesinden uyarlanan California Schemin', 10 Nisan'dan itibaren seçili sinemalarda gösterime giriyor.
Diziler
Euphoria
Nerede: HBO Max
Ne zaman: 12 Nisan
Dört yılı aşkın bir aradan sonra, Sam Levinson'ın sorunlu gençleri anlatan yüksek estetikli dizisi üçüncü sezonuyla geri dönüyor. Hikaye, son bölümden beş yıl sonrasından devam ediyor; yetişkinliğe adım atan ve geçmişlerinin travmaları tarafından hâlâ takip edilen tanıdık karakterler Rue (Zendaya), Cassie (Sydney Sweeney) ve Nate (Jacob Elordi) ile yeniden buluşuyoruz. Levinson'a göre dizinin 'şimdiye kadarki en iyi sezonu'nda, dramatik düğünler, sugar daddy'ler ve öfkeli uyuşturucu satıcıları bizi bekliyor.
Bonus öneriler: Finalinin üzerinden 20 yıl geçtikten sonra, sevilen sitcom Malcolm in the Middle, 'Life's Still Unfair' adlı mini buluşma dizisiyle geri dönüyor; yapım 10 Nisan'dan itibaren Disney+'ta izlenebilecek. Eleştirmenlerden övgü alan The Handmaid's Tale dizisinin devamı niteliğindeki The Testaments da 8 Nisan'dan itibaren Disney+'ta yayında olacak.
Müzik
WU LYF: A Wave That Will Never Break
Ne zaman: 10 Nisan
Sosyal medyada bitmeyen paylaşımlar ve aralıksız yeni çıkışlar çağında, rock grubu WU LYF (World Unite Lucifer Youth Foundation) hâlâ ilgi çekici bir istisna olarak öne çıkıyor. 2008'de dikkat çekmeye başladıktan sonra hiçbir röportaj vermemeyi seçtiler; 2012'de dağılmadan önce yalnızca 'Go Tell Fire to the Mountain' adlı tek bir stüdyo albümü yayımladılar. Geçen yıl yeniden bir araya geldiklerinden bu yana bu gizemli duruşlarını sürdürüyor, anonimliğin merakı artırdığını bilerek sosyal medyadan uzak duruyorlar. Yeni albümlerinin yayımlanma biçimi bile geleneksel yolların dışında; çalışma, L Y F topluluk platformları üzerinden bağımsız olarak dinleyiciyle buluşacak. Bu yüzden, sanki bir sırrı keşfetmişsiniz gibi hissettiriyor; yabancı birinin bodrumunda tozlanmış bir kaset bulmanın 90'lar nostaljisiyle bezenmiş. Streaming servisleri kahrolsun, yaşasın topluluk sanatı!
Bonus öneri: Kendine özgü caz esintili sound'uyla tanınan indie müzisyen Mei Semones, ikinci albümü ‘Kurage’i 10 Nisan'da yayımlıyor.