Uzmanlar, 90 yıl önce siyasi ve cinsel kimliği nedeniyle Milliyetçi Cephe üyelerince şafakta öldürülen Granadalı şair ve oyun yazarının yeni eserlerini bulmaya devam ediyor. 2026–2027’de yaşamına dair iki uzun metraj vizyona girecek.
Federico García Lorca, 18 Temmuz 1936’daki ayaklanma sırasında, Granada’daki Huerta de San Vicente’de otururken, birkaç dakikasını aşka ayırmayı seçti; İber Yarımadası’na çoktan yayılmış olan bir haber, İspanya’nın yakın tarihini değiştirecek ve bir ay sonra, Endülüs’ün dünyaca en tanınmış şairinin ölümünü mühürleyecekti.
Bu satırların alıcısının, Albacete doğumlu gazeteci ve sanat eleştirmeni Juan Ramírez de Lucas olduğu düşünülüyor. 2010’da hayatını kaybeden ve o dönem öğrenci olan Ramírez de Lucas’ın, Lorca’nın ‘Karanlık Aşk Soneleri’ne ilham veren sevgilisi olabileceği, ancak Franco diktatörlüğünün sona ermesinden sonra bile, anlaşılır nedenlerle bu ilişki hakkında ketum kaldığı anlatılıyor.
38 yaşındaki sanatçıyla henüz 16’sındaki öğrenci arasındaki mektup, Ramírez de Lucas tarafından 70 yıl boyunca saklandı. Ölmeden hemen önce, sanatçıyla ilişkisine dair bir dizi çizimi, mektubu ve günlüğü kardeşlerine teslim etti; söz konusu mektup da bu belgeler arasında yer aldı. 2012’de gün yüzüne çıkarılmasının ardından materyali inceleyen uzmanlar, bunun, Lorca’nın tutuklanıp, yeri tam olarak belirlenemeyen, Víznar ile Alfacar belediyeleri arasındaki bir noktada kurşuna dizilmesinden önce yazdığı son mektup olduğu görüşünde.
Aradan 90 yıl geçti ancak Endülüslü şairin el yazmaları ve eserleri hâlâ ortaya çıkarılmaya devam ediyor; buna karşın, pek çok başka İspanyolunki gibi, bedeninin henüz bulunamadığını hatırlatalım. Bölgesel Politika ve Demokratik Hafıza Bakanlığı, mağdur derneklerinin, içinde kazılmadan yatan 114 bin ile 130 bin kişi bulunduğunu tahmin ettiği 3 binden fazla toplu mezarı kayıt altına almış durumda.
Kültürel mirasın yeniden gün yüzüne çıkarılmasına ilişkin bir başka örnek de, Lorca evreninin günümüze kadar uzanan klişelerinden biri hâline gelen, zaman üzerine bir şiir. Bu şiir, Camarón’un ‘Así que pasen cinco años’ adlı eserinden yaptığı uyarlama sayesinde ün kazanmıştı; şimdiyse, Lorca’nın hikâyesinden, aşklarından ve evreninden esinlenen yeni uzun metrajlı film ‘La Bola Negra’nın fragmanı için Javis ikilisinin yeni bir uyarlamasıyla karşımıza çıkıyor; film, kısa süre önce Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandı.
Şairin 1900 ile 1916 yılları arasında çocukluğunu geçirdiği, Acera del Darro 50 numaradaki zemin kattaki, Nazari incisi sayılan bu evin restorasyonunu üstlenen flamenco sanatçısı Miguel Poveda, ayrıca, arka yüzünde Lorca’ya ait, daha önce gün yüzüne çıkmamış bir şiirin yer aldığı bir elyazmasını satın almayı başardı. Şiirin metni, Lorca uzmanı Pepa Merlo tarafından doğrulandı.
Pepa Merlo ile Poveda, sanatçının edebî evrenine ilişkin son keşifleri mercek altına alan ve bu yıl nisan ayında yayımlanan ‘Las cosas del otro lado. Lo inédito en Federico García Lorca’ adlı kitabı kaleme aldı; eser, şairin çocukluk evinde yeniden açılan yeni kültür merkezinin yayınevindeki katalogda da yer alacak.
Lorca hakkında ikinci bir uzun metrajlı film, yönetmen Fernando Franco imzasıyla 2027’de gösterime girecek. Film, özellikle Federico’nun hayatının son haftalarını yeniden kurgulayacak; yani Madrid’den, Ayaklanma’nın ardından kaçışıyla başlayıp, Granada’da kurşuna dizilmesine kadar uzanan dönemi anlatacak. Ramírez de Lucas’a gönderilen ve hiçbir zaman yanıt alamayan mektuba, filmde birkaç dakikalık bir saygı duruşu ayrılıp ayrılmayacağını öğrenmek içinse birkaç ay daha beklemek gerekecek.