Yaklaşık 40 bin yıl önce Homo sapiens'in bir Neandertal çocuğu öldürdüğü, bedenini parçaladığı ve dişlerini takı olarak kullandığı düşünülüyordu. Yeni bulgular ışığında tablo değişiyor.
Yaklaşık 40 bin yıl önce Avrupa'da yaşayan günümüz insan türü Homo sapiens'in bir Neandertal çocuğu öldürdüğü, bedenini parçaladığı ve dişlerini takı olarak kullandığı düşünülüyordu. Ancak yaklaşık 17 yıldır paleoantropoloji literatüründe yer alan bu çarpıcı hikayenin temelindeki fosil, yeni yöntemlerle tekrar incelendi.
Sonuç şaşırtıcıydı: Çocuk büyük olasılıkla Neandertal değil, kendi türümüz Homo sapiens'ti.
American Journal of Biological Anthropology adlı akademik dergide yayınlanan araştırmaya göre, Fransa'daki Les Rois Mağarası'nda bulunan ve "Les Rois 2" olarak adlandırılan çocuğa ait çene ve diş özellikleri Neandertallerden çok Homo sapiens ile uyuşuyor.
Bu sonuç fosilde bulunan kesik izlerini ortadan kaldırmıyor. Ancak bu izlerin yorumunu kökten değiştiriyor. Araştırmacılara göre kalıntılar, modern insanların Neandertalleri avlayıp yediğinin kanıtı olmak yerine, Buzul Çağı insanlarının kendi ölülerinin bedenlerini işlediği cenaze uygulamalarının bir parçası olabilir.
Hikaye 1930'larda bir Fransız mağarasında başladı
Les Rois Mağarası'nda 1930 ile 1939 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda insan kalıntıları ortaya çıkarıldı. Bunlar arasında iki kısmi alt çene ile 39 ayrı diş vardı.
Kalıntılar, Batı Avrupa'da bulunan en büyük "Aurignacian" insan fosili koleksiyonlarından birini oluşturuyor.
Aurignacian, yaklaşık 43 bin ila 26 bin yıl önce Avrupa'da görülen ve kıtadaki erken Homo sapiens topluluklarıyla ilişkilendirilen arkeolojik kültürlerden biri. Taş ve kemik aletlerin yanı sıra erken dönem sanat eserleri ve kişisel süs eşyalarıyla tanınıyor.
17 yıl sonra fosile yeniden baktılar
2009'da yapılan çalışmalarda, dişlerinden kolye yapılan bu çocuğun Neandertal olabileceği düşünülmüştü.
Jérôme Isle de Beauchaine liderliğindeki araştırmacılar şimdi aynı fosili, 2009'da kullanılmayan veya bu kalıntıya uygulanmamış yeni yöntemlerle tekrar analiz etti.
Bilim insanları fosili sınıflandırmak için birbirinden farklı beş analiz yöntemini bir arada kullandı.
Öncelikle dişlerin farklı yönlerdeki boyutları Neandertaller, Pleistosen dönem Homo sapiensleri ve daha yakın dönem Homo sapienslerinden oluşan referans örneklerle karşılaştırıldı.
Ardından diş minesinin dış yüzeyindeki anatomik özellikler incelendi.
Buradaki önemli ipuçlarından biri ön dişlerin şekliydi.
Neandertal dişlerinin karakteristik özelliği bulunamadı
Neandertallerin kesici dişlerinde sıklıkla "kürek biçimli" olarak tanımlanan karakteristik bir yapı görülüyor. Dişin kenarlarındaki yükseltiler iç kısmın içbükey görünmesine neden oluyor.
Les Rois 2 çocuğunun kesici dişlerinde ise bu karakteristik Neandertal özelliği tespit edilmedi. Dişlerin yüzeyi Homo sapienslerde görülen daha düz yapıya sahipti.
Araştırmacılar bununla yetinmedi ve dişlerin içini de incelemeye başladı.
Bunun için mikro-CT, yani çok yüksek çözünürlüklü üç boyutlu X-ışını görüntüleme teknolojisi kullanıldı.
Bilim insanları özellikle diş minesinin altında bulunan mine-dentin birleşim bölgesine (EDJ) baktı.
Bu iç yapı paleoantropologlar açısından önemli çünkü dişin dış yüzeyi kişinin yaşamı boyunca aşınabilirken, içerideki yapı orijinal anatomik özellikleri daha iyi koruyabiliyor.
Les Rois 2'nin iç diş yapısında da Neandertallere özgü türemiş anatomik özellikler bulunamadı.
Dişlerin üç boyutlu şekli karşılaştırıldı
Araştırmacılar ayrıca diş minesinin kalınlığını ve diş dokularının oranlarını ölçtü.
Tek başına mine kalınlığının insan türlerini birbirinden ayırmak için yeterince güvenilir olmadığına dikkat çekilse de Les Rois 2'deki genel görünüm yine Homo sapiens aralığıyla daha uyumluydu.
En ayrıntılı analizlerden birinde ise üç boyutlu geometrik morfometri kullanıldı. Yani araştırmacılar fosildeki dişlerin iç yapısının üç boyutlu geometrisini çıkararak bunu Neandertal ve Homo sapiens fosillerinin şekilleriyle matematiksel olarak karşılaştırdı.
Beş farklı analizden elde edilen kanıtların genel sonucu aynı yöne işaret etti: Les Rois 2, Neandertalden çok Homo sapiens'e benziyordu.
Araştırmacılar çocuğun bazı "arkaik" anatomik özelliklere sahip olduğunu kabul ediyor. Ancak bunlar tek başına çocuğun Neandertal olduğunu göstermiyor.
2026'da ikinci kez bir 'Neandertal', Homo sapiens çıktı
Les Rois vakası bu yıl eski fosil sınıflandırmalarını değiştiren tek araştırma değil.
Nisan ayında Almanya'da Hahnöfersand kafatası da yeniden incelenmişti.
1973'te bulunan kafatasının yaklaşık 36 bin yıllık olduğu düşünülmüş ve anatomik özellikleri nedeniyle Homo sapiens ile Neandertal arasındaki çiftleşmenin ürünü olabileceği öne sürülmüştü.
Yeni üç boyutlu şekil analizleri ise fosili Homo sapiens grubuna yerleştirmişti.
Üstelik yeni radyokarbon tarihlendirmesi fosilin yaklaşık 7 bin 500 yıllık olduğunu göstermişti. Yani birey, Neandertallerin ortadan kalkmasından on binlerce yıl sonra yaşamıştı.
Her iki çalışma da mikro-CT ve üç boyutlu geometrik analizler gibi modern yöntemlerin geçmişte yalnızca birkaç anatomik özelliğe bakılarak sınıflandırılan fosiller hakkındaki görüşlerimizi değiştirebileceğini gösteriyor.
Kesik izleri hâlâ orada: Çocuk neden parçalandı?
Les Rois 2'nin Homo sapiens olarak yeniden sınıflandırılması fosildeki en rahatsız edici bulgulardan birini değiştirmiyor:
Kemikteki kesik izleri hâlâ mevcut.
Eğer çocuk bir Neandertal değil, Les Rois'ta yaşayan Aurignacian Homo sapiens topluluğunun bir üyesiyse, bedeninin işlenmesi iki farklı insan türü arasındaki avlanma veya şiddetin kanıtı olmaktan çıkıyor.
Bunun yerine araştırmacılar bunun ölüm sonrası gerçekleştirilen bir cenaze veya ritüel uygulaması olabileceğini değerlendiriyor.
Üst Paleolitik dönemde insan kalıntılarının bu şekilde işlendiğine ilişkin başka arkeolojik kanıtlar da var. Bazı bölgelerde insan dişlerinin süs eşyası haline getirildiğine ilişkin bulgular mevcut.
Dolayısıyla Les Rois çocuğunun bedeninin ölümünden sonra topluluğu tarafından işlenmiş ve dişlerinin süs eşyası olarak kullanılmış olması ihtimaller arasında.
Ancak araştırmacılar bunun kesin olarak kanıtlanmış bir cenaze ritüeli olduğunu söylemiyor. Kesiklerin neden yapıldığı, çocuğun nasıl öldüğü veya delinmiş dişlerin kim tarafından ve hangi amaçla kullanıldığı bilinmiyor.
Modern insanlar Neandertalleri yemedi mi?
Yeni araştırma bu soruya kesin bir "Hayır" yanıtı da vermiyor.
Homo sapiens ile Neandertallerin Avrupa'da binlerce yıl boyunca nasıl etkileşim kurduğu hâlâ araştırılıyor. Genetik kanıtlar iki grubun çiftleştiğini açık biçimde gösterirken, bazı bölgelerde rekabet veya şiddet yaşanmış olması da mümkün.
Ayrıca, araştırmacılar, sonuçlarını temkinli ifade ediyor. Çocuğun kesin olarak Homo sapiens olduğunu söylemek yerine fosilin özelliklerinin "Homo sapiens ile Neandertallerden daha uyumlu" olduğunu belirtiyor.
Fosilden antik DNA elde edilmediği sürece belirli bir belirsizlik devam edecek.
Bununla birlikte beş farklı analiz yönteminin aynı sonuca işaret etmesi ve dişlerde Neandertallere özgü ayırt edici özelliklerin bulunmaması, yaklaşık 17 yıl önce ortaya çıkan hikayeyi önemli ölçüde değiştiriyor.