Aynı etkinlikte Macron, "Birkaç yıl önce hiç kimse, dünyanın en büyük demokrasilerinden birinin 'çeşitlilik kelimesi yer aldı' bahanesiyle araştırma programlarını kaldıracağını hayal edemezdi," dedi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları nedeniyle tehdit altında olan ABD'li bilim insanlarını Avrupa Birliği'ne taşınmaya davet etti. Ayrıca onlara daha fazla mali teşvik, daha uzun süreli sözleşmeler, daha az bürokrasi ve araştırma özgürlüklerine saygı gösterileceğine dair yasal bir taahhüt vaat etti.
Pazartesi günü Paris'teki La Sorbonne Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada "Bilimi savunmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Evrensel olan - tüm insanlık tarafından paylaşılan - ve birleştirici olan bilim. Bilimin pasaportu, cinsiyeti, etnik kökeni ya da siyasi partisi olmadığı konusunda hepimiz hemfikiriz. Çeşitliliğin insanlığın bir değeri ve bilimin can damarı olduğuna inanıyoruz. En değerli küresel ürünlerden biridir ve korunmalıdır," dedi.
Von der Leyen Trump'tan ismen bahsetmedi ve sözcüsü daha sonra konuşmanın 'bilimin diğer ülkelerde nasıl yönetildiği' ile ilgili olmadığını söyledi.
Bununla birlikte 'özgür ve açık' araştırmanın önemine bolca atıfta bulunması, nihai hedefi konusunda çok az şüphe bıraktı: Amerika'nın kaosunu Avrupa'nın fırsatına dönüştürmek.
Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana federal bütçede kapsamlı kesintilere giden Trump, bilim kurumlarını, araştırma enstitülerini ve tıp merkezlerini milyarlarca dolarlık hibeden mahrum bırakarak, güvenilir ve istikrarlı finansman gerektiren önemli çalışmaları sürdürme kabiliyetlerini tehlikeye attı. İklim değişikliği, kanser, Alzheimer hastalığı ve HIV'in önlenmesine odaklanan programlar şimdiden etkilenmiş durumda.
Yeni bir talepte bulunan Trump, Kongre'den Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) harcamalarında yüzde 37, Ulusal Bilim Vakfı (NSF) harcamalarında ise yüzde 50'den fazla kesinti yapmasını istedi. Hükümet bu hamleyle yapay zeka, kuantum ve nükleer enerji gibi öncelikli alanlara 'yatırımların yeniden odaklanmasını' ve 'bilim harcamalarının boşa gitmesine son verilmesini' amaçladığını söyledi.
Bu politikalar dirençle karşılaştı ve onlarca yıllık iki partili uzlaşmayı altüst ederek federal kesintilerin Amerika'nın diğer önde gelen ekonomilerle rekabet etme kapasitesini tehlikeye atacak kadar derin olduğu uyarılarını tetikledi.
Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, kamudaki araştırma geliştirme harcamalarında yüzde 25'lik bir düşüşün ülkenin GSYİH'sini 1929'daki 'Büyük Durgunluk' sırasında yaşanan düşüşle 'karşılaştırılabilir bir miktarda' küçülteceği tahmin edildi.
Buna paralel olarak Trump, çeşitlilik programlarını ortadan kaldırmak için seçkin üniversitelere karşı bir kampanya başlattı. Onları federal fonları kesmek ve vergi rejimlerini değiştirmekle tehdit etti.
"Ne yazık ki günümüz dünyasında bilimin rolü sorgulanıyor. Temel, özgür ve açık araştırmalara yapılan yatırım sorgulanıyor," dedi von der Leyen Paris'te.
Von der Leyen daha sonra ABD ve diğer ülkelerden bilim adamları ve araştırmacıları bloğa çekmek için "Avrupa'yı Seçin" adlı yeni bir girişimi açıkladı.
Bu girişimin bir parçası olarak, bloğun bürokratik yükleri azaltmaya çalışacağını, risk sermayesine erişimi kolaylaştıracağını ve daha uzun vadeli sözleşmeler ve daha yüksek ödenekler sunacağını söyledi. Ayrıca AB, yedi yıllık bir 'süper hibe' oluşturacak ve yer değiştirmeyi tercih edenlerin maaşına mali bir 'ilave' ekleyecek.
Bilimsel araştırma özgürlüğünün yasalarla güvence altına alınacağını da sözlerine ekledi.
"İlk öncelik Avrupa'da bilimin açık ve özgür kalmasını sağlamaktır. Bu bizim kartvizitimizdir," dedi von der Leyen dinleyicilere.
"Bunu korumak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız - şimdi her zamankinden daha fazla."
Komisyon başkanından hemen sonra konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ABD'ye yönelik kınamasını çok daha açık bir şekilde dile getirdi.
Macron, "Birkaç yıl önce hiç kimse, dünyanın en büyük demokrasilerinden birinin, çeşitlilik kelimesi yer aldı bahanesiyle araştırma programlarını kaldıracağını hayal edemezdi," dedi.
"Hiç kimse, ekonomik modeli özgür bilim ve inovasyona bu kadar güçlü bir şekilde dayanan dünyanın bu çok büyük demokrasisinin böyle bir hata yapacağını düşünemezdi. Ama işte buradayız."
Fransız lider, hükümetlere bilim insanlarına neyi araştırıp neyi araştıramayacaklarını dayatma yetkisi verecek her türlü 'diktayı' reddetti. Macron, Trump yönetiminin hedef aldığı iki spesifik alanın (kadın sağlığı ve iklim eylemi) adını verdi.
"Hayatlar da risk altında," dedi ve ekledi: "Söz konusu olan insanlığımızın ilerlemesidir. Bu ahlaki ve insani bir zorunluluktur."