Batılı ülkelerin Tahran’a uyguladığı yaptırımların ve siyasi izolasyonun yetersiz kaldığını söyleyen Vandecasteele, "İran’ın işlediği suçları durdurmakta Avrupa'nın kolektif olarak başarısız olduğunu" vurguladı.
İran’daki protestolar sırasında silahsız sivillere yönelik sistematik ve yaygın saldırıların Avrupalı ülkeler tarafından yeterince ele alınmadığını belirten Olivier Vandecasteele, çarşamba günü AB’yi İran İslam Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkileri kesmeye çağırdı.
Batılı ülkelerin Tahran’a uyguladığı yaptırımların ve siyasi izolasyonun yetersiz kaldığını söyleyen Vandecasteele, "İran’ın işlediği suçları durdurmakta Avrupa'nın kolektif olarak başarısız olduğunu" vurguladı.
“Cezasızlıkla aynı senaryo tekrar ediyor. Baskı, iletişim kesintileri, öldürmeler, toplu tutuklamalar ve infazlar. Vites değiştirmemiz gerekiyor,” diyen Vandecasteele, Euronews’e verdiği röportajda, "insanlığa karşı suçlar düzeyine varabileceğini" söylediği bu eylemler karşısında "daha farklı" ve "kararlı bir yanıt" gerektiğini savundu.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, İranlı diplomatların kuruma girişini yasaklayarak Tahran üzerindeki baskıyı artırdı. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Birliğin İran’a karşı daha fazla yaptırım uygulamaya hazır olduğunu söyledi.
Belçikalı Vandecasteele, İran’la diplomatik ilişkilerin kesilmesinin yanı sıra Avrupa’nın Tahran’la kalan tüm iş birliğini durdurması, rejim temsilcilerini AB’den sınır dışı etmesi ve Birleşmiş Milletler’in İran’a ilişkin gerçekleri araştırma misyonu gibi hesap verebilirlik ve adalet mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini dile getirdi.
“Deneyimlerimden biliyorum ki, bazı İranlı muhataplar hâlâ Brüksel, Cenevre ve New York gibi merkezlerde rejimin gündemi doğrultusunda aktif biçimde nüfuz oluşturmaya çalışıyor,” dedi.
Vandecasteele, AB’ye yaptırımlar konusunda daha sert olunması çağrısı yaparken, yoksullaşmış İran halkının daha fazla cezalandırılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Asıl zorluğun, acı çeken halka zarar vermeden suç işleyenleri hedef almak olduğunu söyledi.
İran yönetiminin bu yaptırımları, halkın çektiği sıkıntıların yabancı güçlerden kaynaklandığını göstermek için kullandığını da ekledi.
“Yalnızca daha fazla yaptırım değil, aynı zamanda İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) açıkça terör örgütü listesine alınmasını da öneriyorum. Bu, Avrupa Parlamentosu’nda defalarca talep edilip oylanmasına rağmen hiç hayata geçirilmedi,” dedi.
Vandecasteele gibi birçok Avrupalı, İran’da keyfi olarak gözaltına alındı ve serbest bırakılmalarının ardından adalet ve tazminat arayışına girdi.
“Şimdiye kadar aldığımız yanıtlar, üye devletlerin, Avrupalı vatandaşlar mağdur olsa bile, iyi belgelenmiş insan hakları ihlalleri nedeniyle İran’la yüzleşmekte isteksiz olduğu yönünde,” dedi.
Mayıs 2023’te cezaevinden çıktıktan sonra Belçika’dan destek ve psikolojik yardım alamadığını belirten Vandecasteele, bunun nedenlerinden birinin İran’da yakalanıp tutulmasının "terör eylemi olarak kabul edilmemesi" olduğunu söyledi.
Vandecasteele, casusluk suçlamasıyla 456 gün tutuklu kaldı. Aralık 2022’de 28 yıl, Ocak 2023’te ise 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Birleşmiş Milletler, Vandecasteele'nin İran İslam Cumhuriyeti tarafından keyfi olarak tutuklandığına, zorla kaybedildiğine, işkenceye ve diğer kötü muamelelere maruz kaldığına hükmetti.
“(İran rejimi) iktidarda kalmak için her şeyi yapabilecek durumda. Şu an istedikleri tek şey bu ve bence hayatta kalma mücadelesi veriyorlar,” diyen Vandecasteele, bu amaçla geniş çaplı katliamlara, gözaltılara ve işkenceye hazır olduklarını söyledi.
İran’da güçler ayrılığı olmadığını vurgulayan Vandecasteele, “Avrupa’da, İran sisteminin farklı parçalarının rejimi korumak için nasıl birlikte çalıştığını çoğu zaman kavrayamıyoruz. Dışişleri, istihbarat, Devrim Muhafızları, yargı ve hatta devlet medyası el ele işliyor,” dedi.
İran diplomasisinin “rejimi her ne pahasına olursa olsun savunduğunu”, yabancı muhatapları sonsuz müzakerelere çektiğini; bu sırada istihbaratın tutuklama, sorgulama ve işkenceye devam ettiğini, yargının ise hızlandırılmış yargılamalar ve infazlar yürüttüğünü belirtti.
“Avrupa’nın, insan hakları ihlalleri ve suçlar işleyen rejimden bağımsızmış gibi İran dışişleriyle ilişki kurabileceği fikri, en iyi ihtimalle safça,” diye konuştu.
İran'da yetkililer, 28 Aralık'ta başlayan protestolarda şimdiye dek 2 binden fazla kişinin öldüğünü belirtse de sivil toplum kuruluşları asıl sayının çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Vandecasteele, “Artık buna protesto dememeliyiz; ülkenin dört bir yanından yükselen güçlü değişim talebiyle bu bir devrim” derken, 1979’dan bu yana iktidarda olan din adamlarının yerine nasıl bir yönetimin geleceği konusunda uzlaşı olmamasının önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti.
“İranlıların ülkelerini kendi başlarına yönetebilecek kadar güçlü olduklarını düşünüyorum. Dış müdahale, rejime yeniden hayat verebilir” dedi.