Hafta başında ABD, Danimarka ve Grönland arasında yapılan görüşmeler, Başkan Donald Trump’ın Grönland’ı ‘ele geçirme’ niyetinden vazgeçmediğini belirtmesiyle sonuçsuz kaldı.
Letonya Savunma Bakanı Andris Spruds, ABD’nin Grönland’ı ilhak etmek için askeri güç kullanabileceği yönündeki tehditlerinin NATO içinde gerilim yaratabileceğine dair endişeleri küçümseyerek, bunun ittifak için 'son' anlamına gelmediğini belirtti.
Euronews’in Europe Today programına konuşan Spruds, durumun abartılmaması gerektiğini belirtti. ABD ve Danimarka’nın her ikisinin de NATO üyesi olduğunu hatırlatan Spruds, ittifakın geçmişte de iç anlaşmazlıkları kolektif savunmayı zayıflatmadan yönetebildiğini ifade etti.
Spruds, “ABD ile Danimarka arasında süren bir diyalog var. NATO içinde zaman zaman ülkeler arasında görüş ayrılıkları ve tartışmalar yaşanabiliyor,” dedi ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki geçmiş gerilimleri örnek gösterdi.
Letonyalı yetkili, “Herkes kolektif savunmanın ve NATO’nun güçlü bir ittifak olmasının önemini biliyor. Bu hem ABD hem de Avrupa için karşılıklı fayda sağlıyor,” diye konuştu.
Ancak hafta başında ABD, Danimarka ve Grönland arasında yapılan görüşmeler, Danimarka Dışişleri Bakanı’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ‘ele geçirme’ niyetinden vazgeçmediğini söylemesiyle sonuçlandı. Trump yönetimi, ABD’nin Arktik bölgesindeki ulusal güvenlik çıkarlarını gerekçe göstererek adanın kontrolünün gerekli olduğunu savunuyor. Washington, hedefin değişmediğini perşembe günü bir kez daha teyit etti.
Spruds ayrıca, talep edilmesi halinde Letonya’nın; Fransa, Almanya, Norveç, Hollanda, İsveç ve İngiltere ile birlikte 'Arctic Endurance' tatbikatı kapsamında Grönland’a asker göndermeye hazır olduğunu söyledi. “Kuzey bölgesinde kolektif güvenlik son derece önemli,” diyen Spruds, “Ancak Grönland’ın Danimarka Krallığı’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu da bir kez daha vurgulamak gerekir,” ifadelerini kullandı.
Avrupa Komisyonu ise perşembe günü Euronews’e yaptığı açıklamada, özerk olan Grönland AB üyesi olmasa bile, adaya yönelik silahlı bir saldırı durumunda Danimarka’nın AB’nin karşılıklı yardım maddesini devreye sokabileceğini doğruladı.
Öte yandan Sprūds, AB’nin Ukrayna’daki barış görüşmeleri için özel bir temsilci atayıp atamaması gerektiği konusunda doğrudan yorum yapmaktan kaçındı. Ancak Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesinin “kritik ve öncelikli bir görev” olduğunu söyledi.
“Avrupa, barış sürecinin bir parçası olmaya hazır olduğunu ve gücünü ortaya koyuyor,” diyen Spruds, müzakerelerin güçlü bir pozisyondan yürütülmesi gerektiğini vurguladı. “Diplomatik girişimler olabilir, ancak bunun da sınırları var. Rusya ile müzakerelerde her zaman güç temel alınmalıdır,” dedi.