Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Avrupa’nın köle olmasını istemiyoruz, ortak olmak istiyoruz

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, solda, 15 Şubat 2026 Pazar günü Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen ortak basın toplantısının ardından Slovakya Başbakanı Robert Fico ile birlikte ayrılıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, solda, 15 Şubat 2026 Pazar günü Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen ortak basın toplantısının ardından Slovakya Başbakanı Robert Fico ile birlikte ayrılıyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Sandor Zsiros
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Slovakya Başbakanı Robert Fico ile bir araya gelen ABD'li üst düzey diplomat, Washington'un Avrupa'da daha fazla sorumluluk alan güçlü müttefikler istediğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Avrupalı müttefiklerinin “vasal” konumunda olmasını istemediklerini belirterek, ABD’ye daha az bağımlı, kendi kapasitesi daha güçlü ortaklarla çalışmayı arzuladıklarını söyledi. Rubio, bu açıklamayı Slovakya Başbakanı Robert Fico ile Bratislava’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptı.

REKLAM
REKLAM

Slovakya, Rubio’nun Münih Güvenlik Konferansı'na katılmasının ardından pazar günü başlayan iki duraklı Orta Avrupa turunun ilk ayağı oldu. Rubio, Slovakya ziyaretinin ardından Macaristan’a geçerek Başbakan Viktor Orban ile bir araya gelecek. Görüşmelerde ikili ilişkiler ve Trump yönetiminin bölgedeki müttefikleriyle bağlarını güçlendirme çabaları ele alınacak.

Hem Fico hem de Orban, Trump yönetimiyle yakın ilişkileriyle biliniyor. İki lider de göç politikalarında Washington’a daha yakın bir çizgi izliyor ve Trump’ın Ukrayna’daki savaşı sona erdirme vizyonuna destek veriyor.

Askerlerin yeniden konuşlandırılması tartışması

Bir gazetecinin ABD askerlerinin Avrupa’dan çekilebileceğine dair iddiaları sorması üzerine Rubio, kıtadan sınırlı sayıda askerin başka ülkelere kaydırılmasının NATO’dan kopuş anlamına gelmediğini söyledi.

“NATO’dan ayrılmıyoruz. Birkaç bin askeri bir ülkeden diğerine kaydırabiliriz, bu her zaman olan bir şey,” diyen Rubio, ABD’nin Avrupa’yı zayıflatmak istemediğini vurguladı.

“Avrupa’nın bize bağımlı olmasını istemiyoruz. Avrupa’nın ABD’nin kölesi olmasını istemiyoruz. Biz ortak olmak istiyoruz. Siz ne kadar güçlü olursanız, NATO üyeleri ne kadar güçlü olursa, NATO da o kadar güçlü olur,” ifadelerini kullandı.

Rubio, Münih’teki konuşmasında da ABD ile Avrupa’nın ortak bir kader paylaştığını söylemiş ancak Avrupa’nın ekonomik ve kültürel gerilemesini tersine çevirmesi ve kitlesel göçü kontrol altına alması gerektiğini savunmuştu.

Ocak ayında bazı AB liderleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’la ilgili açıklamalarının NATO’ya zarar verebileceği yönünde endişe dile getirmişti. AB Savunma Komiseri de bu hafta, Brüksel’in Avrupa’daki olası ABD asker çekilmelerine karşı hazırlıklı olması gerektiğini söylemişti.

Rubio, Danimarka ile Grönland konusunda yürütülen temasların ayrıntılarına girmeyi reddetti. Ayrıca Venezuela’daki bir ABD askeri operasyonuna yönelik Slovak eleştirilerini de önemsemedi. Slovakya Başbakanı Fico, ocak ayında söz konusu operasyonun egemenlik ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini söylemişti.

Rubio, “Venezuela’da yaptıklarımız bazı ülkelerin hoşuna gitmedi. Bu bizim ulusal çıkarlarımız içindi. Müttefikler zaman zaman anlaşmazlık yaşayabilir; bu dostluğun bittiği anlamına gelmez,” dedi.

ABD’li bakan, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Orta Avrupa’nın Washington’un Avrupa politikası açısından kilit bir bölge olacağını da vurguladı.

Fico’dan AB’nin Ukrayna politikasına eleştiri

Fico ve Rubio görüşmelerinde nükleer ve askeri iş birliği ile Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik barış çabalarını da ele aldı. Savaş bu ay dördüncü yılına giriyor.

Slovak başbakan, Ukrayna’ya mali ve askeri destek sağlamaya devam eden AB yaklaşımını eleştirdi. Fico, Aralık ayındaki AB zirvesinde Slovakya, Macaristan ve Çekya’nın Ukrayna için öngörülen 90 milyar euroluk destek paketi konusunda çekimser kaldığını hatırlattı.

“AB Ukrayna’ya 90 milyar euro kredi veriyor; bunun 60 milyarı silahlara, 30 milyarı ise Ukrayna’nın kendi kapasitesini sürdürmesine ayrılıyor,” diyen Fico, bu politikaya katılmadıkları için “gurur duyduğunu” söyledi.

Fico, Kiev’e mali desteğin savaşı uzattığını ve can kayıplarını artırdığını savunarak, “Aksi halde yıl sonunda her iki tarafta bir 100 bin ölüm daha sayacağız. Bunun sonucu Rusya’nın Ukrayna’da daha da ilerlemesi olur,” dedi.

Slovak lider ayrıca AB’nin 2027’ye kadar Rusya’dan fosil yakıt ithalatını aşamalı olarak sonlandırma planını da eleştirdi. Ülkesinde LNG terminali bulunmadığını hatırlatarak bu kararın ciddi sorunlar yaratabileceğini belirtti.

Ukrayna’nın AB üyelik sürecine de değinen Fico, Kiev’in tüm kriterleri karşılaması halinde katılımını destekleyebileceklerini, ancak Batı Balkan ülkelerinin üyelik açısından daha hazırlıklı olduğunu savundu.

Rubio’nun Budapeşte teması

Rubio, Orta Avrupa turuna pazartesi günü Macaristan’da devam edecek ve Viktor Orbán ile görüşecek. ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre temaslarda “küresel çatışmaların çözümüne yönelik barış süreci” ile ABD-Macaristan enerji iş birliği öne çıkacak.

ABD, geçen yılın sonlarında Macaristan’a Rus petrolü ithalatına yönelik ikincil yaptırımlardan bir yıllık muafiyet tanımıştı. Aralık ayında da Macaristan, ABD’li enerji şirketi Chevron ile yıllık 2 milyar metreküp LNG ithalatına ilişkin bir anlaşma imzaladı.

Öte yandan Macaristan’da nisan ortasında yapılacak genel seçimler öncesinde Orban’ın en güçlü rakibi, merkez sağ çizgideki Tisza Partisi lideri Peter Magyar olarak öne çıkıyor. Kamuoyu yoklamaları, muhalefetin seçim yarışında avantajlı konumda olduğunu gösteriyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Münih Güvenlik Konferansı: Rubio Avrupa'yı ABD ile uyum içinde Batı'yı kurtarmaya çağırdı

Rubio: ABD-Ukrayna görüşmeleri verimliydi ama anlaşma için daha fazla çaba gerekiyor

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Avrupa’nın köle olmasını istemiyoruz, ortak olmak istiyoruz