Orbán, buhar makinesinin icadından bu yana ilk kez Avrupa’nın dünya dönüşümünün dışında kaldığını savundu. Buna rağmen Macaristan’ın bu süreçten güçlü çıkabileceğini ifade etti.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, geleneksel yıllık değerlendirme konuşmasını Budapeşte’deki Várkert Bazár’da yaptı. Orbán konuşmasına, “21. yüzyıl Avrupa için bir aşağılanma yüzyılı olacak,” sözleriyle başladı.
Orbán, buhar makinesinin icadından bu yana ilk kez Avrupa’nın dünya dönüşümünün dışında kaldığını savundu. Buna rağmen Macaristan’ın bu süreçten güçlü çıkabileceğini ifade etti.
“Brüksel ajanlarını tasfiye etme planının yarısı tamamlandı”
Orbán, geçen yıl yaptığı konuşmada Macaristan hükümetinin ABD Başkanı Donald Trump ile aynı çizgide yer alacağını söylediğini hatırlattı ve bunun gerçekleştiğini ileri sürdü.
ABD’de liberal elitlere karşı bir “devrim” yapıldığını savunan Orbán, Macaristan’da da “yabancı ajan” olarak nitelendirdiği sivil toplum kuruluşları, muhalif gazeteler ve yargı mensuplarını tasfiye etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Orbán, “Plan buydu ancak itiraf etmeliyim ki işin sadece yarısını tamamladık. Brüksel’in baskı mekanizması Macaristan’da hâlâ çalışıyor. Nisan seçimlerinden sonra bunu temizleyeceğiz,” dedi.
Macar lider, Brüksel’i “sözde sivil toplum kuruluşları, satın alınmış gazeteciler, hâkimler, siyasetçiler, algoritmalar, bürokratlar ve Avrupa fonları” üzerinden Macaristan’a müdahale etmekle suçladı.
Ekonomik vaatlere değinmedi
Orbán, önceki konuşmasında vaat ettiği ekonomik toparlanma ve büyüme hedeflerine değinmedi. Macaristan ekonomisinin 2025 yılında yüzde 0,3 büyüme kaydettiği belirtiliyor. Ayrıca yasaklanması planlanan Pride etkinliklerine rağmen Budapeşte’de yüz binlerce kişinin kutlamalara katıldığına da konuşmasında yer vermedi.
Bunun yerine Orbán, 2026 seçimleri öncesinde devreye alınan sosyal yardım programlarını ve planlanan yeni destekleri öne çıkardı. Bu programların finansmanının büyük şirketlere getirilecek özel vergilerle sağlanacağını söyledi.
“Putinleştirme” kavramını kullandı
Orbán, Batı’da Rusya ve Vladimir Putin’in tehdit olarak gösterilmesini “Putinleştirme” olarak nitelendirdi ve bunu “ilkel ve yüzeysel” olarak tanımladı.
Macar lider “Özgürlüğü sevenlerin doğudan değil, Brüksel’den korkması gerektiğini kabul etmeliyiz; endişeli gözlerini Brüksel’e dikmeliler,” dedi. Bu görüşünü, Avrupa Komisyonu’nun sosyal medya platformlarına içerik sansürü uygulaması için baskı yaptığına dair ABD kaynaklı bir rapora dayandırdı.
Orbán, ABD’nin bu süreçte Avrupa Komisyonu’nun “sansür politikalarını” ortaya çıkardığını ileri sürdü.
Muhalefeti küresel şirketlerle iş birliği yapmakla suçladı
Orbán, Macaristan’daki muhalif partilerin yalnızca Brüksel’in değil, küresel şirketlerin de etkisi altında olduğunu iddia etti.
Orbán, muhalefetteki Tisza Partisi’nin ekonomi kadrolarını hedef aldı. Partinin ekonomi politikalarından sorumlu isimlerinden birinin daha önce Shell’de çalıştığını belirterek, şirketin Ukrayna savaşı nedeniyle büyük kazanç sağladığını savundu.
Öte yandan Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Macar petrol şirketi MOL’un, Rus petrolüne yönelik yaptırımlardan muaf tutulduğu ve bu durumun şirkete önemli kazanç sağladığı ifade ediliyor.
Orbán ayrıca muhalefet içinde görev alması beklenen bir başka ekonomistin daha önce ERSTE Bank’ta çalıştığını belirterek, bankanın Macaristan’daki özel bankacılık vergilerinin kaldırılması için hükümette etkili olmaya çalıştığını iddia etti.
“Avrupa 2030’a kadar savaşa hazırlanıyor”
Orbán konuşmasında Avrupa’nın 2030 yılına kadar savaşa hazırlanacağını öne sürdü.
Macar lider, Avrupa’nın Ukrayna’ya mali destek sağladığını ve askeri hazırlıklarını artırdığını belirterek, bunun Rusya’ya karşı bir savaş stratejisinin parçası olduğunu savundu.
Orbán, Macaristan’ın Ukrayna’ya para veya silah göndermeyeceğini, Macar gençlerin savaşa gönderilmeyeceğini söyledi.