AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Katar’dan LNG sevkiyatlarının durması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından ortaya çıkan yeni enerji kriziyle mücadele eden AB için Azerbaycan gazının enerji güvenliğinin önemli bir omurgası olmaya devam edeceğini söyledi.
Avrupa Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Avrupa Birliği’nin Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle Katar’daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin durması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkileriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, salı günü Azerbaycan’a yaptığı ziyareti “verimli” olarak nitelendirdi.
Jorgensen X hesabından, "Çeşitlendirme, enerji güvenliği ve temiz dönüşüm en önemli önceliklerimiz. Bu durum, Ortadoğu’da devam eden gerilimler bağlamında daha da önem kazanıyor," diye yazdı.
Gerçek zamanlı veri ve piyasa analiz platformu Kpler Insight’a göre AB’nin Katar’dan yaptığı ithalat 2025’te toplamın yüzde 8’ini oluşturdu.
AB, hafta sonu ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve giderek tırmanan Ortadoğu çatışmasının ekonomik yansımalarından etkileniyor.
Cumartesi günü İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüne yol açan saldırıya karşılık olarak Tahran, Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini hedef almaya başladı. Bunun sonucu olarak petrol ve doğal gaz fiyatları yükselirken, kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı da kapanmış durumda.
Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasında yer alan boğaz, büyük ölçüde İran’ın kontrolünde bulunan dar bir deniz geçidi ve Katar’dan yapılan sevkiyatlar da dahil olmak üzere petrol ve LNG taşımacılığı için dünyanın en kritik enerji dar boğazlarından biri.
Ancak Katar’dan gönderilen sıvılaştırılmış doğal gazın yakın zamanda Avrupa limanlarına ulaşması beklenmiyor. Devlete ait QatarEnergy, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın Ras Laffan ve Mesaieed’deki tesislerine yönelik saldırılarının ardından LNG üretimini tamamen durdurduğunu duyurdu.
Bakü’de düzenlenen üst düzey enerji toplantısı sırasında konuşan Jorgensen, "Rus gazına olan bağımlılığımızı azaltmaya devam ederken Azerbaycan ile ortaklığımızın önemi artacak. Bu durum hem Avrupa’nın enerji güvenliğine hem de Azerbaycan ekonomisine fayda sağlayacak," dedi.
ABD ve Norveç başlıca tedarikçiler
Salı günü Avrupa Komisyonu sözcüsü, bir arz krizi olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddederek ABD ve Norveç’i yakıt tedarikinde güvenilir başlıca ortaklar olarak nitelendirdi. Sözcü, en büyük endişenin arzdan ziyade fiyatların istikrarlı kalması olduğunu kabul etti.
Kpler Insight verilerine göre 26 Şubat itibarıyla ABD’den gelen LNG, AB’nin toplam ithalatının yüzde 56’sını oluştururken, Norveç’in payı yüzde 4 oldu.
Komisyon sözcüsü Euronews’e, "Bir şey değişirse durumu yeniden değerlendireceğiz. Şu an bir sorun olduğuna işaret eden bir durum yok. Tedarik zincirimiz oldukça çeşitlendirilmiş durumda ve Avrupa’dan ziyade küresel bir yapıya sahip. Ancak fiyatlar kesinlikle bir endişe kaynağı, gazın nasıl temin edileceği değil," dedi.
Kpler Insight’ta kıdemli LNG ve doğal gaz analisti Charles Costerousse’un verdiği bilgilere göre, AB’nin gaz depolama seviyesi şu anda yüzde 30 seviyesinde. Bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 38 idi.
Ortadoğu’daki ciddi krizden önce enerji analisti, özellikle ABD’den gelecek arz sayesinde depolama seviyelerinin 1 Kasım’a kadar yüzde 89’a ulaşmasını bekliyordu.
Costerousse Euronews’e yaptığı açıklamada, "Bu rakamı aylık LNG raporumuz kapsamında şu anda yeniden gözden geçiriyoruz, dolayısıyla önümüzdeki birkaç gün içinde değişebilir. LNG arzındaki aksaklıklar devam ederse bu oran biraz düşebilir, ancak etkisini hâlâ değerlendiriyoruz," dedi.
Katar LNG’sine en bağımlı ithalatçılar
Costerousse, Pakistan, Bangladeş ve Hindistan gibi Asya ülkelerinin, Avrupa ülkelerine kıyasla Katar LNG’sine çok daha fazla bağımlı olduğunu ve bu nedenle arz kesintilerine daha açık olduklarını söyledi.
Costerousse Euronews’e, "Katar’dan gelen LNG hacmindeki olası aksamalara AB içinde en fazla maruz kalan ülkeler İtalya, Polonya ve Belçika. Çünkü 2025 yılında bu ülkelerin LNG ithalatının sırasıyla yüzde 30’u, yüzde 17’si ve yüzde 8’i Katar’dan geldi," dedi.
Costerousse ayrıca şu aşamada AB’nin LNG kıtlığı riskiyle karşı karşıya olmadığını ve şu ana kadar başka yönlere çevrilen LNG sevkiyatlarına rastlanmadığını belirtti. Ancak Asya ülkelerinin Atlantik bölgesinden daha fazla LNG sevkiyatı talep etmesinin muhtemel olduğunu ve bunun Asya ile Avrupa arasındaki fiyat farkını artırabileceğini ifade etti.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana Brüksel, Rus enerjisine olan bağımlılığı keskin biçimde azaltmayı hedefliyor. Bu doğrultuda Rus boru hattı gazının yerini alternatif boru hattı ortakları ve küresel LNG ithalatı almaya başladı.
Avrupa’ya Güney Gaz Koridoru üzerinden bağlı olan Azerbaycan, Rusya dışı güvenilir bir tedarikçi olarak konumlanırken AB’nin çeşitlendirme stratejisinin önemli bir parçası haline geldi. AB verilerine göre Azerbaycan’ın payı 2025 yılında AB ithalatının yüzde 4’ünü oluşturdu.
Aynı yıl Bakü, AB ülkelerine 12,5 milyar metreküp doğal gaz tedarik etti. Bu miktar 2021’e kıyasla yüzde 53,8 artış anlamına geliyor.
Bununla birlikte Azerbaycan ile enerji iş birliğinin derinleştirilmesi, insan hakları endişeleri ve Güney Kafkasya’daki bölgesel gerilimler nedeniyle eleştirilerle de karşılaşabilir.
Öte yandan bazı uzmanlar, mevcut arz kesintileri ve jeopolitik risk ortamının, Azerbaycan’dan ek gaz hacimlerinin güvence altına alınmasını haklı kıldığını ve bunun AB’nin Rus enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltma kararlılığını sürdürdüğüne işaret ettiğini savunuyor.
'En büyük uyanış çağrısı'
Avrupa Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) Avrupa baş enerji analisti Ana Maria Jaller-Makarewicz, Avrupa’yı yeniden etkisi altına alan enerji krizinin, "Ukrayna’nın tam ölçekli işgalinden bu yana elektrifikasyon için en büyük uyanış çağrısı" olduğunu söyledi.
Jaller-Makarewicz, "Bir kez daha Avrupa’nın enerji güvenliğinin arz kesintileri, ithalat bağımlılığı, fiyat oynaklığı ve piyasa belirsizliği nedeniyle tehlikeye girdiğini görüyoruz. Oysa çözümü zaten bulduk: Gaz tüketimini yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğiyle ikame etmek, gaz ve enerji ithalatına olan bu bağımlılığı azaltmanın anahtarıdır," değerlendirmesini yaptı.
Oxford Üniversitesi enerji ve iklim politikası profesörü Jan Rosenow ise bu yeni enerji krizinin zamanlamasının "daha ilginç olamayacağını" söyledi.
Rosenow, İtalya ve bazı ülkelerin AB’nin karbon maliyetlerini temiz teknolojilere yatırım yönünde kullanan başlıca iklim politikası olan karbon piyasasını kaldırma çağrılarına atıfta bulundu.
Rosenow, "Geçen hafta Almanya hükümetinin, ısı pompası kullanımını teşvik eden ısıtma yasasını geri çektiğini gördük. RepowerEU ve 2022 enerji krizinin ardından ortaya çıkan politikalarda daha pek çok geri adım sayabilirim. Şimdi ise kendimizi birden yeniden benzer bir durumda bulduk. Bu nedenle bunun ters yönde bir etki yaratıp yaratmayacağını görmek çok ilginç olacak," diye konuştu.
Avrupa Komisyonu, izleme süreci kapsamında çarşamba günü petrol ve gaz uzmanlarıyla teknik bir toplantı gerçekleştirecek.