Diplomatik çevrelerin yakından tanıdığı deneyimli isim Araud, von der Leyen'in dış politikaya müdahale ederek ve bu süreçte Alman yaklaşımını ön plana çıkararak yetki sınırlarını zorladığını belirtti.
Fransa'nın eski Washington Büyükelçisi Gerard Araud, Euronews'e verdiği mülakatta, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in dış politika konusunda görev tanımının dışına çıktığını ve 27 üyeli bloğa "Alman çizgisini" dayattığını savundu.
Diplomatik çevrelerin yakından tanıdığı deneyimli isim Araud, von der Leyen'in dış politikaya müdahale ederek ve bu süreçte Alman yaklaşımını ön plana çıkararak yetki sınırlarını zorladığını belirtti.
Ukrayna'daki barış müzakerelerinden İran'daki savaşa kadar pek çok kritik dosyada von der Leyen, Komisyon Başkanlığı rolünü bir devlet başkanı seviyesine taşıma gayreti içinde. Ancak bu hamleler, Avrupa Birliği (AB) içerisinde tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Von der Leyen, Tahran'da rejim değişikliği çağrısında bulunan ve bloğu daha "pragmatik" bir dış politikaya davet eden ABD ve İsrail'in hedefleriyle uyumlu bir şekilde, İran'da siyasi geçiş çağrısı yapan ilk üst düzey AB yetkilisi olmuştu.
"Kendi yetki alanı dışında hareket ediyor"
Araud, salı günü Euronews'te yayınlanan "12 Minutes With" programında yaptığı açıklamada, "Yetki alanı dışında hareket ediyor," dedi. Bu eleştiri, von der Leyen'in AB büyükelçileri konferansında İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin sona erdiğini ve bir daha geri dönmeyeceğini ilan etmesinden bir gün sonra geldi.
AB'nin temelini oluşturan kurucu anlaşmaların Komisyon Başkanı'na dış politika konusunda özel bir yetki vermediğini hatırlatan Araud, von der Leyen'in sözlerini "şaşırtıcı" olarak nitelendirdi.
Aynı konferansta von der Leyen, AB'nin her zaman kurallara dayalı sistemi savunacağını ancak artık "eski dünya düzeninin koruyucusu olamayacağını" söyleyerek Brüksel'de gündem yaratmıştı. Araud'a göre bu yorumlar, AB'nin kendisini uluslararası hukukun son kalesi olarak sunduğu bir dönemde oldukça sorunlu.
Araud durumu şu benzetmeyle eleştirdi: "Avrupalılar uluslararası hukukun son bayraktarları. Bu biraz, bir yandan 'evlilikte sadakat ilkelerinden yanayım' derken bir yandan da zina yapmaya benziyor."
Üye ülkeler ve Komisyon arasındaki gerilim
2019'da göreve geldiğinde Avrupa Komisyonu'nu "jeopolitik bir aktör" yapma sözü veren von der Leyen'in dış politika hamleleri, üye ülke başkentlerinde tepki çekiyor. Özellikle İsrail ile ilişkiler, üye devletler ile Komisyon arasında ciddi bir gerilim hattı oluşturmuş durumda.
Von der Leyen'in, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile olan "karmaşık" ilişkisi de AB'nin dış politikada 27 farklı sesi birleştirme çabasında bir "ses kirliliğine" yol açıyor.
Araud, von der Leyen'in İran konusundaki tutumunun İspanya veya Fransa ile uyumlu olmadığını, bunun tamamen bir "Alman çizgisi" olduğunu vurguladı.
"Trump İran konusunda yanlış hesap yapıyor"
2014-2019 yılları arasında Fransa'nın ABD Büyükelçisi olarak görev yapan Araud, Donald Trump'ın İran'a yönelik stratejisini de eleştirdi.
Trump'ın İran'ı, ABD'nin lider değişimini kolayca gerçekleştirdiği Venezuela ile karıştırdığını belirten Araud, "Bu operasyonun amacı ne? Başta rejim değişikliğiydi, sonra nükleer program oldu, şimdi ise İran askeri mekanizmasını yok etmekten bahsediliyor. Trump, Venezuela'dakine benzer bir durumla karşılaşacağını sandı ama bu işe yaramadı; İran beklemeyi seçti," ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'yi net bir planı olmayan bir savaşa "sürüklediğinden" endişe ettiğini belirten eski büyükelçi, İsrail'in bölgedeki ana aktör olma hedefinden vazgeçmeyeceği konusunda uyardı.
Savaşın nasıl sonlanabileceği sorusuna ise Araud, Trump'ın "TACO" (Trump Always Chickens Out - Trump Her Zaman Geri Adım Atar) olarak bilinen tavrını sergileyebileceğini, yani zafer ilan edip yarım kalmış bir anlaşmaya razı olabileceğini söyledi. Ancak Araud, İsrail'in İran konusundaki hedeflerini tamamlamadan duracağına inanmadığını ifade ederek, "Duracaklarını sanmıyorum," dedi.