Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Macaristan'da halk sandık başına gidiyor: Orban ve Magyar tarihi seçimde karşı karşıya

İnsanlar "Brüksel'e mesajımız" yazılı bir kampanya posterinin yanında yürüyor: Ödemeyeceğiz" yazılı kampanya posterinin yanında yürüyorlar. 12 Nisan'da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde 14 Mart 2026 Cumartesi günü Budapeşte, Macaristan'da
İnsanlar "Brüksel'e mesajımız" yazılı bir kampanya posterinin yanında yürüyor: Ödemeyeceğiz" yazılı kampanya posterinin yanında yürüyorlar. 12 Nisan'da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde 14 Mart 2026 Cumartesi günü Budapeşte, Macaristan'da ©  AP Photo
© AP Photo
By Sandor Zsiros
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Macaristan'da son yılların en önemli seçiminde sandıklar açıldı. Tecrübeli Başbakan Viktor Orban dış müdahale iddiaları ve çalkantılı bir kampanyanın ortasında muhalefet lideri Peter Magyar ile karşı karşıya.

Macaristan'da halk, pazar günü sandık başına giderek son yılların en kritik seçimi için oy vermeye başladı. Avrupa Birliği’nden (AB) Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile denge siyasetine kadar pek çok kritik başlığı etkileyecek olan seçim, küresel ölçekte Avrupa, ABD ve Rusya'nın yakın markajında.

REKLAM
REKLAM

Kişisel saldırılar, tacizler ve münferit şiddet olaylarının damgasını vurduğu bir kampanya sürecinin ardından, birçok analistin Başbakan Viktor Orban'ın 16 yıllık kesintisiz iktidarının "referandumu" olarak nitelendirdiği seçimde sandıklar yerel saatle 06:00'da açıldı.

2010'dan bu yana parlamento çoğunluğuyla ülkeyi yöneten Orban, eski müttefiki Peter Magyar'ın yönetiminde siyasi kariyerinin en önemli meydan okuması ile karşı karşıya.

Siyasi analist Szabolcs Dull oylama öncesinde Euronews'e yaptığı açıklamada, "Orban, büyük ölçüde parçalanmış bir muhalefet nedeniyle sürekli olarak büyük farklarla kazandı," dedi. "Bu gerçek anlamda riskli ilk seçim çünkü anketlere göre kazanabilecek tek bir rakiple karşı karşıya."

Son anketler, Tisza'nın tarihi bir değişimle güçlü bir şekilde önde olduğunu gösteriyor.

Macar kamuoyu araştırmacısı Median tarafından bu hafta yayınlanan araştırma, muhalefetin parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olacağını öngörüyordu. Ancak Orban'ın partisi Fidesz'den bir kaynak Euronews'e isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı açıklamada, iktidar kanadının kendine güvendiğini ve çekirdek seçmenlerinin anketlerde yeterince temsil edilmediğini savundu.

İçeriden biri liberal olmayan lidere karşı

Orban, Macaristan'ın modern siyasi tarihinin en deneyimli isimlerinden biri.

Komünizmin çöküşü sırasında Fidesz'i kurdu ve 1989'da Sovyet birliklerinin geri çekilmesi çağrısında bulunduktan sonra öne çıktı.

İktidara geldiği 2010 yılından bu yana Macaristan'ın anayasasını, kurumlarını ve medya ortamını yeniden şekillendirdi.

Avrupa sahnesinde Orban, sıfır göç konusundaki tutumu ve AB kurumlarıyla sık sık yaşadığı çatışmalarla tanınan sert sağın önde gelen figürlerinden biri olarak ortaya çıktı.

Magyar, bir çocuk cinsel istismarı davasında bir mahkûmun affedilmesiyle bağlantılı bir skandalın ardından 2024 yılında hükümetten ayrıldı. Aynı yıl Tisza Partisi'ni kurdu ve aynı yıl Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 30'unu aldı.

Magyar’ın kampanyası, özellikle hareketine desteğin istikrarlı bir şekilde arttığı küçük kasaba ve kırsal bölgelerdeki halka doğrudan ulaşma stratejisine odaklandı.

Dull, "Hem hükümet değişikliği hem de muhalefetin yenilenmesini vaat ediyor," dedi. "Onun en büyük avantajı, daha önce bölünmüş olan desteği kendi safında toplayan tek inandırıcı rakip olması."

Küresel bir ideolojik savaş alanı olarak Macaristan

Oylama Brüksel ve diğer Avrupa başkentlerinde yakından takip ediliyor. Orban hükümeti uzun süredir Avrupa Birliği ile anlaşmazlık içinde ve sık sık veto yetkisini kullanıyor.

Mart ayında Macaristan, Druzhba boru hattıyla ilgili bir anlaşmazlık nedeniyle Ukrayna için 90 milyar euroluk bir AB kredi paketini engellemiş ve birçok üye ülkenin eleştirisini çekmişti. Orban ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Putin ile de yakın ilişkilerini sürdürüyor.

AB'nin ötesinde Macaristan, milliyetçi ve liberal demokratik güçler arasındaki daha geniş bir ideolojik çekişmenin odak noktası haline geldi.

Dull, "Orban 'vatansever siyaset' olarak tanımladığı siyaseti liberal demokrasinin karşısında konumlandırarak destekliyor," diyor. "Eğer Orban yenilirse, bu uluslararası alanda benzer hareketler için sembolik bir gerileme anlamına gelebilir."

Orban, aralarında eski ABD Başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu uluslararası sağın önde gelen isimlerinden destek aldı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance kampanya sırasında Budapeşte'ye gitti, Fransa'dan Marine Le Pen ve İtalya'dan Matteo Salvini de bu ziyarete katıldı.

Öte yandan Magyar, liberal anlamda Avrupa yanlısı bir lider olmasa da, Avrupa'nın muhafazakâr ana akımıyla aynı çizgide yer alıyor. Tisza Partisi, Avrupa Parlamentosu'ndaki merkez sağ grup olan Avrupa Halk Partisi içinde yer alıyor ve Macaristan'ın AB ve NATO ile ilişkilerini düzeltme sözü verdi.

Hiçbir yabancı lider kendisini açıkça desteklemese de, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de dahil olmak üzere EPP'nin üst düzey isimlerinden destek aldı.

Rus sızıntılarından seks kasetine uzanan çirkin bir kampanya

Kampanyaya keskin bir şekilde zıt söylemler hakim oldu.

Muhalefet kamu hizmetleri, hayat pahalılığı ve yolsuzluk gibi iç meselelere odaklandı.

Orban'ın kampanyası ise dış politikaya, özellikle de Ukrayna'ya odaklandı.

Ukrayna'nın AB üyeliğinin ekonomik ve güvenlik riskleri doğuracağı uyarısında bulunan Orban, muhalefeti savaşı uzatmak isteyen "karanlık güçlerle" işbirliği yapmakla suçlarken, Magyar'ı da Brüksel'in kuklası olmakla itham etti. Magyar bu iddiaları reddetti.

Dull, "Her iki tarafın da çerçevesi çok net," dedi. "Orban seçimi savaş ve barış arasında bir seçim olarak sunarken, Magyar seçimin nihayetinde Orban'ın iktidarda kalıp kalmayacağı ile ilgili olduğunu savunuyor."

Kampanyaya ayrıca gözdağı, sınırlı şiddet ve dış müdahale iddiaları da damgasını vurdu.

Şubat ayında Magyar, hükümetle bağlantılı kişilerin "bal tuzağı" (honeytrap) olarak adlandırılan bir yöntemle kendisini tehlikeye atmaya çalıştığını iddia etti. Ancak bu iddiayı destekleyen herhangi bir video kaydı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

"Bal tuzağı," istihbarat dünyasında romantik veya cinsel ilişkiler aracılığıyla kişileri tuzağa düşürme yöntemi.

Kısa bir süre sonra sızdırılan kayıtlarda Macaristan Dışişleri Bakanı'nın Rus mevkidaşı ile AB içinde olası lobi faaliyetleri hakkında görüştüğü ortaya çıktı.

Analistler birden fazla istihbarat servisinin zarar verici materyaller yayınlayarak kampanyayı etkilemeye çalışıyor olabileceğini belirtiyor.

Oylama nasıl işliyor

Oy verme merkezleri yerel saatle 06:00'da açıldı ve 19:00'da kapanacak. Macaristan'da tek turlu bir seçim sistemi uygulanmakta olup, en çok sandalyeyi kazanan parti ya da koalisyon hükümeti kurmakla görevlendiriliyor.

Parlamentodaki 199 sandalyenin 106'sı bireysel seçim bölgelerinde seçilirken, kalan 93 sandalye parti listeleri aracılığıyla tahsis ediliyor. Yurtdışında yaşayan Macaristan vatandaşları da oy kullanma hakkına sahip.

İlk sonuçların akşam saatlerinde, resmi sonuçların ise gece yarısı açıklanması bekleniyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Orban’dan seçim öncesi sert çıkış: 'Evlatlarımız Ukrayna için ölmeyecek'

Macaristan'da halk sandık başına gidiyor: Orban ve Magyar tarihi seçimde karşı karşıya

İspanya: 'NATO bu savaşa katılmayacak'