Kral 3. Charles, salı akşamı Beyaz Saray’daki devlet yemeğinde yaptığı büyük ölçüde neşeli ve hafif tonlu konuşmada, 'insanlık tarihinin en önemli ittifaklarından biri' olarak nitelendirdiği ABD-İngiltere ilişkilerine dikkat çekti.
İngiltere Kralı 3. Charles, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirdiği dört günlük ziyaret sırasında salı günü Beyaz Saray’daki görkemli devlet yemeğine katılarak ülkesinin ABD ile uzun süredir devam eden ilişkisini övdü.
Kongre’de yaptığı önceki konuşmanın tonunu yineleyen Kral 3. Charles, ABD ile İngiltere arasında kalıcı bir bağı pekiştirdiğini söylediği tarihî ve kültürel ilişkilere dikkat çekti ve bu ilişkiyi "insanlık tarihinin en önemli ittifaklarından biri," olarak nitelendirdi.
Birleştirici ve iyimser ifadeler kullanan Charles, aynı zamanda ABD’deki liderleri küresel meselelerde iş birliğini sürdürmeye ve angaje olmaya teşvik eden bir dizi ince uyarıda bulundu. İran savaşı nedeniyle ilişkilerin sınandığı bir dönemde, "giderek daha fazla içe kapanma yönündeki güçlü çağrıları görmezden gelmemiz gerektiğini," söyledi.
Charles, 1991’de Kraliçe 2. Elizabeth’in ardından Kongre’de konuşma yapan ikinci Britanya hükümdarı olarak, ortak demokratik geleneklere de işaret etti.
Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusundaki tutumu ve diğer politikalar nedeniyle İngiltere'yi eleştirdiği hassas bir dönemde gerçekleşiyor.
Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı İran savaşına karşı çıkması nedeniyle defalarca eleştirdi. Kral 3. Charles’ın ise ABD liderinin tutumuna destek verdiğine dair bir işaret bulunmuyor.
Kral 3. Charles konuşmasında, "Uzun süredir refah ve güvenliğin temel taşlarından biri olan vazgeçilmez bir ittifakı yenilemek için burada olduğunu," söyledi.
İngiltere hükümdarı, Trump’ın defalarca sorguladığı NATO gibi uluslararası ittifakların önemine özellikle dikkat çekti ve Rusya’nın devam eden geniş çaplı işgali karşısında Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Charles, "Birlikte, giderek daha karmaşık ve çekişmeli hale gelen dünyanın zorluklarıyla başa çıkabiliriz," diye ekledi.
Şakalar ve ince göndermeler
Kral 3. Charles, konuşmasında büyük ölçüde hafif ve neşeli bir ton benimsedi. Trump’ın kısa süre önce, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki desteği olmasaydı müttefiklerin Almanca konuşuyor olacağına ve savunma konusunda ABD’nin sırtından geçindiklerine ilişkin sözlerine esprili biçimde yanıt verdi.
Charles, "Sayın Başkan, kısa süre önce ABD olmasaydı Avrupa ülkelerinin Almanca konuşuyor olacağını söylemiştiniz. Ben de şunu söylemeye cesaret edeyim: Biz olmasaydık siz Fransızca konuşuyor olurdunuz," diye espri yaptı.
Trump, ocak ayındaki Davos zirvesinde, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki yardımı olmasaydı "Almanca ve biraz da Japonca konuşuyor olurdunuz," demişti.
İngiltere hükümdarı, eski emlak kralı Trump’ın 400 milyon dolarlık dev bir balo salonu inşa etmek için yıktırdığı Beyaz Saray Doğu Kanadı’ndaki "yeniden düzenlemeleri" fark etmeden edemediğini de söyledi.
Charles, Britanyalıların da 1814’te Beyaz Saray’da kendi "gayrimenkul geliştirme" girişimlerinde bulunduğunu söyleyerek, o yıl Britanya askerlerinin binayı ateşe vermesine gönderme yaptı.
Charles ayrıca, akşam yemeğinin 1773’te sömürgecilerin vergi uygulanan Britanya çayıyla dolu gemi yüklerini denize döktüğü Boston Çay Partisi’ne kıyasla "çok ciddi bir gelişme" olduğunu söyleyerek espri yaptı.
Kral 3. Charles, Kongre’deki konuşmasında, İngiltere'nin 1215 tarihli anayasal belgesi Magna Carta’nın 160’tan fazla ABD Yüksek Mahkemesi kararında referans alındığını hatırlattı.
Bu sözler, muhalefetteki Demokratlardan yoğun alkış aldı ve yürütme gücünün denge ve denetim mekanizmalarına tabi olduğu ilkesini öne çıkardı.
Trump ise karşılığında neşeli bir ton benimsedi. İskoçya doğumlu annesinin "Charles’a hayran olduğunu" söyleyerek espri yaptı ve Britanya havasına takıldı.
Trump ayrıca Kral 3. Charles’ın Kongre’deki konuşmasını "harika" olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, "Demokratları ayağa kaldırmayı başardı; ben bunu hiç yapamadım," dedi.