Fransa, İsveç’le birlikte işgal altındaki Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşimlerinden yapılan ticarete kısıtlama getirilmesini istiyor. Fransa Dış Ticaret Bakan Yardımcısı, buna ilişkin bir Avrupa Komisyonu teklifinin eli kulağında olduğunu söyledi.
İşgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinden gelen mallara kısıtlama getirilmesinin yalnızca sağduyulu bir yaklaşım olduğunu, Fransa Ticaret Bakan Yardımcısı Nicolas Forissier Euronews’e söyledi.
Fransa, geçen ay İsveç’le birlikte Avrupa Birliği’ne, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen İsrail yerleşimlerinden gelen mallara uygulanan gümrük vergilerini artırma ve ithalat kontrollerini sıkılaştırma çağrısında bulunan bir öneri sundu.
“İsveçli dostlarımızla birlikte Komisyona yazdık ve bu konuda hızlı bir şekilde ortak bir Avrupa tutumuna ihtiyaç duyulduğunda ısrar ettik” dedi Forissier, Euronews’in röportaj programı 12 Minutes With’e verdiği demeçte.
“Uluslararası hukuka göre yasa dışı şekilde işgal edilmiş topraklarda üretilmiş ürünlerin ithalatını kabul edemeyiz.”
Öneriyi sunarken Paris ve Stockholm, İsrail yerleşimlerinin yasa dışılığına ilişkin 2024 tarihli Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) danışma görüşüne atıfta bulundu. 1970’lerin sonlarından bugüne kadar uzanan çok sayıda BM kararı da Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu belirtiyor.
“Bu saldırgan bir tutum değil. Uluslararası hukuk ve insan hakları açısından bunu söylememiz normal. Tutarlı olmak zorundayız” dedi Forissier.
İsrail, son dönemde mülkiyet hukuku, imar ve ruhsatlandırma gibi alanlarda Batı Şeria ve Doğu Kudüs üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi amaçlayan önlemler açıkladı. Bu adımlar, 1993’te imzalanan Oslo barış anlaşması kapsamında yapılan kilit anlaşmalara aykırı görünüyor.
Geçen hafta cuma günü Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç ve Hollanda liderleri, ortak bir açıklamayla İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimlerini genişletmeyi durdurmaya çağırdı.
İsrail, bu yerleşimlerin yasa dışı olduğu görüşüne itiraz ediyor ve bölgeyle tarihsel ve özellikle kutsal metinlere, İncil’e dayanan bağlarını gerekçe gösteriyor.
ABD’nin tutumu, Başkan Donald Trump döneminde yerleşimlere ve bunların genişlemesine karşı çıkmaktan bunları kabullenmeye doğru belirgin biçimde değişti; ancak ABD başkanı, İsrail’in mevcut koalisyon hükümetindeki aşırı milliyetçi grupların savunduğu Batı Şeria’nın ilhakı planlarını açıkça kınadı.
Yerleşim ürünlerine yasak
İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee salı günü yaptığı açıklamada, Dublin’in İsrail işgali altındaki Batı Şeria’daki yerleşimlerle yapılan mal ticaretini kısıtlayacak bir yasayı temmuz ortasına kadar çıkarmayı hedeflediğini duyurdu.
Geçen hafta, Hollanda hükümeti, işgal altındaki Filistin topraklarındaki ve Suriye Golan Tepeleri’ndeki yasa dışı yerleşimlerden gelen İsrail ürünlerine üç yıllık bir ticaret yasağı üzerinde çalıştığını açıkladı.
Hollanda hükümeti, Avrupa çapında bir yasak çağrısını defalarca yineledi; bu çağrıya İsveç ve Fransa da destek veriyor. İki ülke, kaleme aldıkları metinde, “kötüleşen durum” nedeniyle yerleşim mallarına yönelik tam bir ithalat yasağının gerekçelendirilebileceğini yazdı.
Bakan Forissier, ticaret kısıtlamalarından daha “saldırgan ve daha katı” bir yaklaşım önerisinde bulundu.
Ancak AB üyesi devletler arasında buna yeterli destek yok. Gümrük vergilerinin artırılması için nitelikli çoğunluk gerekirken, bir yasak için AB ülkelerinin oybirliği gerekiyor; bu da böyle önlemlerin hayata geçirilmesini olası kılmıyor.
“Her halükârda Avrupa’dan ortak bir tutum ve Avrupa Komisyonu’ndan bir öneri çıkmalı” dedi Forissier.
Komisyonun bu konuda ağırdan alıp almadığı sorulduğunda, Komisyonun İsveç ve Fransa’nın söylediklerine “çok dikkatle kulak verdiğini” ve bu konuda yakında bir teklif geleceğinden emin olduğunu söyledi.
Euronews, gerçekten bir teklif gelip gelmeyeceğini ve bunun neyi kapsayacağını Avrupa Komisyonu’na sordu, ancak haberin yayına verildiği sırada yanıt alamadı.
İsrail’le yapılan ve AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın bir parçası olan kapsamlı AB ticaret anlaşması, İsrail mallarına uygulanan gümrük vergilerini önemli ölçüde düşürüyor.
Ancak işgal altındaki topraklardan (Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri gibi) gelen ürünler bu uygulamanın dışında tutuluyor. Bunlara standart, tercihli olmayan gümrük vergileri uygulanıyor.
İspanya, İrlanda ve Slovenya gibi ülkeler, Lübnan ve Filistin’de işlendiği iddia edilen savaş suçları nedeniyle bloktan İsrail’le yapılan tüm ortaklık anlaşmasını askıya almasını defalarca talep etti. Ancak, tercihli ticareti sona erdirmek için yapılan son girişim gerekli desteği bulamadı.
Oylamanın ardından AB’nin dış politika şefi Kaja Kallas, Fransız-İsveç önerisi üzerinde daha fazla tartışma yapılacağını söyledi.
Bu ayın başında AB, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddetlerinden dolayı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulamayı kabul etti; İsrail’e eleştirel bakanlar bu adımı, ekonomik ilişkilerin kesilmesine kıyasla yalnızca kademeli bir adım olarak görüyor.