İtalya Başbakanı Meloni, AB'nin 'tutumlu' olarak nitelendirilen ülkelere yaptığı ödemeleri sert bir dille eleştirdi ve Brüksel'i, Roma'nın bu duruma karşı sabrının tükenmek üzere olduğu konusunda uyardı.
Son Avrupa Konseyi toplantısına günler kalmışken İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği'nin (AB) uzun vadeli bütçesi olan bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve üzerindeki karmaşık müzakereler öncesinde Roma'nın pozisyonunu ortaya koydu.
Perşembe günü İtalya Parlamentosu'na hitap eden Meloni, bazı üye ülkelerin ulusal katkı paylarında yararlandığı yıllık indirimler konusunda net bir uyarıda bulundu. Meloni, bu sistemin kaldırılmaması halinde İtalya'nın da "aynı imtiyazı" talep edeceğini söyledi.
Gelecek Çok Yıllı Mali Çerçeve'ye ilişkin rakamlar, önümüzdeki hafta yapılacak zirvede AB liderlerinin masasına ilk kez gelecek. Rakamları ve harcama alanlarını ortaya koyacak taslak metin olan "müzakere kutusunu" bekleyen Avrupa başkentleri nedeniyle görüşmelerin gergin geçmesi bekleniyor.
Roma'nın 3 kırmızı çizgisi
Başbakan, İtalya Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada, İtalya hükümeti için temel ve müzakere edilemez görülen 3 noktayı yineledi:
- Katkılar ve geri dönüşler arasındaki denge: İtalya, Brüksel'e daha yüksek katkı payı ödenmesi karşılığında, ülkeye fiilen aktarılan kaynakların azalması riskini doğuracak bir bütçeyi kabul etmeyecek.
- İndirimlerin kaldırılması: Başbakan tarafından "çağ dışı" olarak nitelendirilen bütçe indirimi sistemi hurdaya çıkarılmalı. Aksi takdirde, Birliğin en büyük üçüncü net katkı sağlayan ülkesi olan İtalya "aynı imtiyazdan yararlanmayı talep edecek."
- Geleneksel politikaların korunması: Yeni önceliklerin finansmanı; Ortak Tarım Politikası (OTP), balıkçılık veya uyum fonları gibi uzun süredir devam eden alanların pahasına olmamalı. Meloni'ye göre, gerekli kaynaklar bunun yerine Komisyon'un yüzde 20'den fazla artış önerdiği AB idari harcamalarının kesilmesiyle bulunmalı.
Meloni, "Geleneksel politikaları keserek yeni öncelikleri finanse etmek isteyenler başka yere baksın. Rekabet gücü ve savunmaya yatırım yapmaya hazırız ancak bu OTP, balıkçılık veya uyum fonları pahasına yapılamaz," dedi.
Brüksel'de müzakereler ve ittifaklar
Gelecek 7 yılın bütçesi üzerindeki mücadele, karşıt kampları karşı karşıya getiriyor.
Bir tarafta, şu anda katkı paylarında milyarlarca avroluk düzeltmelerden yararlanan ve ulusal kamu maliyeleri üzerindeki baskı nedeniyle daha büyük bir bütçeye karşı çıkan, Almanya ve Hollanda liderliğindeki İsveç, Danimarka ve Avusturya'nın da dahil olduğu "tutumlu" ülkeler yer alıyor. Bu blok doğrusal, genel kesintiler için bastırıyor.
Diğer tarafta ise İtalya; Polonya, İspanya ve Portekiz de dahil olmak üzere bölgesel bütçedeki kesintilere karşı çıkan ve bütçe indirimlerinin kesin olarak kaldırılmasını talep eden 16 ülkelik "Uyum Dostları" adlı gayriresmi ittifakla birlikte hareket ediyor.
Avrupalı diplomatlar, Komisyon'un yeni taslağının net katkı sağlayanların talep ettiği gibi yatay değil, mütevazı ve genel kesintiler içermesini bekliyor.
Bütçe indirimleri üzerindeki gerilim yeni bir şey değil. Geçtiğimiz Aralık ayında Roma, Danimarka dönem başkanlığının müzakere metninde yeniden ortaya çıkan bütçe indirimi mekanizmasının görüşmelerden çıkarılmaması halinde Avrupa Konseyi sonuç bildirgesini engelleme tehdidinde bulunmuştu.
Meloni ayrıca, İtalya'nın kendisini yapay son tarihlere bağlamayacağını ve anlaşmayı ancak mümkün olan en iyi uzlaşmaya varıldığında imzalayacağını açıkça belirtti.
Ekonomik güvenlik, yatırım ve Mattei Planı
İtalya Başbakanı konuşmasında ekonomik güvenliğe de odaklanarak, bunu ulusal ve Avrupa güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak nitelendirdi.
Meloni, güvenliği etkileyebilecek veya kritik sektörlerde stratejik bağımlılıklar yaratabilecek operasyonları değerlendirmek adına, doğrudan yabancı yatırımları denetleyen yeni Avrupa sisteminin önemini vurguladı. Başbakan, İtalya'nın çabaları sayesinde bu operasyonlara ilişkin nihai kararın üye devletlerin kendisinde kalacağını altını çizerek belirtti.
Kritik hammaddeler, nadir toprak elementleri ve gıda güvenliği için hayati önem taşıyan gübreler başta olmak üzere, ekonomik bağımlılıklara bağlı jeopolitik zorluklarla mücadele etmek için ortaya konan strateji; tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesini, AB'nin ticaret anlaşmalarının genişletilmesini ve en yakın ortaklarla endüstriyel değer zincirlerinin güçlendirilmesini içeriyor.
İtalya tarafından teşvik edilen ve uzun vadeli, karşılıklı yarara dayalı ortaklıklar geliştirmeyi amaçlayan Mattei Planı da tam olarak bu bağlamda devreye giriyor.
İtalyan hükümeti, son aylardaki müzakere sürecinde bütçe görüşmelerinde şimdiden ilerleme kaydedildiğini savunuyor. Buna göre üye devletlere Ortak Tarım Politikası (OTP) fonlarını artırma seçeneği sunulabilir; bölgeler için daha güçlü garantiler, Rekabet Edebilirlik Fonu'nda küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için daha fazla koruma sağlanabilir ve sanayinin karbonsuzlaştırılmasında teknolojik tarafsızlık ilkesi tanınabilir.
İtalyan hükümeti, yeni öncelikleri finanse etmek için Avrupa Parlamentosu tarafından sunulan "öz kaynaklar" konusundaki bazı önerileri değerlendirmeye açık olduğunu belirtiyor, kripto para kazançlarının vergilendirilmesi veya bir Avrupa dijital vergisinin getirilmesi bunlardan bazıları.
Ancak Meloni net bir kırmızı çizgi çekti: AB'nin bütçe gelirlerindeki artış, hiçbir şekilde işletmelere, vatandaşlara veya ulusal kamu maliyesine yansıtılmamalı.
Önümüzdeki haftalarda, AB fonlarının harcama kapasitesini ve üye devletler arasındaki adaleti düzenleyen teknik kurallara da özel bir önem verilecek.