Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit'in oğlu Marius Borg Høiby tecavüz suçundan hüküm giyerek, 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 29 yaşındaki Høiby, Mette-Marit’in önceki ilişkisinden olan en büyük oğlu ve tahtın varisi Veliaht Prens Haakon’un da üvey oğlu.
Norveç'te mahkeme, Veliaht Prensesi Mette-Marit’in oğlunu iki ayrı tecavüzden beraat ettirirken, diğer çok sayıda suçtan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu karar, monarşiyi derinden sarsan yüksek profilli bir skandala son noktayı koydu.
Mette-Marit’in, Veliaht Prens Haakon ile 2001 yılında yaptığı evlilikten önceki bir ilişkisinden dünyaya gelen 29 yaşındaki oğlu Marius Borg Høiby, tecavüzden trafik ihlallerine kadar uzanan ve en fazla 16 yıl hapis cezası öngören 40 farklı suçlamayla karşı karşıyaydı.
Mahkûm edildiği tecavüz eylemlerinden biri, 2018 yılında veliaht prens çiftinin resmi ikametgâhında (sarayda) gerçekleşmişti.
Kraliyet ailesinin resmi olarak bir parçası olmayan ve düzenli bir işi bulunmayan Høiby, diğer iki tecavüz suçlamasından beraat ederken, eski kız arkadaşına yönelik tekrarlanan aile içi istismar, trafik ihlalleri, tehdit savurma ve diğer suçlardan hüküm giydi.
Savcılık 7 yıl hapis cezası talep etmişti.
Høiby, savcılığın kadınların uyuduğu ya da bilinçlerinin yerinde olmadığı sırada gerçekleştiğini belirttiği tecavüz iddiaları ve aile içi istismar suçlaması da dahil olmak üzere en ciddi iddiaları reddetmişti.
Savunma ekibi ise müvekkilinin suçunu kabul ettiği 3,5 kilo esrar taşımak, fiziksel saldırı ve tehdit gibi diğer suçlar için 18 ay hapis yatması yönünde çağrıda bulunmuştu.
1 Şubat'tan bu yana tutuklu bulunan Høiby, açıklanmayan tıbbi nedenlerden dolayı pazartesi günü mahkeme salonunda hazır bulunmadı ancak duruşmaya video bağlantısı aracılığıyla katıldı.
Duruşma salonunda bulunan tek tecavüz mağduru, hâkimin kendi davasıyla ilgili suçluluk kararını okuduğu sırada gözyaşlarına boğuldu.
Aşırılıklarla dolu bir hayat
3 Şubat ile 19 Mart tarihleri arasında görülen dava; annesinin veliaht prensle olan ilişkisi başladığında henüz üç yaşındayken kamuoyunun dikkatini çeken Høiby’nin yaşadığı aşırılıklarla dolu hayatı gözler önüne serdi.
Høiby mahkemede, "Ben çoğunlukla sadece annemin oğlu olarak biliniyorum, başka bir şey değil. Bu yüzden hayatım boyunca aşırı bir takdir edilme ve onaylanma ihtiyacı hissettim," dedi.
Sözlerine, "Ve bu durum kendisini çok fazla seks, çok fazla uyuşturucu ve çok fazla alkol olarak gösterdi," diye devam etti.
Aralarında kraliyet çiftinin ikametgâhında gerçekleştiği söylenen de dahil olmak üzere suçlandığı tecavüz olayları, Høiby’nin alkol ve uyuşturucu kullandığını belirttiği partilerle geçen gecelerin ardından, 2018 ile 2024 yılları arasında meydana gelmişti.
Savcılar, bu vakaların başlangıçta rızaya dayalı yakınlaşmalar içerdiğini ancak daha sonra kadınlar uyur veya sızmış gibi görünürken, dolayısıyla rıza gösteremeyecek durumdayken cinsel eylemlere dönüştüğünü savundu.
Dava sürecindeki hukuki tartışmaların büyük kısmı, kadınların bilinç düzeyleri ve Høiby’nin o sırada durumu ne kadar algılayabildiği üzerinde yoğunlaştı.
Savcı Sturla Henriksbo kapanış mütalaasında Høiby’yi, "canı ne isterse yapabileceğini düşünen" bir adam olarak tanımladı.
Høiby ise kafa karıştırıcı açıklamalarına ve hafıza kayıplarına rağmen, "uyuyan kadınlarla ilişkiye girmek gibi bir alışkanlığının olmadığını" defalarca yineledi.
Ayrıca medyanın üzerinde kurduğu baskıyı da eleştiren Høiby, basının kendisini "bir canavar" gibi gösterdiğini ve onu "tüm Norveç’in nefret hedefi" haline getirdiğini iddia etti.
Skandal, 4 Ağustos 2024’te polisin Høiby’yi bir önceki gece Oslo’daki dairesinde o dönemki kız arkadaşına darp uyguladığı şüphesiyle gözaltına almasıyla patlak vermişti.
Medya, duvara saplanmış bir bıçağın ve yerde paramparça olmuş bir avizenin fotoğraflarını yayımlamıştı.
Bunun üzerine eski ortaklarından biri olan fenomen Nora Haukland ortaya çıkmış ve kendisini de savcıların "dehşet dönemi" olarak nitelendirdiği fiziksel ve psikolojik istismara maruz bıraktığını söylemişti.
Dava sırasında Høiby, kıskançlığın bazen kontrolünü kaybetmesine neden olduğunu kabul etti.
Kadınlar ise Høiby hakkında tecavüz davası açmamıştı.
Aksine, Ağustos 2024’teki olayı soruşturan polis, Høiby’nin telefonlarında ve bilgisayarlarında tecavüz niteliği taşıdığını belirttikleri videolar bulmuş ve yaşanan olaylardan haberdar olmayan kadınlarla bizzat iletişime geçmişti.
Tüm bunlar, Mette-Marit’in geçmişte ABD'li tescilli cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan arkadaşlığının ortaya çıkmasının ardından yaşandı.
Høiby, yakın zamanda annesinin sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine karara kadar olan süreçte annesinin yanında olmak için tutuksuz yargılanma talebinde bulunmuş ancak bu talep reddedilmişti.
52 yaşındaki Mette-Marit, nefes alma güçlüğüne neden olan amansız bir akciğer hastalığından (kronik pulmoner fibrozis) muzdarip ve yakın zamanda akciğer nakli için bekleme listesine alındı.