Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Münih’teki araçlı saldırı davasında Afgan sanığa ömür boyu hapis cezası

Olayın ardından yas: Sanık Farhad N. bir aracı gösteri yürüyüşünün içine sürdü.
Olayın ardından yas: Sanık Farhad N. aracını bir gösteri yürüyüşüne sürdü. ©  Copyright 2025 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2025 The Associated Press. All rights reserved
By Kirsten Ripper
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Saldırı, Almanya'da genel seçimler öncesinde yabancı uyruklu kişilerce gerçekleştirilen ve göç ile güvenlik tartışmalarını alevlendiren çok sayıda olaydan biriydi.

Almanya'da mahkeme, geçen yıl Münih'te otomobilini kalabalığın üzerine sürerek 2 yaşındaki bir çocuk ile annesinin ölümüne, onlarca kişinin de yaralanmasına yol açan Afganistan uyruklu sanığı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.

REKLAM
REKLAM

Münih Eyalet Mahkemesi, ismi Farhad N. olarak açıklanan 25 yaşındaki sanığı, 2 kişiyi öldürmek, 23 kişiyi öldürmeye teşebbüs etmek ve 19'u ağır olmak üzere 22 kişiyi yaralamaktan suçlu buldu.

Mahkeme, eylemin "özellikle ağır nitelikte" olduğuna hükmetti. Bu hukuki değerlendirme, sanığın gelecekte şartlı tahliyeden yararlanma ihtimalini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor.

Saldırı, Almanya'da düzenlenen genel seçimler öncesinde gerçekleşmiş ve ülke genelinde göç ile güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirmişti. Olay ayrıca, küresel siyaset ve savunma dünyasının üst düzey isimlerini bir araya getiren Münih Güvenlik Konferansı’nın hemen arifesinde meydana gelmişti.

Farhad N., kullandığı araçla bir polis aracını geçerek yaklaşık 1.400 kişinin katıldığı sendika yürüyüşünün arasına daldı. Saldırıda 37 yaşındaki bir kadın ile küçük kızı çarpmanın etkisiyle yaklaşık 10 metre havaya savruldu. Anne ve kızı, kaldırıldıkları hastanede ağır kafa travması nedeniyle birkaç gün arayla hayatını kaybetti.

Mahkeme Başkanı Michael Hoehne, annenin yürüyüşün arka bölümünü, sırf polis koruması daha yoğun olduğu ve kendisini daha güvende hissettiği için tercih ettiğini vurguladı.

Hoehne, olay yerini "12 metre genişliğinde, geriye enkazdan başka hiçbir şeyin kalmadığı bir alan" sözleriyle tanımladı. Yaralananların birçoğunun hâlâ saldırının travmasını atlata madığını belirten Hoehne, mağdurlardan birinin şu ifadesini aktardı: "Saldırıdan önce bir hayatım vardı, saldırıdan sonra ise tamamen başka bir hayatım oldu."

Mahkeme başkanı, bilançonun daha da ağırlaşmamasının tek nedeninin, aracın çarptığı insanların etkisiyle yavaşlayıp durması olduğunu söyledi. Karar okunduğu sırada Farhad N.'nin hiçbir duygu belirtisi göstermediği kaydedildi.

Savcılık, yargılama sürecinde Farhad N.'nin "dini saiklerle" hareket ettiğini ve aracını kalabalığa sürdükten sonra "Allahu Ekber" diye bağırdığını belirtti. Ancak sanığın IŞİD gibi herhangi bir örgütlü cihatçı yapıyla doğrudan bağlantısına dair bir kanıt bulunamadı.

Savcılık ayrıca Farhad N.'nin yalnızlığının ve kaygı bozukluğunun da bu eyleme giden süreçte rol oynadığını savundu. Sanık ise yargılama boyunca eyleminin gerekçesine dair sessizliğini korudu.

Mahkeme Başkanı Hoehne, Farhad N.'nin "kırılgan bir öz saygıya sahip olduğunu", buna karşın "kendisi hakkında idealize edilmiş bir imaj oluşturmaya çalıştığını" ifade etti. Sanık avukatları, bilirkişilerin "ruhsal sorunların cezai ehliyeti ortadan kaldırmadığı" yönündeki raporuna rağmen müvekkillerinin psikiyatri kliniğine sevk edilmesini talep etmişti.

2016 yılında henüz 15 yaşındayken refakatçisiz çocuk statüsüyle Almanya'ya gelen Farhad N.'nin iltica başvurusu reddedilmiş ancak ülkede kalmasına ve çalışmasına izin verilmişti. Özel güvenlik sektöründe çalışan ve vücut geliştirmeyle ilgilenen sanığın, saldırıdan önceki aylarda internet üzerinden radikal Afgan vaizlerin içeriklerini izleyerek radikalleştiği tespit edildi.

Saldırı, Şubat 2025'te yapılan genel seçimlerden yalnızca birkaç gün önce gerçekleşmişti. Seçimlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi oyların yüzde 20'sinden fazlasını alarak tarihinin en yüksek seçim sonucuna ulaşmıştı.

Seçimden birinci çıkan merkez sağ CDU/CSU'nun lideri Friedrich Merz başbakanlık koltuğuna otururken, göç konusunda daha sert politikalar izleme ve AfD'nin yükselişini frenleme sözü vermişti. Ancak o tarihten bu yana CDU/CSU'nun kamuoyu desteğinde gerileme yaşanırken, AfD anketlerde istikrarlı bir şekilde birinci parti konumuna yerleşti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Almanya'da havalimanında şüpheli cisim alarmı: Uçuşlar aksadı

Almanya'da rüzgar ve güneş fosili geçti: negatif elektrik fiyatları sürdü

Almanya Başbakanı Scholz: Suç işleyen sığınmacılar sınır dışı edilmekten kurtulamayacak