Ben Angela Skujins. Bugünkü bültenimizde Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimleri ele alıyoruz. Pazartesiye kadar pek çok kişinin adını bile duymadığı bu eyaletten çıkan sonuç, siyasi açıdan zor günler geçiren Almanya Başbakanı Friedrich Merz için kötüye işaret ediyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkenin doğusundaki ağır seçim yenilgisinin ardından pazartesi günü Berlin'de gazetecilerin karşısına çıktı. Merz, "Dünkü sonuç yalnızca Saksonya-Anhalt'ı değil, tüm Almanya'yı değiştirdi. Bunun sonuçları olacak," dedi.
Hatırlatalım: Göç karşıtı aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), pazar günü düzenlenen bölgesel seçimde oyların yüzde 43,8'ini aldı. Bu oran, partinin beş yıl önceki oyunun iki katından fazlasına karşılık geliyor. AfD, yüzde 17,2'de kalan, desteğinin yaklaşık yarısını kaybeden ve 15 sandalye kazanan Merz'in merkez sağdaki partisi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) açık ara önünde yer aldı. Kalan sandalyeler merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller, Sol Parti ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) arasında paylaşıldı.
Kısacası bu sonuç, AfD açısından büyük bir zafer olurken Merz'in partisi ve liderliği için ağır bir yenilgi anlamına geliyor. Eski Alman Hükümet Sözcüsü Bela Anda, Europe Today programında Merz'in bundan sonra siyasi durumun kontrolünü yeniden ele geçirmesinin "çok zor" olacağını söyledi.
Meslektaşlarım Luca Bertuzzi ve Vincenzo Genovese'nin kapsamlı analizlerinde yazdığı gibi, AfD'nin ezici zaferi, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa siyasetini ayakta tutan güç yapısındaki ilk gerçek çatlağa işaret ediyor olabilir. Sonuç, durgun büyüme ve giderek kutuplaşan bir nüfusla karşı karşıya olan Avrupa'nın en büyük ekonomisini kimin en iyi biçimde yönetebileceğine ilişkin Almanya açısından ciddi soruları da beraberinde getiriyor.
Yorum yok: Avrupa Birliği (AB) yönetimi, pazartesi günü Brüksel'de düzenlenen öğle basın toplantısında sonuçlarla ilgili yorum yapmadı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e de özerk Arktik bölgesi Grönland ile 200 milyon euroluk ortaklık anlaşmasını duyurduğu sırada bu soru doğrudan yöneltildi.
Von der Leyen gülümseyerek, "Komisyonda altın bir kural vardır: Ulusal seçimler, dolayısıyla bölgesel seçimler hakkında da asla yorum yapmayız," dedi.
Ancak bu tutum, başkentlerin sonuçlara ilişkin görüş bildirmesini engellemedi. Polonya Başbakanı Donald Tusk, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Polonya'da Almanya'daki AfD zaferine yalnızca aptallar ya da hainler sevinebilir," dedi. Rusya Devlet Başkanlığı Temsilcisi Kirill Dmitriev ise tam tersine, zaferi "göçü kontrol altına alacak pragmatik AfD" açısından "tarihi" olarak nitelendirdi.
Brüksel trafiği: Ceuta Özerk Şehri Başkanı Juan Jesus Vivas, bugün Avrupa Parlamentosunun sivil özgürlükler komitesindeki toplantıya katılmak üzere Brüksel'de olacak. Vivas, daha sonra AB'nin göçten sorumlu Komisyon üyesi Magnus Brunner ile görüşecek.
Vivas'ın, temmuz ayında İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağında yaşanan göç kriziyle ilgili sert açıklamalar yapması bekleniyor. Fas'tan gelen 80 bin kişinin bölgeye geçmesi, ülkede siyasi krize ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e yönelik istifa çağrılarına yol açmıştı.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir AB yetkilisi, meslektaşım Vincenzo'ya Madrid'in Avrupa Komisyonunun göç konularına fazla müdahil olmasını istemediğini söyledi. Ancak İspanya'nın bölgedeki büyüyen insani krizle başa çıkmak için ilave mali yardımın yanı sıra Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex'ten daha fazla destek istediği düşünüldüğünde bu tutum biraz çelişkili görünüyor.
Bununla birlikte, göç krizinin devlet ve hükümet başkanları arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirmesinin beklendiği ekim ayındaki Avrupa Konseyi Zirvesi öncesinde büyüyen gerilimin izlenmesi gerektiği belirtildi.
Görkemli cenaze: Savaş suçlarından mahkum edilen Bosnalı Sırp Ratko Mladic için dün Belgrad'da görkemli bir cenaze töreni düzenlendi; törene hükümet üyeleri de katıldı. Oysa yetkililer daha önce Mladic'in askeri ya da devlet töreniyle defnedilmeyeceğini açıklamış, AB de ölümünün yüceltilmesinin birliğin "değerleriyle" bağdaşmayacağı uyarısında bulunmuştu.
Mared Gwyn'in aktardığına göre, pazartesi günü Belgrad'dan gelen görüntüler, binlerce kişinin katıldığı ve Sırp Ortodoks Kilisesi Patriği Porfirije'nin yönettiği, bir kahraman için düzenlenmiş izlenimi veren cenaze törenini gözler önüne serdi. "Bosna Kasabı" olarak da bilinen Mladic'in tabutu Sırbistan bayrağına sarılırken üniformalı savaş gazileri nöbet tuttu.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand, gazetecilerin art arda yönelttiği sorular üzerine, "Savaş suçlularının her türlü yüceltilmesi, soykırımın inkarı ve tarihi gerçeklerin çarpıtılması, en temel Avrupa değerleriyle çelişir," dedi.
Komisyon, AB lideri von der Leyen'in bu yıl içinde Batı Balkanlar turu kapsamında Sırbistan'a yapması planlanan ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ya da ertelenip ertelenmeyeceğini doğrulayamadı. Aynı belirsizlik, AB'nin genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Marta Kos'un ziyareti için de geçerli.
Üyelik sürecine darbe mi?: Bu gelişmelerin ardından öne çıkan soru, tartışmalı cenaze töreninin Sırbistan'ın AB'ye üyelik hedefini ciddi biçimde zedeleyip zedelemeyeceği. Tören, ülkenin Bosna Hersek ile ilişkilerini şimdiden gerdi. Bosna Hersek Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında Belgrad Büyükelçiliğindeki bazı diplomatların geri çağrılacağını açıkladı.
Bakanlık ayrıca ikili görüşmelerin askıya alınacağını ve Sırbistan ile iletişimin mümkün olan en düşük düzeye indirileceğini bildirdi.
Bosna Hersek'in tepkisinden Avrupa Komisyonu da payını aldı. Saraybosna yönetiminin dışişleri bakanlığı, internet üzerinden yayımladığı açıklamada von der Leyen ve AB'nin kıdemli diplomatı Kaja Kallas'ın da aralarında bulunduğu üst düzey Brüksel yetkililerini sert biçimde eleştirdi. Açıklamada, "Hüküm giymiş bir savaş suçlusunun cenazesine ilişkin tutumunuz, Avrupa Birliği'nin tamamı için utanç vericidir!" denildi.
Hava savunması: Euronews'in NATO muhabiri Shona Murray'in aktardığına göre, Ukrayna Savunma Temas Grubu (UDCG) bugün çevrim içi toplanıyor. Hatırlatalım: Yaklaşık 50 ülkeden oluşan grup, Ukrayna'ya ilave askeri destek sağlamayı amaçlıyor. Bugünkü toplantı, küresel tedarik sıkıntısının ortasında Ukrayna'nın acil ihtiyaç duyduğu hava savunma sistemlerinin sağlanmasına odaklanacak.
Ukraynalı meslektaşım Sasha Vakulina'nın haberine göre Washington, Ukrayna ve Rusya'nın kış aylarında savaşın şiddetini azaltacak adımlar atıp atamayacağını değerlendiriyor. Bu arayış, ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın da katıldığı Amerikan heyetinin hafta sonu Moskova'ya yaptığı ziyaretin ardından geldi. Müzakereleri yeniden başlatmayı amaçlayan ziyaretten somut bir sonuç çıkmadı.
Ukrayna'nın eski Ekonomi Bakanı Tymofiy Mylovanov, Europe Today programında bunların Rusya'nın geniş çaplı işgalini sona erdirmeyi amaçlayan müzakereleri yeniden başlatmak için yürütülen "ciddi girişimler" olduğunu söyledi. Ancak Rusya'nın koşulları Kiev açısından kabul edilemez olduğu için tablo bu kadar net değil. Mylovanov, "Bu bir gelişme ancak son derece sınırlı," dedi.
Von der Leyen'den Trump'a karşı Grönland'a 200 milyon euroluk yatırım
Ursula von der Leyen, pazartesi günü Arktik'teki büyük adaya yaptığı resmi ziyarette Avrupa Birliği'nin ekonomik bağları derinleştirmek ve ham madde çıkarmak amacıyla gelecek iki yıl içinde Grönland'a 200 milyon euro daha yatırım yapacağını açıkladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı von der Leyen, Nuuk'ta yaptığı açıklamada, "Arktik'in jeopolitik fay hatlarının çarpıştığı bölgelerden biri haline geldiğini biliyoruz. Bu nedenle burada yaşananlar bizi doğrudan ilgilendiriyor," dedi. Mali paket, uzun süredir ABD Başkanı Donald Trump'ın hedefinde bulunan yarı özerk bölgedeki AB varlığını artırmayı amaçlıyor.
Trump, Grönland'ı Danimarka Krallığı'ndan alma girişimiyle transatlantik ittifakta sarsıntıya yol açtı. Gerilim, Trump'ın Danimarka'yı bölgeden vazgeçmeye zorlamak amacıyla yüksek gümrük vergileri uygulamakla tehdit ettiği ocak ayında zirveye ulaştı. Trump daha sonra gelen tepkiler üzerine geri adım attı.
Ancak Trump, temmuz ayında adayı ilhak etme hedefini aniden yeniden gündeme getirerek konunun hâlâ öncelikleri arasında olduğunu gösterdi. Pazartesi günü de Grönland'ı Amerikan kontrolünde gösteren bir dünya haritası paylaştı. Von der Leyen ise Trump'ın adını anmadan, "muazzam baskı" olarak nitelendirdiği durum karşısında Avrupa'nın desteğini vurgulamak için Nuuk ziyaretini kullandı.
Jorge, Arktik merkezli gelişmenin ayrıntılarını aktardı.
Haber merkezlerimizden diğer gelişmeler
AfD'nin zaferi Fransa'daki aşırı sağın bölünmüşlüğünü ortaya koydu: Ulusal Birlik sessiz
Fransa'daki aşırı sağ, AfD'nin Almanya'daki bölgesel seçimlerde kazandığı büyük zafere belirgin biçimde farklı tepkiler verdi. Ulusal Birlik (RN) pazartesi günü dikkat çekici bir sessizliğe bürünürken Eric Zemmour'un Reconquete partisi sonucu açıkça kutladı. Estelle Nilsson-Julien ve Vincenzo gelişmeyi analiz etti.
Letonya, propaganda endişesiyle Rus ve Belarus kitaplarını yasakladı
Baltık ülkesi Letonya, kitap ve basılı yayınlar dahil Rus tüketim mallarının ithalatını yasaklayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Riga yönetimi kararı, Kremlin kaynaklı dezenformasyon ve hibrit savaşa karşı savunma adımı olarak nitelendirdi. Simon Ormiston ayrıntıları aktardı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri: Yapay zeka insanlık için varoluşsal risk oluşturabilir
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, gelişmiş yapay zekanın "insanlık için varoluşsal risk" oluşturabileceği uyarısında bulunarak teknolojiyi daha güvenli hale getirmek için derhal harekete geçilmesi çağrısı yaptı. Doloresz Katanich ayrıntıları aktardı.