Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kallas: AB ülkelerinde İsrail yerleşimleriyle ticarete tam yasak seçeneği en fazla desteği aldı

AB'nin Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 13 Temmuz 2026
AB’nin dış politika yüksek temsilcisi Kaja Kallas, 13 Temmuz 2026 ©  FREDERIC SIERAKOWSKI/
© FREDERIC SIERAKOWSKI/
By Mared Gwyn Jones
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

AB dışişleri bakanları, pazartesi günü gerçekleştirilen kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde, AB’nin İsrail yerleşimleriyle yürüttüğü ticarete yönelik kısıtlamaların artırılması yönünde ezici çoğunlukla destek verdi

AB’nin yasa dışı İsrail yerleşim bölgelerinde üretilen mallara yönelik ithalat yasağı seçeneği, AB dışişleri bakanlarının pazartesi günü gerçekleştirdiği toplantıda “en fazla desteği” aldı.

REKLAM
REKLAM

AB’nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas'ın açıklaması, Avrupa Komisyonu’nun geçen hafta yerleşimlerle yapılan ticareti kısıtlamak amacıyla bir dizi seçenek sunmasının ardından geldi. Bu seçenekler arasında en kapsamlı öneri, söz konusu ürünlere yönelik tamamen bir ticaret yasağı getirilmesiydi.

Kallas, pazartesi akşamı Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “En fazla destek alan seçenek, yasa dışı yerleşimlerle ticaretin yasaklanması oldu,” dedi. İşgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukuk ve AB tarafından yasa dışı kabul ediliyor.

AB büyükelçileri, şimdi Komisyon’un ilk önerisini geliştirmekle görevlendirilecek. Bu öneri, geçen hafta AB başkentleriyle paylaşılan ve ilk olarak Euronews tarafından duyurulan iki sayfalık bir “seçenekler belgesi” şeklinde sunulmuştu.

Kallas ayrıca, daha fazla ilerleme sağlamak amacıyla olağanüstü bir dışişleri bakanları toplantısının düzenlenebileceğini söyledi. Bakanların bir sonraki resmi toplantısı ekim ayında yapılacak. Bu tarih, İsrail’de yapılması planlanan yasama seçimlerinden yalnızca birkaç hafta öncesine denk geliyor. Bazı diplomatlar, bu hassas zamanlamanın süreci daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Herhangi bir önerinin gerekli destek eşiğine ulaşması açısından desteği kritik görülen İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise pazartesi günü erken saatlerde, seçimlerden önce herhangi bir adım atılmaması gerektiğini ifade etti.

Pazartesi günü ayrıca üye devletlerin çoğunluğu, söz konusu önlemlerin dış politika aracı olarak değil, ticaret politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü destekledi. Böylece tüm AB hükümetlerinin oybirliğiyle onay vermesi gerekliliğinin önüne geçilebilecek.

Belçika, Fransa, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, İspanya ve İsveç’in de aralarında bulunduğu ticaret yasağı destekçileri, Avrupa Komisyonu’nun alınacak önlemlerin dış politika aracı olarak çerçevelenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımına karşı çıkmıştı çünkü böyle bir sınıflandırma, tüm üye devletlerin oy birliğini gerektirecekti.

Bu ülkeler, söz konusu ticaret kısıtlamalarının doğası gereği ticaret politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Böyle bir durumda karar için, AB nüfusunun yüzde 65’ini temsil eden en az 15 üye ülkenin desteğiyle sağlanan “nitelikli çoğunluk” yeterli olacak. Birçok ülke bu eşiğin aşılabileceğine inanıyor.

Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Bunlar ticari önlemler. Bu nedenle bizim açımızdan nitelikli çoğunlukla alınabilmeleri mümkün olmalı,” dedi.

Bakanlar ayrıca pazartesi günü, Ursula von der Leyen liderliğindeki AB yürütme organına, öneride yeterli ayrıntı bulunmaması ve sunum sürecinin gecikmesi nedeniyle tepki gösterdi.

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu bana, gerçekten ilerleme sağlama arzusundan çok, üzerinde oyalanılacak bir konu gibi görünüyor,” dedi.

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise, “Aslında böyle bir tartışmaya gerek yokken, harekete geçmeden sonsuz tartışmalar yürüterek geciktirme taktiklerine başvurduğumuzdan endişe duyuyorum. Ticaret yapmama yönünde alınacak bir karar, yalnızca uluslararası hukukun uygulanması olacaktır,” ifadelerini kullandı.

AB hâlihazırda yerleşimlerde üretilen mallara yönelik bir “farklılaştırma” politikası uyguluyor. Buna göre bu ürünler, İsrail’de üretilen mallara sağlanan tercihli gümrük tarifelerinden yararlanamıyor ve AB-İsrail ticaret ve işbirliği anlaşması olarak bilinen Ortaklık Anlaşması’nın kapsamı dışında tutuluyor.

Ancak işgal altındaki Batı Şeria’daki durumun kötüleşmesiyle birlikte, bu tür ticaretin tamamen yasaklanması yönündeki siyasi çağrılar güç kazanıyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2024 yılında İsrail yerleşimlerinin yasa dışılığına ilişkin yayımladığı danışma görüşü de bu çağrılara hukuki ağırlık kazandırdı. Görüş, devletlerin yasa dışı durumu kalıcılaştırabilecek ekonomik ilişkilerden kaçınması gerektiğini belirtiyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, eleştirmenleri tarafından yerleşim ürünleri ticaretinin yasaklanmasına ilişkin kararı engellemekle suçlandı. Eleştirmenler, von der Leyen’in yasağın üye devletlerin oybirliğiyle desteklenmesi gerektiğini öne sürdüğünü belirtiyor.

Ancak Kallas, AB Konseyi hukuk servisinin sözlü görüşüne atıfta bulunarak, üye devletlerin nitelikli çoğunluk desteğiyle yerleşim ürünlerinin ticaretini kısıtlayabileceğini veya yasaklayabileceğini söyledi.

Farklı hukuki görüşler arasındaki anlaşmazlık sorulduğunda Kallas, “Birleşik bir tutuma sahip olmamız gerekiyor ve şu ana kadar bu ortak tutuma ulaşamadık,” dedi.

Kallas, “Bunu nitelikli çoğunlukla yapabileceğimize ilişkin bir hukuki görüş var,” diye ekledi. “Biliyorsunuz, eğer siyasi irade varsa ilerleyebiliriz.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Özel haber: Avrupa Komisyonu, İsrail yerleşimlerinden yapılan ithalata yeni kısıtlamalar önerdi

Netanyahu'nun eski danışmanı: 'AB, İsrail konusunda aklını başına toplayacak'

İsrail, 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdı