Loader
Bize Ulaşın
Reklam

CNI belgeleri ortaya koydu: İspanyol istihbaratı, Ceuta'daki göç krizinden bir gün önce haberdardı

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, 3 Eylül 2026'da Temsilciler Meclisi'ndeki konuşması sırasında
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, 3 Eylül 2026'da Temsilciler Meclisi'ndeki konuşması sırasında ©  Borja Puig de la Bellacasa / Pool Moncloa
© Borja Puig de la Bellacasa / Pool Moncloa
By Javier Iniguez De Onzono & Euronews
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Sánchez, çarşamba günü İspanya devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Ulusal İstihbarat Merkezi'ni (CNI) kitlesel göçü öngörememekle eleştirdi. Ancak kurumun, Fas'taki muhataplarını ve Ceuta ile Melilla'daki emniyet yetkililerini önceden uyardığı ortaya çıktı.

İspanya Ulusal İstihbarat Merkezi'nin (CNI) çarşamba günü gizliliği kaldırılan ve 29 Temmuz tarihini taşıyan acil ibareli notu, kurumun Fas'ın Taht Günü kutlamalarıyla bağlantılı olası bir göçmen geçişinden en az 24 saat öncesinde haberdar olduğunu doğruladı.

REKLAM
REKLAM

İspanya Başbakanlık Ofisi tarafından gizliliği kaldırılan notta, Fas istihbarat servisleri DGST ve DGED'in, "gelecek perşembe, 30 Temmuz'da (...) giriş girişimi hazırlığında olan" bazı aktif WhatsApp grupları konusunda uyarıldığı görülüyor.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, çarşamba günü "Mañaneros 360" programına verdiği röportajda, CNI'ın Ceuta'da sonunda yaşanan göç ve insani krizi etkili biçimde öngörmeyi başaramadığını söyledi.

Buna karşılık Savunma Bakanı Margarita Robles, Merkez'in olası krizden bir gün önce özerk kentteki Hükümet Delegasyonu'nu uyardığını savunuyor. Gizliliği kaldırılan söz konusu not ve başka bir WhatsApp yazışması da Robles'in bu iddiasını destekliyor.

Sosyalist Başbakan Sánchez, çarşamba günkü röportajında, "Profesyonelliklerini sorgulamadan söylemek gerekirse, bu kadar çok sayıda göçmenin kitlesel biçimde geleceği kesinlikle öngörülmedi," dedi.

Sánchez'in röportajı, kamu yayın kuruluşu TVE'nin Haber Konseyi tarafından da eleştirildi. Konsey, röportajın kamu yayıncısının kendisi tarafından değil, harici bir yapım şirketi tarafından hazırlanan bir programda gerçekleştirilmesini ve kurum bünyesindeki hiçbir gazetecinin programa katılmamasını eleştirdi.

Sánchez böylece, iletişim konusunda Robles ile yaşadığı anlaşmazlıkta bir kez daha İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska'nın yanında yer aldı. Grande-Marlaska, olası kitlesel sınır geçişine ilişkin herhangi bir resmi uyarı almadığını başından beri savunuyor.

Grande-Marlaska ve Sánchez ayrıca kriz boyunca Fas'ın olaylarda aktif bir rol oynamadığını ileri sürdü. Ancak gazetecilerin elde ettiği bulgular — göçmenlerin Faslı güvenlik güçlerinin davranışlarına ilişkin kendi anlatımları da dahil — ile daha sonra hazırlanan özel ve polis raporları bunun aksine işaret ediyor.

Moncloa tarafından gizliliği kaldırılan yeni CNI belgesi ise en azından Fas istihbarat servislerinin İspanyol devleti tarafından bu konuda uyarıldığını doğruluyor.

İkinci polis belgesi ve iki iç yazışma CNI'ın anlatımını doğruluyor

Ulusal Göç ve Sınırlar Merkezi (CENIF) de 29 Temmuz'da, gizliliği kaldırılan ve Ceuta ile Melilla'daki sınır noktalarına gönderilen diğer yazışmalardan birinde, yüzerek giriş ihtimalinin "yüksek" olduğuna ilişkin uyarıda bulundu.

Belgede, "Bu Merkez (...) Ceuta ve Melilla özerk kentlerine yönelik, 30 Temmuz için öngörülen olası düzensiz giriş riskine ilişkin bilgi elde etmiştir," ifadeleri yer aldı.

Belgede, "Bunun gerçekleşeceği garanti edilemez ancak sosyal medya ve diğer forumlarda bu tür faaliyetler tespit edildiğinde, bazı durumlarda bunların fiilen gerçekleştiği görülmüştür," uyarısı yapıldı.

Aynı belgede, kara sınırındaki çitlerin aşılması ve deniz yoluyla giriş ihtimalinin de "orta" seviyede olduğu, organizatörlerin iki yöntemi birleştirmesi halinde ise ihtimalin "orta-düşük" seviyeye gerilediği belirtildi.

Bunun yanı sıra, gizliliği kaldırılan iki WhatsApp yazışması, devletin güvenlik teşkilatının farklı birimleri ile özerk kentteki Hükümet Delegasyonu arasındaki iletişimi de ortaya koyuyor. Söz konusu makam, Ceuta yönetiminden ayrı bir kurum olarak faaliyet gösteriyor ve uygulamada dönemin merkezi hükümetine bağlı bulunuyor.

İlk yazışmada, kimliği açıklanmayan bir CNI görevlisi ile Ceuta Hükümet Delegasyonu ofisi arasındaki görüşmede, hem sınır çitlerinden hem de deniz yoluyla geçiş ihtimaline ilişkin uyarıda bulunuluyor.

Saat 13.52'de gerçekleştirilen ve 29 Temmuz tarihini taşıyan görüşmenin metni, okunabilirliği artırmak amacıyla yapılan düzenlemeler dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan aktarıldı.

CNI: Sosyal medyada, güvenlik güçlerinin Taht Günü nedeniyle meşgul olmasından yararlanarak yarın saat 20.00'de çitlere ve denize yönelik bir geçiş çağrısı yapılıyor. Toplam 180 bin takipçisi bulunan iki farklı grup var. Bunun ne kadar geniş bir alana yayıldığı konusunda fikir vermesi açısından bu önemli.

Hükümet Delegasyonu: [21.34'te 11 dakika süren telefon görüşmesi]

İkinci yazışma ise CNI ile Guardia Civil arasında gerçekleşiyor ve aynı konuyu ele alıyor:

CNI: [13.53'te yanıtlanmayan arama]

CNI: [İsim gizli] Ceuta'daki durumla ilgili sizi arıyorum. Yarın, Taht Günü'nde, yüzerek ve çiti aşarak giriş girişiminde bulunulacağına ilişkin bilgi aldık. Facebook ve WhatsApp'ta bu geçişleri teşvik eden çeşitli gruplar tespit ettik.

[13.59'da Guardia Civil Özel Merkezi Birimi 3'ten cevapsız arama]

UCE-3: [İsim gizli] Kusura bakmayın, bütün bunlar beni üsten uzak tuttu ve durumu toparlamam kolay değil. Bu günlerde, birkaç aydır uzakta olan [isim gizli] burada, ayrıca [isim gizli] de burada. Bana da ulaşabilirsiniz.

Sánchez, eylemlerini savundu ancak "hibrit saldırılar" ve Ceuta'daki kaynaklar konusunda eksiklikleri kabul etti

Başbakan Sánchez, röportaj sırasında temmuz ayının ikinci yarısında her gün yüzerek gelen yüzlerce kişinin kademeli hareketinin — kendi ifadesiyle "hafif bir artışın" — 30 ve 31 Temmuz'da Afrika ile Avrupa arasındaki eksklavda karaya çıkacak toplam 80 bin kişiyi öngörmelerine imkan vermediğini savundu.

Şu an için göçmenlerin ne kadarının hâlâ Ceuta'da kaldığı bilinmiyor. Ancak kent yönetimi, hükümet ve polis, yaklaşık 5 bin ila 10 bin kişi arasında bir tahmin üzerinden çalışmalarını sürdürüyor.

Sánchez, "Başka bir hükümet ne yapardı? O gençlere, reşit olmayanlara, erkek ve kız çocuklarına ateş etmeye mi başlardı? Yoksa onların girişine izin verip ardından yüzde 90'ının takip eden saatler veya günler içinde ayrılmasını sağlamak daha akıllıca değil miydi?" dedi.

Başbakan, bu ifadeleriyle hem eksklavda kalan göçmenlerin oranı hem de Fas'a geri gönderilmeleri veya reşit olmayanların İspanya'nın diğer bölgelerine sevk edilmesi sürecinin hızı konusunda yanıltıcı rakamlar verdi.

Sánchez, kendi hükümetini doğrudan sorumlu tutmadan, "devletin" bu tür yeni olaylara karşı hazırlıklı olması gerektiğini kabul etti.

"Bu tür hibrit saldırılara karşı nasıl hazırlandığımız ayrı bir mesele," diyen Sánchez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elbette sınır kontrolüne ve çevre güvenliğine (...) çok daha fazla yatırım yapmalı ve kabul altyapısına ihtiyacımız olduğunun farkında olmalıyız."

Sánchez, İçişleri Bakanlığı'nın gazeteci listesine de tepki gösterdi

Hükümet Başkanı'nın Grande-Marlaska'ya dolaylı desteğine rağmen Sánchez, İçişleri Bakanlığı'nın bizzat hazırladığı ve daha sonra sızdırılan gazeteci ve radyo-televizyon yorumcuları listesini eleştirdi.

Listede, İspanya'da yüzlerce medya çalışanı isim ve soyadlarıyla birlikte, varsayılan siyasi görüşleri de belirtilerek yer alıyor.

Sosyalist lider, söz konusu belge için "Bence bu son derece uygunsuz bir doküman" değerlendirmesinde bulundu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Ceuta liderinden AB'ye çağrı: Fas'a karşı sert adım atılmalı

Ceuta'da göçmenlerin bulunduğu bölgede yavru yunusa saldırı iddiası

İspanya lideri Sanchez: Hükümetin Ceuta krizinde 'gizleyecek bir şeyi yok'