Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Bitcoin'in mucidi Satoshi Nakamoto gerçekten Epstein olabilir mi?

Epstein belgeleri
Epstein belgeleri ©  AP Photo
© AP Photo
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Belgelerin yayımlanmasının ardından, Epstein’in Bitcoin’in yaratıcısı, yani “Satoshi Nakamoto” takma adının arkasındaki kişi olduğu yönünde iddialar ortaya atıldı. Peki bunlar gerçek olabilir mi?

ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) son haftalarda kamuoyuna açtığı milyonlarca sayfalık Jeffrey Epstein belgesi, siyaset, akademi, finans ve teknoloji dünyasının en üst katmanlarına uzanan ilişkileri bir kez daha gözler önüne serdi.

Belgeler; ünlü düşünür Noam Chomsky’den Microsoft kurucusu Bill Gates’e, Google kurucularından MIT Media Lab yöneticilerine kadar pek çok ismin Epstein’le temasını ortaya koyarken, bu dalgadan kripto para dünyası da nasibini aldı.

Belgelerin yayımlanmasının ardından sosyal medyada hızla yayılan en çarpıcı iddialardan biri, hüküm giymiş bir cinsel suçlu olan Epstein’in Bitcoin’in yaratıcısı olduğu, yani “Satoshi Nakamoto” takma adının arkasındaki kişi olduğu yönündeydi.

Ancak bu iddia, teyit kuruluşları ve mevcut resmi belgeler ışığında şu an için asılsız olarak değerlendiriliyor.

Sahte e-posta ve 'dijital altın madeni' iddiası

Komplo teorilerinin temel dayanağı, 31 Ekim 2008'de Epstein’in sağ kolu Ghislaine Maxwell’e gönderildiği iddia edilen bir e-postanın ekran görüntüsü oldu.

X (eski Twitter) ve Reddit gibi platformlarda dolaşıma sokulan bu ekran görüntüsünde Epstein’in, Satoshi Nakamoto takma adının “mükemmel çalıştığını” söylediği ve Bitcoin’i “dünyaya sunulmaya hazır küçük bir dijital altın madeni” olarak tanımladığı görüldü.

Öte yandan kısa bir araştırmayla bu ekran görüntüsünün gerçek bir e-posta olmadığı ortaya çıkıyor. Zira ABD Adalet Bakanlığı’nın resmi Epstein arşivlerinde “Satoshi” kelimesinin geçtiği 24 sonuçtan hiçbiri, dolaşımdaki bu ekran görüntüsünü içermiyor. Ayrıca ekran görüntüsünde geçen “little digital gold mine” ifadesine de resmi arşivlerde hiç rastlanmıyor.

Epstein’in kriptoyla hiç mi ilgisi yoktu?

Belgeler, Epstein’ın Bitcoin’i icat ettiğine dair hiçbir kanıt sunmuyor. Ancak bu, Epstein’ın kripto para ekosistemiyle hiç temasının olmadığı anlamına da gelmiyor.

Bakanlığın yayınladığı e-postalar, Epstein’ın Bitcoin’in erken dönemlerinde sektöre dolaylı biçimde dahil olduğunu gösteriyor.

Belgelere göre Epstein, Bitcoin altyapısında kritik rol oynayan Blockstream’e ve dünyanın en büyük kripto para borsalarından Coinbase’e erken aşamada yatırım yapan isimler arasındaydı.

Belgelerdeki en eski kripto içerikli yazışmalar 2011 yılına, yani Bitcoin ağının kurulmasından iki yıl sonrasına dayanıyor. Bu dönemde Bitcoin, bugün olduğu gibi ana akım bir varlık değildi.

Öte yandan Bitcoin gibi bir atılımı yapabilmek için kurucu kişinin kriptografi, dağıtık sistemler ve C++ yazılım dili konusunda derin teknik uzmanlığa sahip olması gerekiyor. Bitcoin'in 2008'de icat edildiği düşünüldüğünde bu kişinin 2007 ila 2010'da kod yazımına hakim olması gerekiyor.

Bunun yanı sıra Bitcoin'in bankalara ve mevcut finansal sisteme bir tepki olarak geliştirildiği ve kodlarının da halka açık şekilde yayınlanmasının başka blok zincirlerinin kurulmasına öncülük ettiği biliniyor. Bu yüzden Satoshi'nin kripto-punk kültürüne, açık kaynak felsefesine çok hâkim biri olduğu düşünülüyor.

Epstein'in bu türden alt kültürlerle etkileşime geçtiğine ve bu teknolojilere hakim olduğuna yönelik herhangi bir kanıt yok.

MIT Media Lab, Blockstream ve tartışmalı bağışlar

Kripto topluluğunda asıl sarsıntı yaratan unsurlardan biri, Epstein’in MIT Media Lab bünyesindeki Dijital Para Girişimi’ne (Digital Currency Initiative / DCI) sağladığı destek.

E-posta yazışmalarından anlaşıldığı üzere Epstein'in desteği DCI'nin kurulmasında önemli rol oynamıştı.

Belgelerde, dönemin Media Lab yöneticisi Joichi Ito’nun Epstein’e gönderdiği bir e-postada şu ifadeleri kullandığı görülüyor:

Bilginize; bu işlemi finanse etmek için bağış fonlarını kullandık, bu da hızlı hareket etmemizi ve bu turu kazanmamızı sağladı. Teşekkürler."

Bu bağışlar, Epstein'in kripto paralar ve dijital ödeme sistemlerinin daha da geliştirilip bugünkü hallerine gelmesinde rol oynamış olabileceği yorumlarını gündeme getiriyor.

Adam Back ile görüşmeler planlandı

Ayrıca belgelerde, blok zinciri geliştiricisi Blockstream’in kurucularından ünlü kriptograf Adam Back ile Epstein arasında görüşmeler planlandığına dair yazışmalar da yer alıyor.

Back, Bitcoin’in orijinal teknik dokümanında atıf yapılan “proof-of-work” (iş kanıtı) mekanizmasının mucidi; yani Bitcoin'in yaratılmasında Back'in icatlarından da yararlanıldı.

Ancak bu temaslar, çoğunlukla MIT Media Lab’in eski yöneticisi Joichi Ito üzerinden yürüyor. Back ve Epstein'in görüşüp görüşmediği ise net değil. Back bu hafta yaptığı açıklamada Blockstream’in Epstein ile finansal bağı olmadığını savundu.

Altcoin savaşları ve 'pedo coin' söylemi

Belgelerin yayımlanması, sosyal medyada yalnızca Epstein-Satoshi iddiasını değil, daha geniş çaplı teorileri de tetikledi. Bazı hesaplar, Epstein’in Bitcoin yazılımına “arka kapı” yerleştirdiğini öne sürdü. Ancak Bitcoin’in tamamen açık kaynaklı olması, bu iddiaların teknik açıdan temelsiz olduğunu gösteriyor.

Özellikle Bitcoin’e rakip bazı dijital varlıkların ve altcoinlerin destekçileri, Epstein bağlantılarını gerekçe göstererek Bitcoin’i sert eleştirdi. Bu süreçte “pedo coin” gibi ifadeler dolaşıma girdi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Mamdani’den Farage’a: Epstein dosyaları ardından yapay zeka ile üretilmiş görüntüler yayılıyor

İş dünyasından devlet ilişkilerine: Epstein, nasıl Epstein oldu?

Epstein belgelerinde doğru ve yanlışlar: Yamyamlık, pandemi, Gates, Rothschild ve Hitler iddiaları