Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Ebeveynler, sosyal medyayı yasaklamadan çocuklarını nasıl koruyabilir?

Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi ortamda daha güvende olması için ekransız zamana öncelik vermeli, yapay zekâyı öğrenmeli ve çevrimiçi riskleri anlatmalıdır.
Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi zamanını daha güvenli kılmak için ekransız zamanı öne çıkarmalı, yapay zekâyı öğrenmeli ve çevrimiçi riskleri anlatmalıdır. ©  Canva
© Canva
By Anna Desmarais
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Ebeveynlerin, sosyal medyayı tamamen yasaklamadan çocuklarını koruyabilmeleri için kullanabileceği bazı yöntemleri sizler için derledik.

Ülkeler, 16 yaş altındaki çocuklara sosyal medya hesabı açmayı tamamen yasaklayıp yasaklamamayı tartışırken, çocuklarla çalışan kuruluşlar ve teknoloji şirketleri, gençleri sevdikleri uygulamalardan koparmadan nasıl güvende tutabileceklerine dair öneriler getiriyor.

Ebeveynler, ebeveyn denetimlerinden teknolojisiz rutinler oluşturmaya ve yapay zekânın (AI) nasıl çalıştığını anlamaya kadar uzanan pratik adımlarla çocuklarını çevrimiçi ortamda koruyabiliyor.

Teknolojisiz rutinler oluşturun

Instagram, TikTok ve YouTube gibi başlıca sosyal medya platformlarının çoğunda, artık çocukların internette ne kadar zaman geçirdiğini yönetmeye yarayan ebeveyn denetimi araçları bulunuyor.

TikTok'ta ebeveynler günlük ekran süresi sınırları koyabiliyor; YouTube ise kullanıcılara "mola ver" veya "yatma zamanı" gibi bildirim ve hatırlatıcıları planlama imkânı sunuyor.

Ancak Avrupa Komisyonu, özellikle TikTok'taki bu özelliklerin, çocukların çevrimiçi geçirdiği süreyi etkili biçimde sınırlamak için tek başına yeterli olmayabileceği uyarısında bulundu.

İngiliz sivil toplum kuruluşu Save the Children, ebeveynlere, çocuklarının çevrimiçi zamanlarını kendi kendilerine düzenleyebilmeleri için \"tutarlı rutinler\" oluşturarak bir adım daha ileri gitmelerini tavsiye ediyor.

Save the Children, telefon kullanılmayan akşam yemekleri ya da açık havada geçirilen zaman gibi teknolojisiz anlar yaratmanın, ergenlerdeki stres ve uyku bozukluklarını azaltabildiğini belirtiyor.

UNICEF, ebeveynlerin ayrıca hem çocuğun cihazındaki hem de sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını gözden geçirerek veri toplanmasını en aza indirmesi gerektiğini vurguluyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, çocukların çevrimiçi ortamda saygılı biçimde nasıl iletişim kuracaklarını bilmeleri ve etik dışı ya da zararlı içerikten kaçınabilmeleri için, olumlu çevrimiçi davranışlara örnek olmanın da aynı derecede önemli olduğunu ekliyor.

Yapay zekâyı tanıyın

Save the Children'a göre ebeveynler, çocuklarına algoritmaların nasıl çalıştığını, yanlış bilgiyi nasıl tanıyacaklarını ve içeriklerin dikkati çekmek üzere nasıl tasarlandığını açıklamalı.

ChatGPT'nin arkasındaki şirket olan OpenAI, çocuklara yapay zekâyı kendi fikir ve deneyimlerinin yerine geçen bir araç değil, onlara eşlik eden bir ortak olarak kullanmayı öğretmeyi öneriyor.

Rehberlerden biri, "Yapay zekâ, fikir üretmek konusunda harikadır... ama sizin hayat tecrübenize, ilişkilerinize ya da olayların tüm bağlamına sahip değildir," diye uyarıyor.

OpenAI, gençlerin ChatGPT'nin verdiği yanıtları güvenilir internet siteleriyle karşılaştırarak yapay zekâ çıktılarının doğruluğunu mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini de belirtiyor.

Şirket ayrıca, çocuklara ChatGPT'nin yanıtlarında hangi kaynaklara dayanıyor olabileceğini sorgulamalarının öğretilmesi gerektiğini söylüyor.

Birleşik Krallık merkezli hayır kurumu Ulusal Çocuklara Zulmü Önleme Derneği'ne (NSPCC) göre, ebeveynler de çocuklarının kullandığı site ve uygulamaları inceleyerek yapay zekâyla üretilmiş içeriklerin nerelerde karşılarına çıktığını tespit edebilir.

Çocuklara zararlı içeriği nasıl tanıyacaklarını öğretin

Save the Children, çocukların zararlı içeriğin neye benzediğini ve böyle içeriklerle karşılaştıklarında nasıl tepki verebileceklerini öğrenmeleri gerektiğini vurguluyor.

NSPCC, gençler için çevrimiçi riskler arasında tanımadıkları kişilerden gelen istenmeyen mesajlar, uygunsuz ya da rahatsız edici materyale maruz kalma, beden algısına ilişkin bozucu baskılar ve beğeni ile yorumların peşinde bağımlılık derecesinde koşma gibi unsurlar bulunduğu konusunda uyarıyor.

Kuruluş, gençlere engelleme ve şikâyet etme araçlarını kullanmayı öğretmeyi ve çevrimiçi ortamda zararlı bir durumla karşılaştıklarında güvendikleri bir yetişkine anlatmaları için onları teşvik etmeyi tavsiye ediyor.

Açık iletişimi desteklemek için, çocuklar bu konuşmaları kendileri başlatmakta rahat hissetmeseler bile, ebeveynlerin çocuklarının dijital deneyimleri hakkında düzenli ve samimi yoklamalar yapması öneriliyor.

NSPCC, çocukların kendilerini desteklenmiş hissetmesine yardımcı olmak için "Çevrimiçi ortamda seni rahatsız eden bir şey gördün mü?" ya da "İnternette kimlerle sohbet ediyorsun?" gibi soruların düzenli olarak sorulmasını tavsiye ediyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AB kamuoyundan karar alma süreçleri için daha fazla şeffaflık çağrısı

Kamu sektöründe yapay zeka yarışı: Hangi Avrupa ülkeleri önde?

Çin'den Starlink'i hedef alan yeni mikrodalga silah teknolojisi