Çocuklar, cihazı fabrika ayarlarına döndürerek, alternatif uygulama mağazalarını kullanarak ya da sosyal medyaya masaüstü bilgisayardan girerek yaş kontrollerini aşabiliyor.
Avrupa’da çocukların sosyal medyaya erişiminin sınırlandırılması tartışılırken, büyük teknoloji şirketleri çözüm olarak yaş doğrulama ve ebeveyn onayının uygulama mağazaları üzerinden yapılmasını öneriyor. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım, tek başına daha güvenli bir dijital ortam oluşturmak için yeterli değil.
Meta, ebeveynlerin çocuklarının sosyal medya uygulamalarını indirme taleplerini onaylayıp reddedebilmesini ve bu süreçte yaş doğrulaması yapılmasını savunuyor. Snap Inc. ise uygulama mağazalarının cihazdan gelen “daha tutarlı yaş sinyalleri” sağlayacağını ve yaş sınırının altındaki kullanıcıların uygulamalara erişimini zorlaştıracağını belirtiyor.
Buna karşın dijital haklar uzmanları, sorunun yalnızca indirme aşamasıyla sınırlı olmadığını vurguluyor. European Digital Rights’ta politika danışmanı Simeon Debrouwer, ebeveyn kontrolünün “kontrol hissi yarattığını ancak bağımlılık yaratan tasarım gibi sistemsel sorunları çözmediğini” söyledi.
Uygulama mağazası modelinin sınırları
Küresel uygulama pazarına Apple App Store ve Google Play Store hâkim durumda. Her iki platform da hâlihazırda ebeveyn kontrol araçları sunuyor. Apple’ın “Ask to Buy” özelliği, çocuk bir uygulama indirmeye çalıştığında ebeveyne bildirim gönderirken; Google’ın Family Link sistemi ekran süresi sınırlamaları, içerik filtreleri ve konum takibi gibi araçlar sağlıyor.
Ancak Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünde araştırma direktörü olan Serge Egelman’a göre ebeveyn denetimi çoğu zaman indirme butonunda sona eriyor. Egelman, “Uygulama indirildikten sonra ebeveynlerin uygulama içindeki faaliyetleri kontrol etme imkânı oldukça sınırlı,” dedi.
Oxford Internet Institute’ten yapay zekâ uzmanı Ekaterina Hertog da uygulama mağazası temelli kısıtlamaların ebeveynler üzerinde ek baskı yaratabileceğini belirtti. Hertog’a göre birçok ebeveyn teknoloji konusunda çocuklarına bağımlı olduğu için bu tür sistemler her aile için eşit derecede işlevsel olmayabilir.
Çocuklar kısıtlamaları aşabilir mi?
Uzmanlar, teknolojiye hâkim çocukların ebeveyn kontrol sistemlerini aşabileceğini söylüyor. Debrouwer’a göre telefonun fabrika ayarlarına döndürülmesi ya da farklı bir işletim sistemi kurulması, uygulama mağazası kısıtlamalarını devre dışı bırakabilir. Ayrıca çocukların masaüstü bilgisayarlar üzerinden sosyal medya sitelerine erişimi de uygulama mağazası modelinin dışında kalıyor.
Yaş doğrulamanın nasıl yapılacağı konusu da tartışmalı. Hertog, yüz tanıma veya görsel doğrulama gibi yöntemlerin sahte görüntülerle aşılabileceğine dikkat çekerek, “Detaylar belirleyici olacak,” dedi.
Avrupa’da uygulanabilir mi?
ABD’de Utah, Louisiana, California ve Texas gibi bazı eyaletler uygulama mağazalarının yaş kontrolü yapmasını zorunlu kılan düzenlemeleri gündeme aldı. Ancak Texas’taki yasa ifade özgürlüğü kaygıları nedeniyle federal bir yargıç tarafından engellendi. ABD Senatosu’nda ise 'App Store Accountability Act' adlı federal tasarı değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği’nde ise düzenleyicilerin uygulama mağazalarını doğrudan denetleyecek net bir yasal dayanağı bulunmadığı belirtiliyor. 2026 sonuna kadar yürürlüğe girmesi beklenen Dijital Adalet Yasası’nın (Digital Fairness Act), çevrim içi platformlardaki zararlı tasarım özelliklerine karşı tüketici korumasını artırması hedefleniyor. Uzmanlar, mevcut Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile birlikte bu düzenlemelerin çocukları tamamen yasaklamak yerine platformları daha güvenli hâle getirmeye odaklanması gerektiğini savunuyor.
Debrouwer, “Çocukları platformlardan uzaklaştırmak yerine platformları herkes için güvenli hâle getirmek gerekiyor; aksi hâlde şirketlerin sorumluluğu geri plana itiliyor,” değerlendirmesinde bulundu.