Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Star Wars gerçeğe mi dönüşüyor? 27 çift yıldızlı gezegen adayı bulundu

Çok gezegenli bir çiftyıldız sisteminin sanatçı tasviri
Çift yıldızın etrafında dönen çok gezegenli bir sistemin sanatçı tasviri ©  Credit: NASA/JPLCaltech/T. Pyle
© Credit: NASA/JPLCaltech/T. Pyle
By Theo Farrant
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bilinen çoğu 'çift yıldız etrafında dönen gezegen' (circumbinary gezegen), genellikle bir yıldızın önünden geçerken ışığını azaltmasıyla tespit ediliyor. Bu durum, 'Yıldız Savaşları' serisinin Star Wars: A New Hope filminde görülen Tatooine gezegenindeki iki gün batımı sahnesini andırıyor.

Bir gökbilimci ekibi, ikili yıldız sistemleri etrafında döndüğü düşünülen 27 “aday gezegen” tespit ettiğini açıkladı. Bunu ise alışılmış yöntemlerin dışında, radikal yeni bir tespit yöntemi kullanarak yaptı.

REKLAM
REKLAM

Yeni çalışmada, bugüne kadar yeni gezegen benzeri cisimleri bulmanın olağan yolu olan ve bir gezegenin yıldızın önünden geçerek ışığını bir miktar azaltmasına dayanan geçiş yöntemi yerine, iki yıldızın birbirini örterek tutulma oluşturduğu anların zamanlamasındaki çok küçük değişiklikler izlendi.

Bu küçük zamanlama kaymaları, sistemde görünmeyen bir gezegenin oluşturduğu kütleçekim etkisini ortaya çıkarabiliyor.

Çalışma, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayınlandı ve Margo Thornton liderliğinde yürütüldü. Thornton, University of New South Wales doktora öğrencisi ve SETI Institute araştırmacısı. Çalışmada NASA’nın Transiting Exoplanet Survey Satellite (TESS) verileri kullanıldı.

Gezegen bulmanın farklı bir yolu

Bilinen çoğu “çift yıldız etrafında dönen gezegen” (circumbinary gezegen), genellikle bir yıldızın önünden geçerken ışığını azaltmasıyla tespit ediliyor. Bu durum, 'Yıldız Savaşları' serisinin Star Wars: A New Hope filminde görülen Tatooine gezegenindeki iki gün batımı sahnesini andırıyor.

Ancak bu yöntem yalnızca sistem Dünya’ya tam hizalıysa çalışıyor. Eğer hizalama doğru değilse, gezegen tamamen görünmez kalıyor.

Yeni çalışma ise “apsidal precession” adı verilen bir olgudan yararlanıyor: ikili yıldız sistemlerinin yörünge hattının zaman içinde yavaşça dönmesi.

Bir gezegen ikili bir sistem etrafında dönerken, oluşturduğu kütleçekim etkisi iki yıldızın birbirini örtme zamanlarında çok küçük ama ölçülebilir değişimlere yol açıyor.

NASA’nın TESS uzay teleskobundan yıllara yayılan verilerdeki bu küçük zamanlama kaymalarını izleyen ekip, gezegenleri doğrudan görmeden, sistemdeki gezegen eşlikçileri tespit etmeyi başardı.

Çalışmanın yazarları, “Preseyon hesabı, ikili yıldızın zaman içindeki periastron argümanı değişimine dayanıyordu, bu da birincil ve ikincil tutulmaların tam zamanlamasından belirlenebiliyor,” diye açıkladı.

Araştırmacılar ne buldu

Ekip, bin 590 tutulma yapan ikili yıldız sistemini inceledi. Bunların 71’inde, bilinen fiziksel etkilerle tek başına açıklanamayan yörünge değişimlerine dair işaretler gördü.

36 vakada, bu etkiye fazladan bir şeyin neden olduğu anlaşıldı ve bunların 27’sinde en olası açıklama, boyutu gezegene denk bir gök cismi olarak belirdi.

Bunlardan birkaçı, gezegenlerin geleneksel yöntemlerle saptanmasının genellikle çok zor olduğu, sıcak ve büyük yıldızların yörüngesinde dolanıyor.

Bu çalışmadan önce yalnızca yaklaşık 18 circumbinary gezegen doğrulanmıştı; bu da yeni adayları özellikle nadir bir keşif haline getiriyor.

Bu yeni gezegenlerin keşfi neden önemli

Bu keşif ve arkasındaki yöntem, özellikle daha karmaşık sistemlerde, mevcut tekniklerin gözden kaçırdığı çok sayıda gezegenin bulunmasına kapı aralayabilecek olması bakımından önem taşıyor.

Ayrıca bilim insanlarına, gezegenlerin iki yıldızlı sistemlerin çevresinde nasıl oluşup hayatta kaldıklarına dair daha geniş bir tablo sunuyor.

Çalışmada şu değerlendirmeye yer verildi: “Bu çalışmanın bulguları, oluşum kuramlarını sağlam biçimde test etmemize, göç tarihlerini sınırlandırmamıza ve circumbinary sistemlerin uzun vadeli evrimini anlamamıza olanak sağlayacak.”

Araştırmacılar ayrıca inceledikleri örneklemin, bilinen tutulma yapan ikili yıldızların yalnızca çok küçük bir bölümünü temsil ettiğine dikkat çekerek, “Analiz ettiğimiz örneklem, Gaia’nın kataloğundaki 2 milyon EB’nin sadece küçük bir kısmını oluşturuyor” notunu düşüyor.

Aramayı tüm veri setine yaymanın ve bunu TESS’in daha uzun süreli gözlem dizileriyle birleştirmenin, gelecekte çok daha fazla sistemin ortaya çıkarılmasını sağlayabileceğini öngörüyorlar.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Soyuz-5 fırlatıldı: Kazakistan-Rusya uzay iş birliğinde yeni dönem

Plüton tartışması yeniden başladı: NASA gezegen statüsünü geri istedi

Araştırma: Astronotların beyni aylar süren uzay yolculuğuna rağmen yerçekimi hafızasını koruyor