Yayımlanan yüzlerce sayfalık belge, fotoğraf ve ses kaydı; 1940’lardan günümüze kadar uzanan 'tanımlanamayan anormal fenomenler' (UAP) hakkındaki çeşitli iddiaları içeriyor. Pentagon’dan bu yıl içinde yeni dosyaların da paylaşılmasının beklendiği belirtildi.
ABD Savunma Bakanlığı’nın yıllardır beklenen UFO dosyalarının ilk bölümünü yayımlaması, Apollo Ay görevleri sırasında astronotların kayda geçirdiği sıra dışı gözlemleri yeniden gündeme taşıdı. Belgelerde, Ay görevleri sırasında görülen açıklanamayan parlak cisimler ve hareket eden parçacıklara dair astronotların görev kayıtlarına geçen ifadeleri yer aldı.
Yayımlanan yüzlerce sayfalık belge, fotoğraf ve ses kaydı; 1940’lardan günümüze kadar uzanan “tanımlanamayan anormal fenomenler” (UAP) hakkındaki çeşitli iddiaları içeriyor. Pentagon’dan bu yıl içinde yeni dosyaların da paylaşılmasının beklendiği belirtildi.
Belgeler arasında özellikle 1969’daki Apollo 12 ile 1972’deki Apollo 17 görevlerine ait konuşma kayıtları ve astronotların çektiği görüntüler dikkat çekti. Kayıtlarda, Ay yüzeyine yaklaşırken ya da uzay boşluğunda ilerlerken görülen parlak nesneler ve bilinmeyen parçacıklara ilişkin ifadeler yer aldı.
Apollo 17 astronotları: 'Ritmik şekilde dönen parlak bir cisim gördük'
1972’de gerçekleştirilen ve insanlığın Ay yüzeyine yaptığı son görev olan Apollo 17 sırasında astronotlar Gene Cernan, Jack Schmitt ve Ron Evans’ın uzayda dönen, ritmik biçimde parlayan bir cisim gözlemledikleri kaydedildi.
Görev kayıtlarında Cernan’ın, gördüğü nesnenin yakınlardaki sıradan parçacıklardan farklı olduğunu söylediği aktarıldı. Astronot, cismin uzakta bulunduğunu ve düzenli aralıklarla parlayarak dönüyor gibi göründüğünü ifade etti.
Cernan’ın kayıtlara geçen sözlerinde, “Parlak bir nesne görüyorum ve belli ki dönüyor çünkü yanıp sönüyor. Yakındaki parçacıklardan biri değil. Işıklar neredeyse düzenli aralıklarla geliyor,” dediği belirtildi.
Apollo 17 ekibi ayrıca uzay aracının etrafında hareket eden çok sayıda parlak parçacık ve keskin köşeli cisim gördüklerini de rapor etti. Astronot Ron Evans, Dünya’daki görev merkezine yaptığı aktarımda “Şu anda yanımızdan sürüklenip geçen çok parlak parçacıklar ya da kırıntılar görüyoruz,” ifadelerini kullandı.
Evans daha sonra bu cisimlerin düzensiz şekilli, açılı parçalar gibi göründüğünü ve kendi etraflarında dönerek ilerlediklerini söyledi.
Kayıtlara göre astronotlar, yön değiştirmek için iticileri çalıştırdıktan hemen sonra bu parlak parçacıkları görmeye başladı. Astronotlar nesnelerin katı bir yapıya benzediğini, çok parlak olduklarını ve çoğunlukla uzay aracıyla birlikte hareket ettiklerini anlattı.
Apollo 12’de de benzer gözlemler
Belgelerde yer alan bir diğer dikkat çekici bölüm ise Apollo 12 görevine ait kayıtlar oldu. 1969’daki görev sırasında Ay modülündeki astronotların, özel hizalama teleskobuyla gökyüzünün karanlık bölümünü incelerken ışık parlamaları ve hareket eden parçacıklar gördüğü belirtildi.
Pete Conrad, Alan Bean ve Dick Gordon’dan oluşan üç kişilik ekip, cisimlerin uzay aracının arkasından gelip hızla uzaklaştığını anlattı. Astronot Alan Bean’in kayıt altına alınan konuşmasında, “Gerçekten çok hızlı uzaklaşıyorlar ve yıldızlara doğru fırlıyor gibiler,” dediği aktarıldı.
Cuma günü yayımlanan dosyalarda ayrıca Apollo 12 görevi sırasında çekilmiş bazı fotoğraflar da yer aldı. Görsellerde, Ay yüzeyinden bakıldığında uzay boşluğunda görülen parlak nesnelerin seçilebildiği ifade edildi.
En güçlü açıklama: Uzay aracından kopan buz ve boya parçaları
Apollo 17 kayıtlarında astronotların gördüğü parlak parçacıkların, manevra sırasında uzay aracından kopan küçük buz kristalleri veya boya parçaları olabileceği uzun süredir konuşuluyor.
NASA’nın Apollo 17 tarihçesinde, Ay modülünün çevresinde buz ve boya parçacıkları bulutunun oluştuğu belirtiliyor. Bu parçalar Güneş ışığını yansıttığında uzay boşluğunda çok parlak görünebiliyor.
Yeni yayımlanan dosyaları yorumlayan bazı haberlerde de astronotların kendi aralarında bunun buz ve boya parçacıkları olabileceğini konuştukları da aktarılıyor.
Kozmik ışınlar da 'ışık flaşı' hissi yaratabiliyor
Apollo astronotlarının en sık anlattığı fenomenlerden biri de gözlerini kapattıklarında ya da karanlıkta aniden gördükleri ışık çizgileri ve flaşlardı.
Bilim insanlarına göre yüksek enerjili kozmik ışınlar astronotların retina veya optik sinirlerinden geçtiğinde beyinde gerçek ışık varmış hissi oluşabiliyor.
NASA bunun için Apollo 17’de özel deneyler de yaptı. Astronotlar göz bandı takarak bu flaşların sıklığını ölçmeye çalıştı.
Roket parçaları veya paneller
Gene Cernan’ın tarif ettiği ritmik biçimde yanıp sönen uzak cisimler içinse daha “mühendislik temelli” açıklamalar var.
NASA tarihçesinde Apollo 17 ekibinin uzakta dönen Saturn V roket aşamasını gördüğü ve bunun Güneş ışığını periyodik olarak yansıttığı belirtiliyor. Dönen metal yüzeyler uzayda düzenli aralıklarla parlayabiliyor.
Yeni yayımlanan UFO dosyalarında da Cernan’ın bazı ışıkları “uzay aracı panelleri” olabileceği şeklinde değerlendirdiği aktarılıyor.
Yine de tamamen açıklanamayan kayıtlar var
Buna rağmen bazı görüntüler ve konuşmalar hâlâ tartışmalı. Özellikle Apollo 12 ve Apollo 17’de çekilen bazı fotoğraflardaki parlak noktaların tam olarak ne olduğu konusunda kesin bir sonuca ulaşılamadı.
Ancak hem NASA hem de Pentagon şimdiye kadar yayımlanan belgelerde bunların “uzaylı aracı” olduğuna dair herhangi bir kanıt açıklamış değil. Wired’ın analizine göre uzmanlar hâlâ temkinli davranıyor ve çoğu olayın fiziksel, optik veya mühendislik kaynaklı nedenlerle açıklanabileceğini savunuyor.
NASA’dan 'şeffaflık' açıklaması
NASA Basın Sözcüsü Bethany Stevens yayımladığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın hükümet genelinde “UAP konusunda daha fazla şeffaflık” sağlanması yönündeki talimatını desteklediklerini söyledi.
Stevens, NASA’nın Savunma Bakanlığı ve Tüm Alan Anomali Çözüm Ofisi (AARO) ile yürütülen kurumlar arası çalışmaya katkı sunduğunu belirterek, kamuoyuyla daha fazla bilgi paylaşılmasını desteklediklerini ifade etti.
NASA açıklamasında ayrıca kurumun “Dünya’yı ve evreni daha iyi anlamak amacıyla keşif görevlerini sürdürdüğü” vurgulandı.
FBI: 'Bu belgeler sonuç ya da tavsiye içermiyor'
Öte yandan, FBI özellikle bu kayıtların federal kurumun “ne tavsiyelerini ne de sonuçlarını” içerdiğini vurguluyor. Bu nedenle Ay'dan görülen "UFO"ların gerçekten var olup olmadığını değerlendirmek neredeyse imkânsız görülüyor.
Bu belgeler şimdilik yalnızca görgü tanıklıkları ve tanık olunan UAP'lerin fotoğraflarından ibaret. Araştırmacılar bu gözlemlerin kaynağını kesin olarak belirleyebilmiş değil.