Bazı kullanıcılar, kulak memesinde beliren dikey çizgilerin, kalp krizinin yaklaştığını haber verdiğini düşünüyor. Peki "Frank çizgisi" diye bilinen bu çizgilerle ilgili iddialar ne kadar doğru?
Çanakkale'de geçirdiği kalp krizinin ardından hastaneye kaldırılan komedyen Cem Yılmaz'ın kulağında belirdiği görülen çizgi, sosyal medyada tartışma yarattı.
Bazı kullanıcılar, kulak memesinde beliren dikey çizgilerin, kalp krizinin yaklaştığını haber verdiğini düşünüyor.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Türker Pabuccu'nun açıklamaları da tartışmaları besledi. Pabuccu, sosyal medya paylaşımında "Cem Yılmaz'ın kulak memesinde 'Frank işareti' var. Bu işaretin olduğu kişilerde kalp krizi görülme sıklığı artmaktadır. Bu bir neden-sonuç ilişkisi değil ama bir korelasyon ilişkisidir. Eğer kulağınızda bu çizgi varsa dikkatli olun," ifadelerini kullandı.
Öte yandan, aile öyküsü ve beslenme düzeniyle halihazırda var olan hastalıkların daha ciddiye alınması gerektiğini belirtenler de var.
Peki sosyal medyadaki bu paylaşımların ne kadarı doğru? Kulağında çizgi belirenler hemen bir kalp doktoruna mı görünmeli? İşte bilinenler:
'Frank işareti' nedir?
Bu çizginin tıbbi adı diagonal earlobe crease (DELC), yani “diyagonal kulak memesi kıvrımı”. Genellikle kulağın ön tarafındaki tragus bölgesinden başlayıp kulak memesinin dış-alt kenarına doğru yaklaşık 45 derecelik çapraz bir çizgi/kıvrım şeklinde uzanıyor.
İşaret adını Amerikalı hekim Sanders T. Frank'ten alıyor. Frank, 1973'te New England Journal of Medicine dergisinde koroner arter hastalığı bulunan bazı hastalarda bu çizginin görüldüğünü bildirmişti. Ardından konu yıllar içinde çok sayıda klinik, anjiyografi ve otopsi çalışmasına konu oldu.
Gerçekten kalple ilişkili mi?
Bu iddiaları tamamen şehir efsanesi olarak nitelemek doğru değil. Ancak bu, çizgilerin mutlaka kalp krizini gösterdiği anlamına da gelmiyor. Yine de kardiyovasküler durumlarla Frank çizgisinin arasında bir ilişki gösterildiği gerçek.
Örneğin geçen yıl, 12 çalışmanın bir araya getirildiği sistematik bir meta-analizde 2 bin 415 koroner arter hastası ile 2 bin 545 kişilik kontrol grubu (hastalığı olmayan grup) incelenmişti.
İşaret bulunan kişilerde koroner arter hastalığı tespit edilme olasılığının yaklaşık 4 kat yüksek olduğu belirtilmişti. Üstelik analize dahil edilen ve yaşın etkisini de değerlendiren çalışmaların tümünde ilişkinin yaş ve bilinen kardiyovasküler risk faktörlerinden bağımsız olarak sürdüğü anlaşılmıştı.
İki kulakta birden beliren çizginin daha güçlü ilişki gösterebileceğine dair bulgular da ortaya çıkmıştı.
2024'te American Journal of Medicine dergisinde yayımlanan ve İspanya'dan 1.050 yetişkinin incelendiği bir çalışmada da Frank çizgisi bulunanların kardiyovasküler riskleri daha yüksek çıkmıştı.
Kulağında çizgi olmadığı halde hastalık açısından yüksek risk kategorilerinde değerlendirilenlerin oranı yüzde 23,8 olarak tespit edilmişti. Tek taraflı çizgisi olanlarda bu oran yüzde 35,6, iki taraflı olanlarda yüzde 58 çıkmıştı.
'İlişkili olmak' ve 'kalp krizini öngörmek' farklı şeyler
Öte yandan bilimsel çalışmalarda iki durum arasında ilişki kurulması, söz konusu iki durumun mutlaka birbirinin nedeni veya sonucu olduğu anlamına gelmiyor. Bu iki durumun altında farklı nedenler de yatabiliyor.
Bazı çalışmalarda Frank işaretine dair karışık sonuçlar elde edilmesi de bu yüzden. Örneğin 2021'de yapılan bir incelemede, toplam 3 bin 951 kişiyi içeren 13 çalışma değerlendirilmiş ve karışık sonuçlar elde edilmişti.
Araştırmacılar Frank çizgisinin duyarlılığının yüzde 26 ila 90 olduğunu; özgüllüğünün ise yüzde 32 ile 96 arasında değiştiğini saptamıştı. Duyarlılık, "Gerçekten koroner arter hastalığı olan 100 kişiden kaçında Frank çizgisi var?" sorusunun cevabını veriyor. Özgüllük ise kaçında çizgi olmadığı sorusunun yanıtını veriyor. Bu çalışmada rakamlar arasında büyük farklar olması dikkat çekici.
Örneğin, duyarlılık yüzde 26 olduğunda, gerçekten koroner hastalığı olan 100 kişinin 74'ünde Frank çizgisi bulunmayabilir. Özgüllük yüzde 32 olduğunda ise koroner hastalığı olmayan 100 kişinin 68'inde bile Frank çizgisi görülebilir.
Bu yüzden sadece kulaktaki çizgiye bakarak kardiyovasküler teşhis koymak mümkün değil.
Kulak memesiyle kalp damarları arasındaki bu bağlantının nedeni ne olabilir?
Bu soru henüz net biçimde cevaplanabilmiş değil.
Hipotezlerden biri, kulak memesindeki küçük damarların ve bağ dokusunun yaşlanma ve damar sertliğiyle ilişkili değişiklikleri görünür hale getirmesi. Frank çizgisi bulunan kulak memelerinde elastik lif kaybı ve bağ dokusu değişiklikleri bildiren çalışmalar var. Başka çalışmalar kollajen dejenerasyonu, mikrovasküler dolaşım bozukluğu ve telomer kısalması gibi mekanizmaları gündeme getirdi.
Fakat çok daha basit bir açıklama da var: Yaşlanma. Hem damar sertliği hem de Frank çizgisi yaş ilerledikçe çok daha yaygınlaşıyor. 2024 tarihli 1.050 kişilik bir çalışmada çizginin görülme sıklığının, uzunluğunun ve derinliğinin yaşla belirgin biçimde arttığı tespit edilmişti. İlginç biçimde uyurken başın hangi tarafa yatırıldığıyla çizginin oluşması arasında ilişki bulunmamıştı. Araştırmacılar bu nedenle işaretin özellikle genç yetişkinlerde ortaya çıktığında daha dikkat çekici olabileceğini düşünüyor.
Kalp krizi nereden çıktı?
Bazı eski çalışmalar kalp krizi konusunda çarpıcı sonuçlar vermişti.
Örneğin 1990'larda 376 otopsinin incelendiği bir çalışmada her iki kulağında da ileri derecede çizgi bulunan erkeklerde damar sertliğinden ölüm riski yaklaşık iki kat, kadınlarda ise üç kat fazla bulunmuştu. Kalp krizinden ölümle de güçlü bir ilişki görülmüştü.
Başka bir çalışmada ise hastalar 8-10 yıl takip edilmiş ve Frank çizgisi bulunanlarda kardiyak ölüm ve kardiyak olayların daha sık olduğunu bildirilmişti. Ancak çalışma yalnızca 108 kişiden oluşuyordu.
2026'da yayımlanan yeni bir çalışmada ise Frank çizgisi, hastaların ilerleyen zamanda yaşadığı kardiyovasküler olaylarla ilişkili görünürken, mevcut kardiyovasküler hastalıkları ve risk faktörleri hesaba katılınca ilişki ortadan kalkmıştı. Dolayısıyla araştırmacılar, Frank çizgisinin bağımsız bir belirteç olmaktan ziyade mevcut kardiyovasküler risk yükünü yansıtıyor olabileceği sonucuna varmıştı.