Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Çin ziyareti, Devlet Başkanı Xi Jinping ile ilişki kurup kuramayacağı ve Pekin ile ticareti Alman ekonomisi lehine ilerletip ilerletemeyeceğinin önemli bir sınavı olarak görülüyor.
İş dünyası temsilcileri ve uzmanlar, Friedrich Merz’in bu haftaki Çin ziyaretinde Almanya’nın 87 milyar euroluk ticaret açığını önceliklendirmesi ve Çin yatırımlarını çekmeye odaklanması gerektiğini belirtti.
Merz'e, 24 Şubat’ta şansölye olarak Çin’e gerçekleştirdiği ilk ziyareti kapsamında, çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin de yer aldığı geniş bir iş insanları heyeti de eşlik etti.
Kuzey Çin Alman Ticaret Odası Genel Müdürü Oliver Oehms, siyasi ilişkilerin Alman şirketlerinin Çin’deki başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, “Şansölyenin diyalog iradesi göstermesi ve bunu talep etmesi büyük önem taşıyor,” dedi.
1. Xi ile diyalog ve empati
Çin uzmanı Jörg Wuttke, Merz’in Pekin ziyareti öncesinde başbakanlıkta kendisine danışmanlık verdiğini belirterek, önceliğin Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile kişisel bir ilişki kurmak olması gerektiğini söyledi.
“Masada birçok zorlu konu var. Bunları konuşabilmek için belli bir empati gerekiyor” diyen Wuttke, Merz’in özel sektördeki geçmişinin avantaj sağlayabileceğini ifade etti.
2. Ticaret dengesizliği
Wuttke’ye göre Almanya’nın Çin ile ticaret açığı 2024’te 20 milyar eurodan 87 milyar euroya yükseldi.
2025’te Çin’den ithalat 170,6 milyar euroya ulaşırken, Çin’e ihracat 91,3 milyar euroda kaldı. Dengesizlikte euro kurunun etkili olduğu, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının dolar karşısında euroyu yüzde 15-16 oranında güçlendirdiği ve Çin yuanının dolara sabitli olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre Merz’in Pekin temaslarında bu tabloyu tersine çevirecek somut adımlar gündemin üst sıralarında yer almalı.
Wuttke, “Donald Trump, Çin ihracatını yüzde 15 ila 20 oranında daha rekabetçi hâle getirmeyi başardı," dedi.
Oliver Oehms ise Alman şirketlerinin, belirsizlikler, şeffaflık eksikliği ve uzun lisans onay süreçleriyle karşı karşıya kalan ihracat kontrolleri konusunu Merz’in gündeme getirmesini beklediğini belirtti. “İhracat kontrollerinde sağlanacak her ilerleme Alman şirketleri için iyi haber olur” ifadelerini kullandı.
3. Çin yatırımını cezbetmek
Uzmanlara göre, iç pazarın kârlılığının azalmasıyla Çinli şirketler her zamankinden daha fazla küreselleşecek ve bu durum Almanya için yatırım çekme fırsatı yaratacak.
“Çinli şirketler hiç olmadığı kadar küreselleşiyor” diyen Wuttke, “Artık Çinli tedarikçilerimiz, Çinli müşterilerimiz ve Çin dışında Çinli rakiplerimiz var. Bu yüzden Avrupa olarak ‘O hâlde bize gelin’ demeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.
Wuttke, 1980’ler ve 1990’larda küresel ölçekte büyüyen Nissan, Honda ve Sony gibi Japon şirketleriyle paralellik kurdu.
Çin’de iç talebin yıllardır zayıfladığına dikkat çeken uzmanlar, daha yüksek kâr marjı arayan Çinli firmalar için Avrupa’nın cazip bir pazar hâline geldiğini belirtiyor. Oliver Oehms, Alman şirketlerinin Çin’in ihtiyaç duyduğu ileri ve yenilikçi teknolojilere hâlâ sahip olduğunu vurgulayarak, “Kendimizi olduğumuzdan küçük görmemeliyiz,” dedi.
4. Çinli yetenekleri çekmek
Wuttke’ye göre Almanya, Çinli üst düzey mühendisleri ve dijital uzmanları ekonomisine kazandırmak için çaba göstermeli. Hindistanlı profesyonellerin başarılı entegrasyonunu örnek gösteren Wuttke, “Ekonomimize entegre ettiğimiz çok sayıda Hintli büyük bir başarı hikâyesi. Aynısı Çinliler için de yapılabilir,” dedi.
Ancak Almanya’daki zayıf yatırım ortamı önemli bir engel oluşturuyor. Wuttke, başarılı Çinli profesyonellerin Almanya yerine Tokyo ve Dubai gibi merkezleri tercih ettiğini söyledi. Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik 2024 tarihli Draghi Raporu’ndaki önerilerin uygulanmasının, Çinli yatırımcı ve uzmanları çekmek için gerekli olduğunu ifade etti.
5. Geçmiş hatalardan kaçınmak
Wuttke’ye göre Merz, eski Başbakan Olaf Scholz döneminde Çin’e yönelik yaklaşımda görülen üstten bakan tondan kaçınmalı.
“Çinlilere bir şey öğretemeyiz. İki parmağınızı kaldırıp ders vermeye kalkarsanız hiçbir şey değişmez,” diyen Wuttke, Merz’in ziyaretinin ideolojik değil ekonomik konulara odaklanmasının avantaj olduğunu belirtti.
Wuttke, “İnsanın iki kulağı bir ağzı vardır; konuşmaktan çok dinlemek gerekir,” sözünü hatırlattı.
Merz de yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada Çin kültürüne atıfta bulunarak, Ateş Atı Yılı’nda “bir atın gücünü tek başına değil, ancak başkalarıyla birlikte arabayı çekerek gösterebileceğinin” söylendiğini ifade etti.