Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB’den Kızıldeniz’de yeni adım: Husi tehdidine karşı daha geniş yetki arayışı

ARŞİV: Operasyon komutanı, 15 Temmuz 2026’da HS PSARA mürettebatına EUNAVFOR ASPIDES (AB) Madalyası’nı verdi
DOSYA: Harekât Komutanı, 15 Temmuz 2026'da HS PSARA mürettebatına EUNAVFOR ASPIDES (AB) Madalyası takdim ediyor ©  EUNAVFOR ASPIDES/European Union, 2026
© EUNAVFOR ASPIDES/European Union, 2026
By Toby Gregory
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Euronews’e yaptığı açıklamada, AB’nin Aspides operasyonunun görev alanını genişletmeyi ve Hürmüz koalisyonu için ayrılan gemileri geçici olarak Kızıldeniz’e yönlendirmeyi değerlendirdiğini belirtti.

Avrupa Birliği (AB), İran destekli Husilerin Tahran’ın talimatıyla Bab el-Mendeb Boğazı’nı kapatmaya hazırlandığı yönündeki haberlerin ardından Kızıldeniz’de yürütülen deniz operasyonunun görev alanını genişletme seçeneğini değerlendiriyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Cibuti ziyareti sırasında operasyonun gemileri ve karargâhını ziyaret ederken Euronews’e yaptığı açıklamada konuya ilişkin bilgi verdi.

REKLAM
REKLAM

AB’ye ait devriye gemilerinden birinde konuşan Kallas, “Hayati öneme sahip bir ticaret rotası kapanırsa, diğerinin açık olduğundan emin olmamız gerekir," dedi. Kallas, “Görev alanını mayın temizleme faaliyetlerini de kapsayacak şekilde değiştirip değiştiremeyeceğimizi de görüşüyoruz,” ifadelerini kullandı.

Kallas ayrıca, Hürmüz Boğazı’nı korumak amacıyla oluşturulan ayrı bir koalisyona tahsis edilmesi planlanan ve henüz “faaliyete geçmediğini” belirttiği gemilerin geçici olarak Aspides operasyonuna yönlendirilebileceğini söyledi.

Kallas, “Bu durum, daha neler yapabileceğimize ilişkin tartışmaları da artırdı” dedi. AB yetkilisi, “Gönüllüler Koalisyonu’na tahsis edilmesi planlanan gemiler, bu koalisyon henüz faaliyete geçmediği sürece operasyonel hızla buraya konuşlandırılabilir,” ifadelerini kullandı.

Bab el-Mendeb Boğazı’nın stratejik önemi

Arapçada “Gözyaşı Kapısı” anlamına gelen Bab el-Mendeb Boğazı, en dar noktasında yaklaşık 30 kilometre genişliğinde olan stratejik bir su yolu. Boğaz, Arap Yarımadası’ndaki Yemen’i Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti ve Eritre’den ayırıyor.

Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 10 ila 15’i bu güzergâhtan geçerken, Avrupa’nın petrol ve doğal gaz ithalatının önemli bir bölümü de bu rotayı kullanıyor.

Boğazın kapanması halinde gemilerin Ümit Burnu üzerinden çok daha uzun bir güzergâh izlemek zorunda kalacağı, bunun da Asya ile Avrupa arasındaki sefer sürelerini iki ila üç hafta uzatacağı ve taşımacılık maliyetlerini ciddi biçimde artıracağı belirtiliyor.

Kallas, ziyareti sırasında Aspides Operasyonu kapsamında AB ile Cibuti arasında yeni bir Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması’na imza attı. AB yetkilisi, Husilerin son dönemde Suudi Arabistan’a yönelik füze saldırılarının, karadaki istikrarsızlığın deniz güvenliğine de yansıdığını gösterdiğini vurguladı.

Kallas, Cibuti’de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Deniz güvenliği giderek artan bir baskı altında” dedi.

AB Yüksek Temsilcisi, “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik tekrarlanan saldırıları, ABD ile yapılan geçici anlaşmayı zayıflatıyor. Bu sırada Kızıldeniz’deki durum yeniden kötüleşiyor” ifadelerini kullandı.

Dünyanın ekonomik can damarı tehdit altında

Aspides üzerindeki baskı şimdiden hissediliyor. Aspides Operasyonu Komutanı Tümamiral Vasileios Gryparis, misyonun denizcilik sektöründen gelen taleplere yetişmekte zorlandığını Euronews'e anlattı.

Tümamiral Gryparis, “Denizcilik sektöründen gelen talepler artıyor ve komşu ülkelerde yaşanan dalgalanmaya bağlı olarak bu durum üzerimizde çok fazla yük oluşturuyor," dedi.

“Bu da elimizdeki tüm bu talepleri karşılayıp koruma sağlayabilmemiz için daha fazla gemiye ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor.”

Ziyaret sırasında hazır bulunan AB Askerî Komite Başkanı Orgeneral Sean Clancy, AB'nin bölgede varlığını sürdürmesinin stratejik önemine dikkat çekti.

Orgeneral Clancy, Euronews'e yaptığı açıklamada, “Bu, Avrupa Birliği'nin Kuzeybatı Hint Okyanusu'nda Aspides ve Atalanta aracılığıyla güvenliği sürdürme ve güvenlik rolü üstlenme konusundaki stratejik çıkarını ortaya koymasıdır,” ifadelerini kullandı.

Kallas'ın ziyareti, Tahran'ın Yemenli vekilleri Ensarullah'tan (daha çok Husiler olarak biliniyor) ABD'nin İran'ın altyapısına saldırması halinde Bab el-Mandeb Boğazı'nı kapatmaya hazırlanmalarını istediğine dair haberlerle aynı döneme denk geldi.

Husiler, Ekim 2023'te Gazze Savaşı sırasında Hamas'la dayanışma ilan ederek Kızıldeniz kampanyasını başlattı ve İsrail'le bağlantılı olduğunu öne sürdükleri gemileri hedef aldı.

Kampanya, 2023 sonu ile 2024 başı arasında Kızıldeniz'den geçen ticari trafiği yaklaşık yüzde 50 oranında düşürdü; çok sayıda büyük denizcilik şirketi gemilerini Afrika çevresinden geçecek şekilde yeniden yönlendirmek zorunda kaldı.

Husiler, Ekim 2025'te ABD arabuluculuğunda sağlanan İsrail-Hamas ateşkesi sonrasında saldırılarının büyük bölümünü durdurdu ancak koşullar değişirse bunları yeniden başlatmaya hazır olduklarını açıkladı.

Hürmüz Boğazı hâlâ kapalıyken küresel ekonomilerde yeni sarsıntılara yol açabilecek bir hamleyle İran, kilit deniz yolunu tehdit etmek için “Direniş Ekseni” olarak bilinen ağını devreye sokmayı seçti.

Bu ağ, savaş boyunca İran için bir kuvvet çarpanı işlevi gördü ve Tahran'a kendi birliklerini doğrudan sahaya sürmeden aynı anda birden fazla cephe açma olanağı sağladı.

Bab el-Mandeb'in ablukaya alınması, Hürmüz'e ek yeni bir cephe açarak ABD ve müttefikleri üzerindeki baskıyı artırabilir ve onların İran'a yönelik ilave askerî adımlar atmasını zorlaştırabilir.

Hürmüz ablukası Hint Okyanusu’nda korsanlık faaliyetlerini artırdı

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın daha az gündeme gelen ikinci bir sonucu olarak Hint Okyanusu’nda korsanlık faaliyetlerinde artış yaşandığı bildirildi. AB’nin Atalanta Operasyonu Komutanı Koramiral Ignacio Villanueva Serrano, gelişmenin bölgedeki yasa dışı ticaret akışının kesilmesiyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Villanueva Serrano, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı ablukası, Pakistan’ın güneyinden Somali’ye gelen tüm yasa dışı trafiği imkânsız hale getirdi,” dedi.

AB yetkilisi, “Bu nedenle korsanlar paraya ihtiyaç duyduklarını düşündü ve yeniden korsanlığa dönmek zorunda kaldılar. Temel olarak bu faktörler nedeniyle şu anda Hint Okyanusu’nda korsanlık faaliyetlerinde bir artış yaşanıyor,” ifadelerini kullandı.

Aspides ve Atalanta operasyonları

Husilerin Ekim 2023’te ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak Şubat 2024’te başlatılan AB Deniz Kuvvetleri’nin (EUNAVFOR) Aspides Operasyonu, Kızıldeniz, Aden Körfezi, Arap Denizi ve Umman Körfezi’ni kapsayan tamamen savunma amaçlı bir deniz güvenliği misyonu olarak görev yapıyor. Operasyon, kara hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemiyor.

Kaja Kallas, operasyonun son iki yılda 670’ten fazla ticari gemiyi koruduğunu ve 128 denizcinin hayatını kurtardığını açıkladı.

AB’nin daha eski deniz operasyonlarından biri olan Atalanta ise Aralık 2008’de Somali korsanlığıyla mücadele amacıyla başlatıldı. Operasyonun görev alanı zaman içinde genişletilerek Hint Okyanusu’nun batısındaki daha kapsamlı deniz güvenliği faaliyetlerini kapsayacak şekilde düzenlendi.

Her iki operasyon da, Kızıldeniz’in güney girişindeki stratejik konumu nedeniyle ABD, Fransa, Çin, Japonya, İtalya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkenin askeri üslerine ev sahipliği yapan Cibuti’den koordine ediliyor.

Bab el-Mendeb Boğazı’nın da kapanması halinde bunun maliyetinin Avrupa’daki hane halkları ve işletmeler tarafından hissedileceği belirtiliyor. AB ise şu aşamada kritik deniz rotasının açık kalmasını sağlamaya çalışıyor.

Kallas, Cibuti hükümeti yetkililerine yaptığı açıklamada, “Denizcilerimizin görev başındaki çalışmalarını görmek bana ve hepimize seyrüsefer özgürlüğünün asla garanti olarak kabul edilemeyeceğini hatırlatıyor. Bu özgürlük her gün korunmalı,” dedi.

Kallas, “Deniz taşımacılığı tehdit edildiğinde tedarik zincirleri aksıyor, fiyatlar yükseliyor ve aileler ile işletmeler bu bölgenin çok ötesinde sonuçlarla karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle bugünkü anlaşma önem taşıyor,” ifadelerini kullandı.

“Mesele yalnızca Avrupa operasyonlarını desteklemek değil; dünyanın ekonomik can damarlarından birini birlikte açık tutmak,” diyerek sözlerini tamamladı.

Euronews muhabiri Toby Gregory, Kızıldeniz'de devriye gezen AB savaş gemilerinden bildirdi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

ABD İran'a yönelik saldırılarını yedinci gece de sürdürdü, İran ABD üslerini hedef aldı

Katar hava savunması, Doha üzerinde yeni bir İran füze saldırısını engelledi

Tahran'dan ABD'ye uyarı: 'İran tesislerini vurmaları halinde bölgesel altyapıyı yerle bir ederiz'