Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Suriye'de mahkeme, Beşar Esad'ı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle idama mahkum etti

ARŞİV: Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 31 Aralık 2014’te Şam’ın doğusundaki Cubar semtinde cephe hattını ziyareti sırasında askerlerle konuşuyor.
DOSYA: Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 31 Aralık 2014'te Şam'ın doğusundaki Cubar semtindeki cephe hattını ziyaretinde askerlerle konuşuyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Aleksandar Brezar & Euronews
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Suriye'de mahkeme, 14 yıllık savaş sırasında insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işlediği gerekçesiyle devrik lider Beşar Esad'ı gıyabında idama mahkum etti. Esad'ın kardeşi Mahir ve kuzeni Atef Necib de aynı davada idam cezasına çarptırıldı.

Suriye'de bir mahkeme, 14 yıl süren savaş sırasında insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işlediği gerekçesiyle devrik lider Beşar Esad'ı idama mahkum etti. Salı günü verilen karar, yaklaşık 500 bin kişinin hayatını kaybetmesine ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açan savaşla ilgili davada alındı.

REKLAM
REKLAM

Aynı davada Esad'ın kardeşi Mahir Esad da gıyabında idam cezasına çarptırılırken, anne tarafından kuzeni Atef Necib de idam cezası aldı. Duruşmaya katılan Necib, 2011'de başlayan ayaklanmanın fitilini ateşleyen Dera'daki protestoların bastırılmasına öncülük etmekten suçlu bulundu.

Esad rejiminin belgelenen suçları

Esad rejiminin 14 yıl süren savaş boyunca işlediği belgelenen suçlar arasında kimyasal silah kullanımı da bulunuyor. ABD istihbarat raporlarına göre rejim, Ağustos 2013'te Şam'ın Guta banliyösünde sarin gazıyla düzenlenen saldırıda yaklaşık bin 400 kişinin ölümüne yol açtı.

Sarin kullanımı, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından da doğrulandı.

Suriye İnsan Hakları Ağı'na göre rejim, sivillerin yaşadığı bölgelere 80 binden fazla varil bombası attı.

Rejimin suçlarına ilişkin en kapsamlı kanıtlardan biri ise kamuoyunda "Sezar fotoğrafları" olarak bilinen görüntüler oldu.

Söz konusu kanıtlar, Suriye hükümetine ait tesislerde işkence, açlık veya infaz sonucu hayatını kaybeden yaklaşık 11 bin tutukluya ait 55 bin fotoğraftan oluşuyor. Fotoğraflar, "Sezar" kod adıyla bilinen bir askeri polis fotoğrafçısı tarafından gizlice ülkeden çıkarıldı.

Uluslararası Af Örgütü ise Şam yakınlarındaki Seydnaya Askeri Hapishanesi'nde sistematik toplu infazlar gerçekleştirildiğini belgeledi ve hapishaneyi "insan mezbahası" olarak nitelendirdi.

Moskova ve Tahran destekli rejim

Beşar Esad ve kardeşi Mahir, geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki muhalif güçlerin Aralık 2024'te Şam'a girmesinin ardından Rusya'ya kaçtı. Bu gelişme, ülkedeki savaşın fiilen sona ermesiyle sonuçlandı.

Kremlin, savaş boyunca Esad rejiminin yanında yer aldı ve Eylül 2015 ile Aralık 2024 arasında rejim güçlerine diplomatik ve askeri destek verdi.

Rus hava kuvvetleri bu dönemde on binlerce hava saldırısı düzenledi. İzleme kuruluşlarının güvenilir olduğu değerlendirilen vakalara ilişkin kayıtlarına göre, bu saldırılarda yaklaşık 14 bin ila 24 bin sivil hayatını kaybetti.

Uluslararası Af Örgütü, Rusya'nın müdahalesinin ilk aylarında, yakınlarında tespit edilebilir bir askeri hedef bulunmayan bölgelerde düzenlenen ve en az 200 sivilin ölümüne yol açan altı saldırıyı belgeledi. Örgüt, bu saldırıların savaş suçu teşkil etmiş olabileceğini belirtti.

New York Times da Mayıs 2019'da 12 saatlik bir süre içinde Rus uçaklarının dört hastaneyi vurduğunu ortaya koydu. Physicians for Human Rights ise savaş boyunca Esad rejimi ve Rus güçleri tarafından sağlık tesislerine yönelik 244 saldırı kaydetti.

Moskova'nın paralı asker grubu Wagner de savaş boyunca Esad rejiminin yanında çatışmalara katıldı. Grubun faaliyetleri, Rus askeri istihbarat teşkilatı GRU'nun denetimi altında yürütüldü.

Esad rejimi aynı zamanda İran'la yakın işbirliği yaptı ve Tahran'ın "Direniş Ekseni" olarak adlandırdığı, Lübnan'daki Hizbullah, Gazze'deki Hamas, Yemen'deki Husiler ve Irak'taki silahlı grupları da kapsayan gevşek ittifakın önemli müttefiklerinden biri olarak görüldü.

Tahran, güçlerinin Suriye'deki savaşa doğrudan katıldığını reddetse de İran'ın savaş boyunca Esad rejimine destek vermek için yaklaşık 30 milyar dolar (26 milyar euro) harcadığı tahmin ediliyor. İran ayrıca, 2016'da Rus hava kuvvetleriyle doğrudan koordinasyon içinde yürütülen ve Halep'in yeniden ele geçirilmesini sağlayan operasyon da dahil olmak üzere, askeri harekatları planlamak ve yönetmek üzere Devrim Muhafızları Kudüs Gücü'nden binlerce personeli Suriye'ye gönderdi.

Hizbullah ise müdahalesinin en yoğun olduğu dönemde Suriye'ye 8 bine kadar savaşçı gönderdi. Örgüt, Esad rejimi açısından kritik öneme sahip ve son derece etkili bir kara gücüne dönüştü. İran ayrıca Irak, Afganistan ve Pakistan'dan savaşçılar devşirerek bunları Suriye ordusuna bağlı birliklere dahil etti. Bu yöntemle savaşçıların gerçek kökenlerinin gizlenmesi amaçlandı.

Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesinin ardından yeni Suriye yönetimi, Humus vilayetindeki Kusayr çevresinde Suriye topraklarını Lübnan'a bağlayan bir tünel ağı ortaya çıkardı. Şam yönetimi, Hizbullah'ın savaş boyunca bu tünelleri silah kaçakçılığında kullandığını açıkladı.

Hizbullah lideri Naim Kasım da Esad'ın devrilmesinden sonraki haftalarda bu ikmal hattının kaybedildiğini kamuoyu önünde kabul etti.

İşkence, cinayet ve uyuşturucu ticareti

Mahir Esad, Suriye ordusunun seçkin 4. Zırhlı Tümeni'nin komutanlığını yürüttü. Soruşturmacılar ve Batılı hükümetler, bu birimin devlet destekli yasadışı uyuşturucu üretimi ve ticaretinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtiyor.

Esad rejimi, savaş boyunca Orta Doğu piyasalarını dolduran ucuz ve yüksek derecede bağımlılık yapan amfetamin türü bir uyarıcı olan Captagon'un üretiminden büyük gelir elde etti.

ABD ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda hükümet, Mahir Esad ve bazı yakın çevresini, Lazkiye ve Kalamun Dağları'ndaki rejim kontrolündeki tesislerde Hizbullah'la işbirliği içinde Captagon üretimi ve ihracatını yönettikleri iddiasıyla yaptırım listesine aldı.

Suudi Arabistan, Ürdün, İtalya ve diğer ülkelerde düzenlenen operasyonlarda tek seferde on milyonlarca Captagon tableti ele geçirildi. New Lines Institute analistleri, Captagon ticaretinin zirve yaptığı dönemde Suriye ekonomisine yılda 10 milyar dolara (8,6 milyar euro) kadar gelir sağladığını, Esad ailesiyle bağlantılı ağların ise bundan yılda yaklaşık 2,4 milyar dolar (2 milyar euro) kazandığını tahmin ediyor.

Esad'ın devrilmesinin ardından yeni Suriye yönetimi, eski 4. Tümen üslerinde tespit ettiği üretim tesislerini imha etmeye başladı. Ancak Birleşmiş Milletler uzmanları, 2025'in sonlarında bölgede önemli miktarda Captagon stokunun hâlâ dolaşımda olduğunu bildirdi.

Ocak ayında gözaltına alınan Necib, yargılanan en üst düzey eski rejim yetkililerinden biri oldu. Eski Suriye ordusu tuğgenerali olan Necib, 2011'de Esad yönetimi sırasında ülkenin güneyindeki Dera vilayetinde Siyasi Güvenlik Şubesi'nin başında bulunuyordu.

Esad ve rejim yetkilileri başka ülkelerde de yargılandı

Esad ve rejimin üst düzey yetkilileri, Suriye dışında da hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı.

Almanya'da bir mahkeme, eski Suriye istihbarat yetkilisi Enver Raslan'ı Ocak 2022'de insanlığa karşı suçlardan mahkum etti. Raslan, Şam'daki bir gözaltı merkezinde işkence ve cinayetlerin denetlenmesinden sorumlu tutuldu. Karar, Esad rejiminin işlediği suçlar nedeniyle dünyanın herhangi bir mahkemesinde verilen ilk mahkumiyet oldu.

Paris'te bir mahkeme ise Mayıs 2024'te üç üst düzey Suriye istihbarat yetkilisini, 2013'te Şam'da bir baba ile oğlunun işkence ve öldürülmesindeki rolleri nedeniyle gıyaben ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.

Fransa ayrıca 2023'te kimyasal silah saldırıları nedeniyle Esad hakkında yakalama kararı çıkardı. Ülke, 2025'te ise 2017'de Dera'da bir Fransız-Suriyeli'nin öldürülmesiyle ilgili Esad hakkında ikinci bir yakalama kararı yayımladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise Esad hakkında iddianame hazırlamadı. Bunun temel nedeni, Suriye'nin Roma Statüsü'ne taraf olmaması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin davayı UCM'ye sevk etmemesi. Buna karşın BM İnsan Hakları Konseyi'nin Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, rejim güçlerinin kapsamlı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlediğini belgeledi.

Ek kaynaklar • AP

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

BM Genel Sekreteri'nden 'Suriye'ye uygulanan tüm yaptırımların kaldırılması' çağrısı

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Şam'da Suriye için uluslararası destek çağrısı

Suriyeli entelektüellerden AB'ye çağrı: Suriye kültürle yeniden ayağa kalkabilir