Yeni verilere göre, 2026'nın ikinci çeyreğinde Avrupa Birliği'nde üretilen elektriğin yarısından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.
Avrupa Birliği (AB), İran'a yönelik savaşın ardından temiz ve yerli enerjiye geçişi hızlandırma sözü vermesine rağmen doğal gaza bağımlılığını azaltmakta zorlanıyor.
Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) yeni verilerine göre, 2026'nın ikinci çeyreğinde AB'de üretilen elektriğin yüzde 54,1'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Bu oran, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 54,3 seviyesine kıyasla hafif bir düşüşe işaret ediyor.
AB'nin toplam elektrik üretimi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,2 arttı. Aynı dönemde doğal gazdan elektrik üretimi yüzde 3,9 yükselirken, yenilenebilir kaynaklardan üretimdeki artış yüzde 2,8'de kaldı.
Bu tablo, güneş enerjisindeki güçlü büyümeye rağmen ortaya çıktı. Güneşin yenilenebilir elektrik üretimi içindeki payı, geçen yılki yüzde 37 seviyesinden yüzde 41,6'ya yükseldi.
AB'nin neden daha fazla güneş enerjisine ihtiyacı var?
Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü'nde (IEEFA) elektrik sektörü analisti olan Jonathan Bruegel, Euronews Earth'e yaptığı değerlendirmede, yenilenebilir enerjinin payındaki düşüşün hidroelektrik, rüzgâr ve güneşi bir araya getiren çeşitlendirilmiş bir üretim yapısına duyulan ihtiyacı gösterdiğini söyledi.
Uzmanlar, bu yılın başlarında Avrupa'da kıta genelinde kuraklığa yol açan aşırı sıcak yaz koşulları nedeniyle Alp bölgesinde hidroelektrik üretimini besleyen su akışının "tarihin en düşük seviyelerine yaklaştığı" uyarısında bulunmuştu.
Enerji piyasası verileri sağlayan Montel, üçüncü çeyreğin başında Avusturya ve İsviçre'deki baraj rezervuarlarına ve nehir tipi hidroelektrik santrallerine ulaşan su miktarının ortalamanın yaklaşık yüzde 50 altında olduğunu bildirmişti.
Montel'e göre, düşük yağış nedeniyle Avusturya'nın temmuz ayındaki toplam hidroelektrik üretimi, son 15 yıl esas alınarak hesaplanan normal seviyenin yalnızca yüzde 51'inde kaldı. İsviçre'de bu oran yüzde 48 oldu. Almanya'da üretim normal seviyenin yüzde 63'üne, Fransa'da ise yüzde 68'ine geriledi.
Hidroelektrik üretiminde düşüşe yol açan hava koşulları, genellikle güneş enerjisi üretiminde artış sağlıyor ve böylece kaybın telafi edilmesine yardımcı oluyor.
İran savaşının başlangıcından bu yana güneş enerjisi, doğal gaz ithalatı ihtiyacını azaltarak AB'ye 35,4 milyar euro tasarruf sağladı. Buna rağmen güneş enerjisindeki artış, ikinci çeyrekte yüzde 0,1 yükselen doğal gazdan elektrik üretimini sınırlamaya yetmemiş görünüyor.
Bruegel, "Yenilenebilir kaynakların payı yüzde 50'nin üzerinde olmasına rağmen doğal gazın payı yüzde 13,3'te kaldı," dedi.
"Bu, hidroelektrik ve rüzgâr üretimi zayıfladığında doğal gazın yeniden devreye girdiğini gösteriyor. Üretimi kesintili olmakla birlikte hidroelektrik ve rüzgâra göre daha istikrarlı bir teknoloji olan güneş enerjisine, depolamaya ve esnekliğe daha fazla ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha ortaya koyuyor," diye ekledi.
Yenilenebilir enerjiye geçişte hangi AB ülkesi önde?
İkinci çeyrekte elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının en yüksek olduğu AB ülkesi, yüzde 97,7 ile Letonya oldu. Ülkedeki yenilenebilir elektrik üretiminin büyük bölümü hidroelektrik ve güneşten sağlandı.
Letonya'yı yüzde 94,3 ile Danimarka ve yüzde 92,2 ile Hırvatistan izledi.
En düşük paya sahip ülkeler ise yüzde 19,8 ile Slovakya, yüzde 20,9 ile Çekya ve yüzde 24,5 ile Malta oldu.
*Yenilenebilir kaynakların net elektrik üretimindeki payı ile brüt elektrik tüketimindeki payı farklı göstergelerdir.