Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

"Türkiye'de seçim sonuçları ne yolsuzluğun onaylanması ne de hoşgörülmesi anlamına gelir"

"Türkiye'de seçim sonuçları ne yolsuzluğun onaylanması ne de hoşgörülmesi anlamına gelir"
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye’de yapılan yerel seçimlerde gergin geçen kampanya döneminin ardından Adalet ve Kalkınma Partisi zaferini ilan etti. Şimdi gözler önümüzdeki dönemde iktidar partisinin atacağı adımlara çevrildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da parti genel merkezinde yaptığı balkon konuşmasında tüm halkı kucaklayarak demokratik kazanımları devam ettirecekleri sözünü verdi.

Euronews muhabiri Bora Bayraktar seçim sonuçlarını büyük oranda tahmin eden Konda Araştırma ve Danışmanlık şirketinden Bekir Ağırdır ile konuştu.

Türkiye’nin önce gelen seçim analistlerinden Ağırdır, 17 Aralık soruşturması ve bazı sosyal paylaşım sitelerinin kapatılması gibi konuların seçim üzerindeki etkilerini de değerlendirdi.

Daha fazla ayrıntı için tıklayabilirsiniz

Bora Bayraktar, euronews:
Hükümetle ilgili referandum niteliğindeki seçim sona erdi ve AK Parti çok önemli bir zafer kazandı. Sizin bu konu ile ilgili yorumunuz nedir? Nasıl oldu?

Bekir Ağırdır:
“Bunun birkaç tane sebebi var. Teknik sebepleri de var. 30 büyük şehirde yeni bir idari yönetim tanımlandı. Bu da seçmenlerin yüzde 77’si. Bir yandan da, Türkiye göç ediyor ve burası göçün devam ettiği bir toplum. Son 30 yılda bile 27 milyon kişi göç etmiş. Şimdi bu vurguyu şunun için yapıyorum. Türkiye toplumuna dair 1980 öncesi bildiğimiz veya sanayi toplumu sosyolojisi ile ilgili bildiğimiz her şey değişmiş durumda. Türkiye siyasetinin, entellektüellerinin, hatta üniversite ve medyasının fark etmediği ve hala kaale almadığı şey bu. Yani Türkiye toplumunun davranış kodlarına dair bildiğimiz her şey bu metropolleşme ve göçle beraber değişmiş durumda. Bir yandan da yine bütün dünyada olduğu gibi de sanayi toplumundan bilgi toplumuna dediğimiz bir başka gündelik hayat pratiği var.”

Bora Bayraktar:
Twitter ve Youtube yasağı, Gezi olayları ve 17 Aralık süreci. Bunlar orta vadede Türkiye’deki seçmenin tavrını hiç değiştirmez mi?

Bekir Ağırdır:
“Hayır değiştirir elbette. Yani hatta bunlar da değiştirdi zaten. Şimdi Gezi olaylarında AK Parti 5 puan birden kaybetti. Ama 2 ay içinde onu geri kazandı. Ya da 17 Aralık sürecinde Ocak’ta çok ciddi bir şekilde 5-6 puan düştü. Sonra Şubat’ta yeniden toparladı. Sonra Mart’ta yeniden düştü. Yani eğer normalde bu olaylar olmasaydı AK Parti 52-53’lerde bir oy oranına ulaşmıştı. Yani hiç kaybetmedi değil. Seçim sonuçları ne yolsuzluğun onaylanması ne de hoşgörülmesi anlamına gelir. Yolsuzluk hukukun ilgi alanı, sandık ise siyasetin alanı. Dolayısı ile Tayyip Bey de ve AK Parti de böyle bir hata yapıyor ve yapacak gibi görünüyor. Sandıktaki sonucun bütün bu hukuki boyutları da akladığı gibi bir sonucu yorumlayacaklar ya da böyle algılayacaklar gibi görünüyor. Ama hem AK Parti hem de muhalefet yanılıyor. Yani seçmen dün yolsuzluğu onaylama ya da onaylamamayı oylamadı. Seçmen genel olarak ülkeyi yönetme kapasitesini oyladı. Ama bu yönetme kapasitesinin ana belirleyicisi bu seçimlerde önceki seçimlerden farklı olarak kutuplaşma ve siyasi kimlikler oldu.”

euronews:
Bir de Barış ve Demokrasi Partisi var. Kürt bölgelerinde BDP önemli yerleri kazandı. Seçimde önemli başarı elde etti. Siz BDP’nin bu başarısını nasıl yorumluyorsunuz?

Bekir Ağırdır:
“Benim kanaatim oy oranından bağımsız olarak yerellerde ana muhalefet BDP’dir. Doğruluğu yanlışlığı ayrı, katılırız, katılmayız ayrı ama alternatif bir yerel yönetim modeli söyleyen BDP oldu. Ve de Kürt seçmenin ağırlıkta olduğu bölgede neredeyse bütün coğrafyayı yerel yönetim anlamında yönetir hale geldi. Dolayısı ile bence artık yerel yönetimlerde ana muhalefet oy oranına bakmaksızın, çünkü il sayısı ve coğrafya büyüklüğü olarak baktığınızda ve de alternatif bir siyasi model arayışı üzerinden baktığınız zaman BDP’nin çok önemli bir kazanım olduğu görülüyor.”

Söyleşinin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz