Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Rusya’nın yeni İdlib oyun planı: Ufukta ortak operasyon mu var?

Rusya’nın yeni İdlib oyun planı: Ufukta ortak operasyon mu var?
Copyright
Reuters
Metin boyutu Aa Aa

Rusya ve Türkiye arasında 17 Eylül’de Rusya’nın Soçi kentinde varılan İdlib mutabakatının planlandığı şekilde işlememesi sonucu bölgedeki dengeler kırılganlığını korurken, uzmanlar İdlib’e bir askeri operasyonun ufukta göründüğünü düşünüyor.

İdlib'de ortak bir askeri harekat gündeme gelirse bile Ankara bunun kapsamının mümkün olduğunca kısıtlı tutulmasına çalışacak

Dr. Emre Erşen Marmara Üniversitesi Türkiye-Rusya ilişkileri uzmanı

Rusya, İran ve Türkiye’nin, 28-29 Kasım tarihlerinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da Suriye’nin geleceğini masaya yatıracağı görüşmeler, giderek hassaslaşan sürecin geleceği açısından belirleyici olabilir. Rusya ve Türkiye’nin garantör olduğu İdlib mutabakatına göre, silahlı radikal grupların ve ağır silahların bölgeden belirli bir mühlet dahilinde tamamen çıkarılması ve 15-20 km derinliğinde silahsızlandırılmış bir tampon bölge kurulması gerekiyordu. Ayrıca bölgenin kontrolü de Rusya ve Türkiye tarafından sağlanacaktı. Ancak son tarih olan 15 Ekim’in dolmasına karşın cihatçı gruplar bölgeden tam olarak çekilmedi; ağır silahlar ise bölgeden çıkartılmadı.

İdlib’e ortak askeri operasyon ufukta

Euronews Türkçe’ye konuşan Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, söz konusu tampon bölgenin oluşturulması amacıyla Rusya’nın hava ve istihbarat desteğiyle yakında hem Türkiye’nin hem Suriye ordusunun İdlib’e birbiriyle koordineli ama birbirinden bağımsız ortak bir operasyon yapmaları ihtimalini yüksek görüyor. Rusya daha önce Fırat Kalkanı Harekatı sırasında Türk ordusuna benzer şekilde hava ve istihbarat desteği sağlamıştı. Dolayısıyla, bu tür bir işbirliğini taraflar daha önce test etmişti.

Her ne kadar güncel durum Türk ordusu ile rejim birliklerinin İdlib’de El Kaide’ye yakın Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) gibi radikal unsurlara karşı birlikte, omuz omuza savaşması anlamına gelmese de, Has’a göre bu operasyon ile Ankara’nın Şam’la ilişkilerinde belli bir ölçüde yumuşama ve zorunlu olarak doğrudan bir iletişim ortamı doğacaktır. "Tampon bölgenin de ilk tasarlanan 15-20 km’den fazla bir büyüklüğe erişmesi ve radikal grupların Türkiye sınırlarına daha da ötelenerek nispeten daha küçük bir cebe sıkıştırılması olası," diyen Has, ilk etapta İdlib’deki terör örgütlerinin tamamen temizlenmesinden ziyade geri çekilmelerini zorlayıcı bir operasyonun amaçlanacağını düşünüyor.

Operasyon HTŞ’yi temizler mi?

Uzmanlar böylesi bir ortak harekatın başarılı olacağı düşüncesinde. Ancak, Ankara’nın İdlib mutabakatına göre sorumlu olduğu bölgede radikal terör gruplarıyla mücadelede Türk ordusu açısından zayiat riski de doğabileceğine dikkat çekiyorlar.

“Bu ise her şeyden önce Suriye’deki terörün temizlenmesi “ihalesini” Ankara’nın Soçi mutabakatıyla neden gereksiz yere kendi üzerine aldığı sorusunun cevaplanmasını gerektirir,” diyor Has. Esad rejimi, Cumartesi günü (24 Kasım) İdlib’deki sivil yerleşimlere ve çok sayıda okulun bulunduğu bir bölgeye ağır silahlarla saldırılar düzenledi ve 5 kişinin ölümüne yol açtı. Öte yandan, Moskova, Pazar günü Suriyeli muhaliflerin Halep kentine klorin gazlı bombalı saldırı gerçekleştirdiğini öne sürerek, bu konuyu, ateşkesin garantörü olan Ankara ile görüşeceğini açıkladı. Zira Rusya Savunma Bakanlığı’nın iddiasına göre, saldırı İdlib bölgesinden yapıldı. Rus Savunma Bakanı Sergei Shoygu ve Türk mevkidaşı Hulusi Akar, Soçi'de imzalanan mutabakat çerçevesinde İdlib’deki durum konusunda Cumartesi ve Pazar günleri telefonla görüştüler. 15 Kasım’da ise, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’ndan oluşan bir Rus delegasyonu Türkiye’deki meslektaşlarıyla Ankara’da İdlib konulu bir toplantı gerçekleştirmişti.

"İdlib mutabakatının tam olarak uygulanmaması Rusya'yı zora sokuyor"

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) Genel Direktörü Andrey Kortunov da İdlib mutabakatının öngörülen mühlete göre tam olarak uygulanamamasının Rusya’yı zora soktuğu görüşünde. Euronews Türkçe’ye konuşan Kortunov, “Buradaki mesele, mutabakatın daha ne kadar uzatılabileceği ve Rusya’nın Şam’ı büyük bir kara operasyonu gerçekleştirmek konusunda daha ne kadar süre durdurabileceği,” diye vurguluyor. Kortunov, İdlib’e ortak bir operasyonu olası görüyor; ama burada kilit meselenin İdlib’in nihai statüsü konusunda Rusya ve Türkiye’nin ortak bir zeminde buluşması olduğunu düşünüyor. “Bir süreliğine İdlib’de Rus-Türk ortak askeri polis gücü olabilir. Ancak, Esad bölgedeki denetimi ele geçirmek üzere iddialarını sürdürecektir,” diye ekliyor Kortunov.

Operasyonun sonraki aşaması ne olur?

Böylesi bir operasyonun gerçekleşmesi ve başarılı olması durumunda, uzmanlara göre bir sonraki hedef Fırat nehrinin doğusunda bir operasyon başlatmak olacak. Rusya’nın“patron” olduğu Fırat’ın batısının aksine bu bölgede sahanın hakimi, ABD’nin desteklediği ve Kürt silahlı güçlerinin ağırlıkta olduğu Suriye Demokratik Güçleri.

Bu operasyonda Ankara ile Washington’un anlaşması ise, uzmanlara göre Ankara-Moskova hattında bir kırılma doğurabilir. Dr. Has’a göre, bu durumda Ankara ile Moskova’nın garantör olduğu Astana süreci ve sonrasında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne” dair ilkelere halel geleceği için, Ankara’nın tek başına Fırat’ın doğusunda Moskova’dan habersiz veya Moskova’yı devre dışı bırakacak şekilde Washington’la iş tutarak bir operasyona girişmesi, Türk ordusunun Suriye’den çıkması yönünde Rusya’nın çabalarını artırmasıyla sonuçlanabilir. “Bu yüzden, İdlib’de sükûnet sağlandığı takdirde, Fırat’ın doğusunda yola ABD ile mi yoksa Rusya ile mi devam etme konusunda Ankara’nın bir karar alması gerekecek,” diyen Dr. Has ekliyor: “Potansiyel açıdan Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda iki ülke ile de işbirliği yapabilme kapasitesi olsa da hangi tarafı seçerse seçsin maliyeti oldukça yüksek olacak.”

Süre doluyor: Diplomasi yeterli gelecek mi?

Marmara Üniversitesi’nden Türkiye-Rusya ilişkileri konusunda uzman Dr. Emre Erşen de Rus yetkililerden son günlerde gelen açıklamalara bakıldığında İdlib konusunda Türkiye'nin girişimlerine tanıdıkları sürenin dolmak üzere olduğunu düşünüyor. Euronews Türkçe’ye konuşan Erşen, “Rusya mutabakatta belirtilen son tarih olan 15 Ekim'in üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen silahlı grupların bir kısmının bölgeden çekilmemiş olması nedeniyle rahatsızlığını gizlemiyor,” diyor. Erşen’e göre, Ankara ve Moskova arasındaki üst düzey askeri görüşmelerin de son birkaç gün içinde hız kazanması, İdlib konusunda askeri bir seçeneğin müzakere edildiğine işaret ediyor. Uzmanlar Türkiye’nin son dakikaya kadar diplomatik girişimlerini sürdürme ihtimalinin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor. Erşen, “Eğer ortak bir askeri harekat gündeme gelirse bile Ankara bunun kapsamının mümkün olduğunca kısıtlı tutulmasına çalışacaktır. Astana toplantısından bu konuyla ilgili bazı işaretler gelebilir,” diyor. Ancak Erşen’e göre Suriye’de Türkiye ve Rusya arasındaki işbirliği, her ne kadar ABD’nin hoşuna gitmese de, bu işbirliği sayesinde İdlib’de yeni bir insani krizin önlendiği de unutulmamalı. “Özellikle Avrupa ülkeleri bu konuda Türkiye-Rusya eksenine daha yakın görünüyor. Tüm ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanan gruplara karşı olası bir askeri harekat yapılması ve bu harekatın kapsamının kısıtlı tutulması durumunda Batı'dan bu aşamada çok ciddi bir tepki geleceğini düşünmüyorum,” diyor Erşen.