Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Türkiye ekonomisinde dengelenme değil durgunluk yaşanıyor - Görüş

Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, Euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

Yazar: Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

Reel sektöre ilişkin açıklanan veriler Türkiye’de “dengeleme” yerine bir durgunluk sürecine girildiğine işaret ediyor.

Yalçın Karatepe İktisatçı

Ekonomi yönetimi Türkiye ekonomisine ilişkin yaptığı açıklamalarda yaşanan ekonomik sorunların kontrol altına alındığı ve bir dengelenme sürecine girildiğini belirtse de, açıklanan veriler bu iddiaları teyit etmiyor, aksine sorunların giderek derinleştiğini gösteriyor.

Dengelenme açıklaması ağırlıklı olarak kurların Ağustos ayında ulaştığı seviyelerden gerilemiş olmasına, faizlerde bir miktar düşüşe ve Kasım ayı TÜFE’de yaşanan küçük miktar gerilme dikkate alınarak yapılıyor. Ancak döviz kurları düşmüş olmasına rağmen liranın yılbaşına göre hala yaklaşık %40 değer kaybettiği görülüyor. Enflasyonda yaşanan gerilemenin ise uygulamaya konulan vergi indirimleri ve daralan iç talepten kaynaklandığını biliyoruz. Bankacılık sektörü üzerine uygulanan baskıların nominal faiz oranlarının düşmesine yol açmasına rağmen, bankalar tarafından faiz kaybını telafi etmek için uyguladıkları yüksek oranlı komisyonlar nedeniyle kredilerin toplam finansman maliyetinin hala çok yüksek seyrettiğini de biliyoruz. Dolayısıyla bu göstergelere bakarak ekonomide bir dengelenme yaşandığını söylemek mümkün değil.

Reel sektöre ilişkin açıklanan veriler Türkiye’de “dengeleme” yerine bir durgunluk sürecine girildiğine işaret ediyor.

Geçen hafta açıklanan 2018 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamı ekonominin hızla yavaşladığını gösteriyordu; GSYİH büyüme hızı %1.61 olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki çeyreğinde açıklanan %7,2 ve %5,3’lük büyüme verilerinden sonra gelen bu sayı ekonomide çok hızlı bir yavaşlamanın olduğunu ortaya koyuyordu.

Yılın son çeyreğine ilişkin büyüme rakamları Mart 2019’da yayınlanacaktır ancak 17 Aralık tarihinde açıklanan sanayi üretim endeksi ve işsizlik verileri ise dördüncü çeyrekte yaşanan ekonomik durgunluğu şimdiden net bir biçimde ortaya koyuyor. Sanayi Üretim endeksi son çeyreğinin ilk ayı olan Ekim 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %5,7 oranında azaldı.

Anadolu Ajansı’nın yaptığı beklenti anketine göre Ekim ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde %3,5 gerileyeceğini tahmin ediliyordu. Açıklanan veriler ekonomik yavaşlamanın tahmin edilenden daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Üretimin çok hızlı azalması ülkenin durgunluğa girdiğini gösteriyor. Yüksek seyreden enflasyon oranı ile birlikte değerlendirildiğinde stagflasyonun da yaşanmaya başladığı ortaya çıkıyor.

Üretimde azalma hemen tüm sektörlerde gözleniyor

Sanayi üretim verileri, madencilik ve dayanıklı tüketim malı grupları dışında, tüm sektörlerde gerilemenin olduğunu gösteriyor. İmalat sanayinde %6,5 oranında bir gerileme yaşanırken, en hızlı daralma aramalı ve sermaye malı üreten sektörlerde gerçekleşmiş. Aramalı üretimi Ekim ayında %9,5 azalırken sermaye malı üretimi %6,7 oranında küçülmüş. Gelecek dönemlerin üretim kapasitesinin belirleyicisi olan sermaye mallı üretiminin çok yüksek oranda azalması ekonominin içine girdiği durgunluğun uzun süre devam edeceğinin de bir göstergesi. Sermaye mallarına olan talep özellikle yatırımcıların ve üreticilerin gelecek döneme ilişkin ekonomik beklentilerinin önemli bir göstergesi. Ekonominin yavaşlayacağını düşünen üreticiler sermaye mallarına olan taleplerini de düşürürler çünkü bu malları kullanarak üretecekleri ürünleri satabileceklerine yönelik olumsuz bir beklentiye sahiptirler.

İşsizlik oranı yükseliyor

Bir taraftan sanayi üretimi azalırken buna paralel olarak işsizlik oranı da artıyor. TÜİK tarafından açıklanan Eylül 2018 dönemine ait veriler Türkiye’deki toplam işsiz sayısının geçen yılın aynı ayına göre 330 bin artarak 3,75 milyon kişiye ulaştığını gösteriyor. Tarım dışı işsizlik oranı %13,5 olurken, genç nüfusta işsizlik 1,6 puan artarak %21,6 olarak gerçekleşti.

Sanayi üretiminin Ekim ayında hızla gerilediği de dikkate alındığında, Ekim ayı için açıklanacak olan işsizlik oranının daha yüksek çıkacağı açık.

Üretimin yavaşladığı, işsizliğin arttığı bir süreçte Türkiye ekonomisinde bir dengelenmeden değil bir durgunluktan bahsetmek mümkün.