Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Video | CHP adayı İmamoğlu: İstanbul hayat kalitesini mahveden bir kabusa dönüştü

Video | CHP adayı İmamoğlu: İstanbul hayat kalitesini mahveden bir kabusa dönüştü
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ekrem İmamoğlu İstanbul için beş büyük vaadini ve bunları nasıl gerçekleştireceğini açıkladı.

İmamoğlu İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nın düzenlediği tanıtım toplantısında Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ardından bir konuşma yaptı.

İstanbul için 5 büyük somut hedefim var diyen İmamoğlu bunları şu şekilde sıraladı:

1. İstanbul'un ulaşım ve trafik sorununu çözmek.

2. İstanbul'daki kent yoksulluğu ile mücadele etmek ve pahalı yaşamı ucuzlatmak.

3. İstanbul’da doğru kentsel planlama ile çevre, imar ve deprem sorunlarını çözmek.

4. İstanbul’un işsizlik sorununu çözmek, yeni ekonomi ve yaratıcı endüstriler için

İstanbul’u bir çekim merkezine dönüştürmek.

5. İstanbul’un yasam kalitesini yükseltmek, kültür, sanat ve spor faaliyetlerini, İstanbul’un tamamına yaymak.

Ekrem İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Peki bunları nasıl yapacağım? 5 temel yönetim anlayışıyla, her şeyden önce bir Kent Anayasası'yla. Toplumsal uzlaşmayla yazacağımız yeni bir mutabakat belgesiyle.

Kente özen ve insana saygıyla. Demokratik katılım ve ortak akılla. Sürdürülebilirlik ve inovasyonla. Yaşam kalitesi önceliği ile."

"İstanbul hayat kalitesini mahveden bir kabusa dönüştürüldü"

Akıl, sağduyu ve uzlaşmayı reddeden bir yönetim anlayışıyla İstanbul'da hayatın kaosa dönüştürüldüğünü, kentin geleceği için değişim zamanının geldiğini herkes gibi kendisinin de gördüğünü söyleyen İmamoğlu, "Bu kent, içinde yaşayanların hayat kalitesini mahveden bir kabusa dönüştürüldü. Doğası tahrip edildi. Kaynakları hoyratça yağmalandı. İnsanları kapalı mekanlara hapsedildi. Ayrıştırıldı, kutuplaştırıldı. İstanbul böyle devam edemez. Böyle yönetilemez. İstanbul bu yolla bir dünya kenti olamaz. İstanbul bu yolla asla mutlu olamaz." şeklinde konuştu.

Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasından bazı satır başları şöyle:

"İstanbul iradesi bağlı yöneticiler tarafından yönetilemez, yönetilemiyor"

"İstanbul Avrupa’daki pek çok ülkeden büyük. İstanbul tek başına bağımsız bir ülke olsaydı,dünyanın ilk 25-30 büyük ekonomisi arasında yerini alırdı.

Bu yüzden, İstanbul Ankara’dan yönetilemez, yönetilemiyor.

İstanbul, iradesi bağlı yöneticiler tarafından yönetilemez, yönetilemiyor. İstanbul eski model yöneticiler tarafından yönetilemez, yönetilemiyor.

İstanbul günübirlik yönetilemez, yönetilemiyor.

Bu şehir ancak, genç, dinamik, yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir. Ben İstanbul’u yeniden küresel iddia sahibi bir marka kent haline getirmek için adayım. İstanbulluların mutlu ve özgür olmaları için adayım.

"İstanbul'un ekonomisini büyütmek iş olanakları yaratmak için adayım"

İstanbul’un ekonomisini büyütmek, iş olanakları yaratmak ve gençlerin yeniden umudu haline getirmek için adayım. İstanbul’u yaşanılır bir çevreye kavuşturmak, dünyanın yetenekli insanlarını ve kalıcı yatırımları çekecek bir cazibe merkezi yapmak için adayım.

Ben, cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. O insanların, iyiye, güzele duyduğu ihtiyaçtan alıyorum. Başarıyı görünce verdiği sonsuz destekten alıyorum. Ben bu şehrin insanlarına, siz değerli İstanbullulara inanıyorum. Sizlere, gençlere, kadınlara, emekçilere, esnafa, iş insanlarına, her yaştan, her kökenden, her hayat tarzından hemşehrilerime, en çok da bu şehrin o güzel çocuklarına inanıyorum.

"Umutsuz, sandığa gitmeyenlere sesleniyorum: Yok öyle şey"

Sandık başına gitmekten vazgeçmiş, ne yapsam olmuyor diyen, umutsuzluğa kapılmış tüm hemşehrilerime buradan seslenmek istiyorum. Yok öyle şey! Birlikte çalışacağız ve birlikte kazanacağız. Zafer hepimizin olacak, başaracağız.

Dört yıl önce yapılan yerel seçimlerde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu 31 Mart 2014 tarihinde Beylikdüzü Belediyesi'nde yapılan devir teslim töreninde konuşuyor.

"Beş yıl sonra Allah senden razı olsun desinler diye adayım"

Ben, bu kentin ömrü yollarda geçen çileli insanları, 5 yıl sonra karşıma çıksınlar ve "Trafikte sayende insan olduğumu hissettim." desinler diye adayım. Bu kentin sahipsizleri, işsizleri, düşük gelirlileri, esnafları, gençleri, kadınları, erkekleri, çocukları, emeklileri 5 yıl sonra karşıma çıksınlar ve "Belediyemden hizmet alırken, kreşe çocuğumuzu verirken, haklarımızı kullanırken insan olduğumuzu hissettik. Allah senden razı olsun." desinler diye adayım.

Ben bunu İstanbul’un en güzel ilçelerinden birinde başardım. Sadece 5 yılda, insanların bunu dediğine binlerce kez şahit oldum.

"Kenti bu hale getirenler bile pişman, ihanet ettik diyorlar"

İstanbul yolunu ve yörüngesini yitirdi. Hikayesini yitirdi. İstanbul’un su anda bir yol haritası yok. İstanbul nereye gittiğini bilmiyor. Gecekonduların içinde gökdelenler yükseliyor. Kenti bu hale getirenler bile pişman ve pişmanlıklarını dile getiriyorlar. Kente ihanet ettik diyorlar.

Nüfusun nereye gideceğini kimse tahmin bile edemiyor. Oysa değerli dostlar, bizim 2050’de bile geçerli olabilecek bir vizyona ihtiyacımız var. Bu yüzden Kent Anayasası diyoruz. Kente ihanet edilmesin, uzun vadeli stratejik kararlar, ortak akılla ve mutabakatla alınsın istiyoruz. Dediğim dedik olunmasın, kentin ortak iradesi her şeyin üstünde olsun istiyoruz. İstanbul’un 2050 hedefini bilelim, 2050 yılına çocuklarımızı, gençlerimizi hazırlayalım. İşte bu yüzden İstanbul, Ankara’dan yönetilemez diyorum.

"Mahalle meclislerinde demokratik katılımcılığı desteklemeyi vaat ediyorum"

Mahalle meclisleri kurmayı, 961 mahalle muhtarını işin içine katmayı, yerel demokrasiyi ve demokratik katılımcılığı desteklemeyi vaat ediyorum. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak projeler kadar demokratik süreçlere sahip çıkmanın da başarmanın ve barış içinde huzurla yaşamanın olmazsa olmazı olduğuna inanıyorum.

Başkanın kisişel başarısından, çok İstanbul’un sürdürülebilir başarısının buradan geçtiğine inanıyorum. Böyle bir kent, dünya üzerinde yaşayan herkesin merakla görmek, tatmak, içinde olmak, yaşamak, hatta yerleşmek ve çalışmak isteyeceği bir kent olacaktır. İstanbul böylece dünyanın merkezi olacaktır.

"Trafikte konforsuz yolculuk herkese stres olarak dönüyor, trafik kaosu kader değil"

İnsanları çok büyük mesafelerde yolculuk yapmaya mahkûm ediyorsunuz. Trafik kaosu bu kentin kaderi değildir, olamaz.

Benim hemşehrilerim, gündelik hayatının ortalama iki saatini yollarda tüketiyor. Bir başka deyimle her birimizin hayatından günde ortalama 2 saat çalınıyor. Trafikte heba olan bu konforsuz ve pahalı yolculuk, her birimize stres olarak geri dönüyor.

Kıt kanaat geçinen pek çok İstanbullunun gelirinin önemli bir kısmı sadece ulaşıma gidiyor. Her gün ortalama üç-dört vasıta değiştirmek zorunda kalan

milyonlarca kişi var bu kentte.

Trafiği çözeceğiz. Ortak akılla, azimle, bilimle, öncelikle, kararlılıkla çözeceğiz. Bir zamanlar çok önemli proje gibi görünen vaatlerin, zaman içinde çok büyük sorunlara dönüşmesinin, yeni problemlere kapı aralamasının altında yatan en önemli unsur katılımcılık eksikliğidir, şeffaflık eksikliğidir."