Son Dakika

Son Dakika

Türk Akımı mı, Rus Akımı mı? Boru hattı en çok kime yarıyor?

Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, Euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

Kırım'ın ilhakından sonra AB ve ABD tarafından Rusya’ya uygulanan ambargo ve Ukrayna’nın enerji güzergahı üzerindeki kilit konumunun bertaraf edilmesinin amaçlanması, Rusya için doğal gaz boru hattı projelerinin yeniden değerlendirilmesine neden olmuştur. Putin, 2014 yılı sonlarında Türkiye’ye yaptığı ziyaret esnasında Karadeniz altından Avrupa’ya gaz taşıyacak Güney Akım Projesi’nin (2007 yılında Gazprom ve İtalyan ENI ortaklığı ile Karadeniz deniz tabanında inşa edilecek boru hattı ile Ukrayna baypas edilerek Rus gazının Avrupa’ya taşınacağı açıklanmıştır. AB’den gelen itirazlara rağmen İtalyan ENI, Fransız Electricité de France ve Alman Wintershall projeye ortak olmuşlardır. Geçiş güzergahı için Bulgaristan ve Sırbistan seçilmiştir.) iptal edildiğini, bunun yerine Türkiye üzerinden geçecek Türk Akımı adlı yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını kamuoyuna duyurdu.

Bu ziyaret esnasında Gazprom ve BOTAŞ arasında boru hattına ilişkin ilk anlaşma yapıldı. Ancak Eylül 2015 tarihinde Rusya’nın Suriye’ye askeri olarak doğrudan müdahalesi, Türk Akımı için yapılan anlaşmanın onaylanmasını bir süre durdursa da, Haziran 2016’dan sonra ikili ilişkilerde yaşanan yumuşama Türk Akımını olumlu etkilemiştir. Türkiye ve Rusya arasında Türk Akımı Boru Hattı Projesi’ne yönelik anlaşma 10 Ekim 2016 tarihinde İstanbul’da imzalanmıştır.

Türk Akımı Projesi için döşenmesi planlanan boru hattının Güney Akım Projesi'ne göre 2 bin 100 kilometre daha kısa olması (Güney Akım Boru Hattı, 931 kilometresi Karadeniz, bin 455 kilometresi Avrupa karasında toplam 2 bin 386 km) sadece deniz güzergahı için 10 milyar dolar tasarruf edilmesine neden olacağından, tasarruf edilen bu miktar petrol fiyatlarında yaşanan düşüş nedeniyle zora giren Rus ekonomisine rahat bir nefes aldırmıştır.

Türkiye'nin yıllık doğal gaz ihtiyacının yüzde 53'ünü Rusya karşılıyor

Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketimi 53,5 milyar metreküptür. Rusya yaklaşık 28,5 milyar metreküp ile Türkiye’nin yıllık doğal gaz ihtiyacının yüzde 53’ünü karşılamaktadır. Büyük oranda doğal gaz tedarikinde Rusya’ya bağımlı olan Türkiye, enerji güvenliği açısından alternatif yollara yönelmek yerine, Rusya ile yeni boru hattı projeleri üzerinden daha yakın iş birliği içerisinde bulunmayı tercih etmektedir. Türk Akımı Projesi bunlardan bir tanesidir.

Türk Akımı Projesi; Rusya Federasyonu’ndan başlayarak Karadeniz üzerinden her biri yıllık 15,75 milyar metreküp kapasiteli, deniz ve kara bölümlerinde inşa edilecek iki boru hattından oluşan ve toplamda 31,5 milyar metreküp kapasiteye sahip olacak yeni bir gaz boru hattıdır.

Deniz bölümünde yer alan iki hattın inşası ve işletimi Rusya Federasyonu tarafından yapılacaktır. Kara bölümündeki hatlardan biri Türkiye’ye doğal gaz iletmek üzere Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi tarafından inşa edilecektir. Anlaşmayı uygun bulan kanunun gerekçesine göre; Avrupa’ya gaz ihraç etmesi planlı Trakya’da inşa edilecek diğer hattın ise, inşa ve işletimi yüzde 50 oranında ortaklık payı ile iki ülkenin belirleyeceği şirketler tarafından kurulacak yeni bir şirket tarafından yapılacaktır.

Halihazırda Rus doğal gazının Türkiye’ye arzı; Ukrayna ve Bulgaristan topraklarından geçerek Malkoçlar’a ulaşan “Batı Hattı” ile Karadeniz altından geçerek Samsun’a ulaşan “Mavi Akım Hattı” üzerinden gerçekleştirilmektedir. Türk Akımı projesi kapsamında inşa edilecek boru hattının devreye girmesi ile Batı Hattı’ndan alınan gazın, doğal gaz arzına ilişkin mevcut sözleşmelerin ticari şartları ve koşulları değişmeden Türk Akımı üzerinden satın alınmasına devam edilecektir. Bu anlaşma 30 yıl süreyle yürürlükte kalacaktır. 19 Kasım 2018 tarihi itibariyle Türk Akımı’nın denizin altından geçen kısmı tamamlanmıştır. Türkiye’ye ilk gazın 2019 yılı sonunda dağıtımı planlanmaktadır.

Türk Akımı Anlaşması Türkiye’nin menfaatleriyle ters düşebilecek düzenlemeler içermektedir

Türk kamuoyunda Türk Akımı projesine yönelik olarak, Rusya’dan daha ucuza gaz alınacağı, Türkiye’nin Avrupa’ya doğal gaz transferinde merkez ülke olacağı konusunda olumlu bir hava oluşturulmuştur. Ancak iki ülke arasında yapılan anlaşmanın tüm maddeleri etraflıca incelendiğinde, kamuoyunda oluşan olumlu havanın aksine, anlaşmanın Türkiye’nin menfaatleriyle ters düşebilecek düzenlemeler de içerdiği görülmektedir

Avrupa’ya Gaz Transferinde Gazprom Tekel Olacak

Anlaşmada Türkiye’ye satılacak doğal gazda indirim yapılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine, anlaşmanın uygun bulunduğu kanunun gerekçesine göre Batı Hattı için geçerli olan ticari koşullar aynen geçerliliğini korumaya devam edecektir. Bu durumda Türk Akımı ile Rusya, Batı Hattı için Ukrayna’ya ödeyeceği doğal gaz transit ücretini ödemeden Türkiye’ye doğal gaz satacağı için daha fazla kar elde edecektir. İkinci boru hattı ile gelecek 15,75 milyar metreküp doğal gazın yüzde 50 iştirakle kurulacak ortak şirket tarafından inşa edilecek kara boru hattı ile Avrupa’ya ihracı planlanmasına rağmen, anlaşmanın 11. Maddesi farklı koşullar da ileri sürmektedir.

Bu maddeye göre; Rusya Avrupa’ya ihraç için kullanılacak Deniz-2 ve Kara-2 boru hatlarını tek taraflı olarak iptal etme hakkına sahiptir. Ayrıca, anlaşmada ismi açık bir şekilde Deniz-2 ve Kara-2 boru hatlarının iştiraki olarak zikredilen Gazprom Şirketi, bu hatlar üzerinden üçüncü ülkelere yapılacak gaz transiti için Türkiye’den herhangi bir izin, onay veya lisans almaya ihtiyaç duymayacaktır. Bu maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere, Avrupa’ya gönderilecek gaz üzerinde Türkiye’nin tasarrufu olmayacaktır. Gazprom istediği takdirde başka bir ülkede inşa edeceği boru hattını kullanarak Avrupa’ya gaz satabilecektir.

Boru Hattı Nereden Geçecek?

Son birkaç ay içerisinde Bulgaristan ve Yunanistan’ın sadece Rusya nezdinde Trakya’dan sonra Türk Akımı'nın devamı niteliğindeki boru hattını kendi topraklarından geçerek Güney Avrupa’ya gaz transferi yapılması için girişimde bulunması da fiili olarak bu güzergah için karar yetkisinin Rusya’da olduğunu göstermektedir.

Nitekim, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından, 18 Ocak 2019 tarihinde Sırbistan’a yapılan ziyaret esansında Türk Akımı ile gelecek gazın Bulgaristan üzerinden Sırbistan’a ve oradan da Macaristan’a dağıtılacağının açıklanması ve Gazprom’un Banatski Dvor yeraltı doğal gaz depolama tesislerinin kapasitesinin artırılması için 1,4 milyar dolar yatırım yapacak olması bu savı doğrulamaktadır.

Güney Akım Yeniden Türk Akımı Olarak Doğdu

Türk Akımı Projesi'nin bu haliyle Rusya açısından iptal edilen Güney Akım Projesi ile aynı amaca hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Rusya Ukrayna’yı baypas ederek, Türkiye’yi doğal gaz tedarikinde, daha ucuza mal ettiği bir proje ile daha fazla kendisine bağlayarak ve karşılığında büyük bir taviz vermeden Türk Münhasır Ekonomik Bölgesini kullanarak akıllıca bir projeyi hayata geçirmiştir. Yunanistan veya Bulgaristan üzerinden Sırbistan ve Macaristan’a satacağı doğal gaz ile jeopolitik olarak da konumu sağlamlaştırarak kendisine yeni manevra sahası açmıştır. Avrupa’ya enerji transferinde Türk Akımı ve Kuzey Akım-2 projeleri ile Ukrayna’yı baypas edebilecek koşulları oluşturmuştur.

Sonuç olarak; Türkiye Suriye’de yaşadığı politik açmazı Rusya üzerinden aşmaya çalışınca Rusya bu durumu çok iyi değerlendirerek, AB ve ABD baskısıyla iptal etmek zorunda kaldığı Güney Akım Projesi'ni 10 milyar dolar daha ucuza ve daha avantajlı koşullarda Türk Akımı adı altında yeniden hayat geçirmiştir. Bu şartlar altında Türkiye’nin Avrupa’ya Rus gazının transferinde merkezi ülke konumunda olduğunu iddia etmek gerçekçi olmayacaktır. Bunun yerine transit ülke tabiri daha uygun olacaktır. Türk kamuoyu nezdinde kaybettirdikleri ile çok fazla gündeme gelmeyen projenin, ilk olarak isminin Türk Akımı mı, Rus Akımı mı olması gerektiğine dair bir tartışmanın başlaması birçok sorunun yeniden cevaplandırılmasına vesile olabilir.

* Mehmet Cem Demirci, Deniz güvenliği uzmanı