Son Dakika

Son Dakika

Kürtler Suriye'deki savaşın neresinde? ABD çekildikten sonraki seçenekleri neler?

Kürtler Suriye'deki savaşın neresinde? ABD çekildikten sonraki seçenekleri neler?
Metin boyutu Aa Aa

ABD'nin Suriye'den çekilme planı sonrası Kürtlerin bölgedeki geleceği merak konusu. Kürt tarafı, Suriye'nin kuzeyinde ABD'nin çekilmesi sonrası Türkiye'nin atabileceği adımlardan endişeli. Donald Trump, Ankara'nın Fırat'ın doğusunda Kürt güçleri hedef alması halinde 'ekonomik yıkıma uğrayacağı' mesajını vermişti.

Peki Kürtler Suriye savaşının neresinde duruyor? Onları ABD'nin çekilmesi ve Türkiye'nin atabileceği adımlar neticesinde nasıl bir gelecek bekliyor?

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Menbiç ve Fırat’ın doğusuna olası operasyon iddialarına ilişkin olarak, ‘Hazırlıklarımızı yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla yeri ve zamanı geldiğinde gereği yapılacak’ açıklaması, ABD’nin Suriye’den çekilme planı sonrasında Suriye Kürtlerinin bölgedeki geleceğini yeniden masaya yatırdı.

Türkiye’nin bölgeye olası bir operasyonunda yaklaşık 80 bin askerin kullanılacağı ve operasyonun 30 bin kilometrekarelik bir alanı kapsayacağı kaydediliyor.

Ancak, ABD’nin aşamalı çekilme planı sırasında ve sonrasında Kürtlerin Suriye’de hangi bölgesel gücün yanında konumlanacağı, olası operasyonun parametrelerini de etkileyecek. Keza, Astana süreci çerçevesinde Suriye’deki iç savaşa siyasi bir çözüm bulmak üzere bölgesel ortaklıklarını sürdüren Ankara, Moskova ve Tahran, Kürtlere yönelik politikaları üzerinden bir kırılma yaşayabilir.

Türkiye’nin olası bir operasyon gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki Kürt grupların kendilerini koruyacak bir hami arayışı içerisine girmesi kaçınılmaz. Bu da Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığından rahatsız olan Rusya ve İran gibi bölge güçlerinin Kürtlere yönelik stratejik hamleleri için bir gerekçe hazırlıyor.

Esad uzlaşmaya arayışında

Esad yönetimi de ABD’nin bölgeye geri dönmesini önlemek ve çekilme sonrası doğacak boşlukta kendi vatandaşı olan Kürtlerin kendisine yönelik olarak yeniden koz olarak kullanılmasının önüne geçmek amacıyla Kürtlerle gerginliği kızıştırmaya dönük adımlar atmaktan çekinecektir.

Şam, son olarak Türkiye’nin “yayılmacı emeller” olarak nitelendirdikleri politikaları karşısında, Suriyeli Kürt gruplarla diyalogu yoğunlaştırma yönündeki hedefini açıkladı.

Kürtlerle Suriye yönetimi arasında bu zamana dek birçok toplantı gerçekleşti. Yeni anayasa sürecinde ise bir Kürt temsilci, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin adının “Suriye Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini, herhangi bir ulusal veya dini aidiyete yer verilmemesini teklif etti.

Federalizm ve bağımsızlık harici önerilere açık görünen Esad yönetiminin kendi şartlarını dayattığı belirtilen bu toplantılardan henüz bir anlaşma çıkmış değil.

19 Şubat günü Reuters’a konuşan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın üst düzey danışmanlarından Buseyna Şaban, Suriyeli Kürtlere özerlik verilmesine karşı olduklarını açıkladı.

Suriyeli Kürtler otonom yapıyı korumak istiyorlar

Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda yerleşik Kürtler, Esad yönetimi ile uzlaşma amacıyla hazırladıkları yol haritasını Şubat ayı başında Rusya'ya iletmiş, otonom yapılarını korumaya yönelik kırmızı çizgilerini vurgulamıştı.

Öte yandan, Suriye yönetimi, kendi üniter yapısı içerisinde bir çözüm arayışı içerisindeyken, Kürtlerin federal veya kanton oluşumları şeklinde girişimlerini kendine tehdit olarak gören Ankara için ılımlı bir çözüm bulunabilir.

Geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Hangi Kürt güçlerinin terörist olarak tanımlanması gerektiği konusunda Türkiye ile tam bir fikir birliği içinde değiliz” derken, hangi Kürt güçlerinin “terörist” olarak tanımlanabileceği konusunda Ankara ile yaklaşımlarının farklı olduğunu gösterdi.

Yerel haber kaynaklarına göre, Rusya’nın son olarak YPG’nin hakimiyetindeki Menbiç çevresinde YPG ile devriye faaliyetlerinde bulunduğu ileri sürülmüştü.

Bununla birlikte, ABD’nin 2000’e yakın askeri çekildikten sonra geride 400 kadarını bırakacak olması, Kürt grupların üzerindeki hakimiyetini sembolik olarak korumaya ve olası bir İran yakınlaşmasını önlemeye yönelik olarak görülüyor.

Çekilme öncesinde ABD’nin Ankara ile Suriye Kürtlerini uzlaştırma çabasına girmesi ve karşılığında da Türkiye gözetiminde bir tampon bölgeye yeşil ışık yakabileceği de iddialar arasında.

Suriyeli Kürtlerle uzlaşma riskli olabilir

Ancak yaklaşan yerel seçimler öncesinde Ankara’nın olası milliyetçi oyları kaybetmek pahasına böyle bir pazarlığa olumlu yaklaşması, kısa vadede mümkün gözükmüyor. Öte yandan, böylesi bir uzlaşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zamana değin ortaya attığı tüm savlarla çelişme riskini de barındırıyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ve beraberindeki heyetin bugün Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretin odak noktasını da çekilme sürecinde Menbiç yol haritasının hayata geçirilmesi oluşturuyor.

Menbiç yol haritası devrede

ABD Başkanı Donald Trump’ın çekilme kararını açıklamasına kadar, Türk ve ABD askeri güçleri YPG’nin elinde bulunan Menbiç’te ortak devriye gerçekleştiriyorlardı. Haziran ayında taraflar arasında varılan yol haritasına göre, YPG bölgeden çekilecek ve bölgenin yönetimi ve güvenliği bir yerel komiteye devredilecekti.

Bununla birlikte, çekilme sürecinde YPG’nin öncü güç olduğu Demokratik Suriye Güçleri’ne verilen silahların nasıl geri alınacağı halen çözülmüş değil.

İran ise, cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Şubat ayındaki açıklamasıyla, Kürt meselesinin Kürtlerin gelecekte söz hakkı olacak biçimde çözümlenmesinden yana olduğunu ortaya koydu. Esad, 25 Şubat’ta yaptığı bir çalışma ziyaretiyle, İran cumhurbaşkanı ile görüşmüştü.