Son Dakika

Son Dakika

Şule Çet'in avukatı: Düşen bir erkek olsaydı, yargının tutumu bence çok daha farklı olacaktı

Şule Çet'in avukatı: Düşen bir erkek olsaydı, yargının tutumu bence çok daha farklı olacaktı
Metin boyutu Aa Aa

Ankara'da bir iş merkezinin yirminci katından düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 23 yaşındaki Şule Çet'in ölümü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde birçok aktivisti sokaklara döken olaylardan yalnızca biri.

Şule'nin babası İsmail Çet, kızının fotoğraflarıyla kendisini avutuyor. Baba Çet, kızını unutamadığını söylüyor: "Her gün, her saat, her dakika kızım gözlerimin önünde..."

Şule Çet, 29 Mayıs 2018 tarihinde şüpheli bir şekilde öldüğünde Gazi Üniversitesi Tekstil Tasarım bölümünde ikinci sınıf öğrencisiydi. Okul masraflarını çıkarmak için ara zamanlı olarak bir şirkette çalışmaya başlamıştı. Gece yarısı patronu Çağatay Aksu ve iş arkadaşı Berk Akand ile ofise gelen Şule, sabah saat 4 sıralarında 20'inci kattan aşağı düştü. Olayın tanıkları Aksu ve Akand, sorgularında Şule'nin intihar ettiğini ve pencereden kendi atladığını söyledi.

Olay sonrası Şule'nin arkadaşları sosyal medyada bir kampanya başlattı. 'Şule Çet için adalet' etiketi binlerce konuya duyarlı insan tarafından paylaşıldı.

Ancak Şule'nin otopsi raporu ve olay mahallinde yapılan incelemede ilginç bulgulara rastlandı. Rapora göre Şule olay öncesi cinsel ilişkiye zorlanmış ve tırnaklarında patronu Çağatay Aksu'ya ait DNA örneklerine rastlanmıştı. Bunun yanında Şule'nin atladığı denilen pencerede genç kıza ait herhangi bir parmak izineyse rastlanmadı.

Olay sonrası tutuksuz yargılanan katil zanlıları adli tıp raporundan sonra göz altına alınmıştı.

Şule Çet'in aile avukatı Umur Yıldırım bu olayın Türkiye'deki kadın kurbanlara nasıl davranıldığının bir kanıtı olduğunu söylüyor. Yıldırım, bu vakada ölen kişinin sadece kadın olmasından dolayı insanların onun intihar edebileceğine inandığını belirtiyor: "Düşen Şule değil de bir erkek olsaydı, yargının tutumu bence çok daha farklı olacaktı. Bu olay aslında çok karmaşık bir olay değil. Bu olay çok net bir şekilde cinayet."

Kadın cinayetleri 3 senede yüzde 75 arttı

Araştırmalara göre Türkiye'de 2013 ila 2017 yılları arasında cinayet nedeniyle kadın ölümleri yüzde 75 oranında artış gösterdi. Türkiye'de son 3 senede 1000'i aşkın kadın cinayete kurban gitti. Bazı aktivistler gerçek rakamların hükümet tarafından düşük gösterildiğini, kadın cinayetleri sebebiyle yapılan yürüyüşlerin de medyada pek yer alamadığını belirtiyor.

İçişleri Bakanlığı Türk polisi ile birlikte kadınların tehlikede olduğu durumlarda mesaj gönderebilecekleri bir akıllı telefon uygulaması geliştirdi. KADES (Kadın Acil Destek İhbar Sistemi) adlı uygulamayla şiddet gören veya görme ihtimali olan kadınlar tek bir mesajla emniyet mensuplarına haber gönderebiliyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, kadın cinayetlerine dikkat çekmek amacıyla yapılan yürüyüşlere katılımın yüksek olduğunu, çünkü bu olayların insanların vicdanlarına dokunduğunu söylüyor: "Kadın olduğumuzdan ötürü ayrımcılığa uğruyoruz. Şiddete uğruyoruz. Ve kadınlar artık bunun peşini bırakmıyor ve asla pes etmiyor. Bu nedenle de bütün kadınlar, hangi görüşte olursa olsun, aynı şeyi yaşayan, aynı şeye maruz kalan kadınlar buna karşı ayaklanma gösteriyor."

Aktivistler, hükümet yanlısı medyanın dahi devlet kurumları arasında oluşan iletişim sorununun bu durumu daha da kötüye götürdüğünü yazdığını söylüyor.

Şule henüz 23 yaşında şüpheli bir olay sonrası hayata gözlerini yumdu. Şule'nin babası İsmail Bey hala kızının boş odasına girerek onun eski anılarıyla avunuyor. İsmail Bey, kadın cinayetleri konulu yürüyüşler ve gösteriler sayesinde belki başka ailelerin, kendilerinin yaşadıkları acıyı gelecekte yaşamamasını umuyor: "Kızım her zaman gözlerimin önünde ve her zaman aklımda..."

WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize abone olun, Türkiye ve dünya gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın