Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Ekonomist Yeşilada: Tarihimizin en uzun resesyon dönemi olabilecek bir sürece girdik

Tanzim satış
Tanzim satış -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 'Krizden başarıyla çıktık' açıklamaları ve konkordato sayısında düşüş olduğunu belirtmesi sonrası Türkiye ekonomisinin durumunu Ekonomist Yazar Atilla Yeşilada Euronews Türkçe'ye değerlendirdi.

'Kriz' ifadesini beğenmediğini dile getiren Yeşilada, Türkiye'nin bunalımdan henüz çıkmadığını ve bu bunalımın derinleşerek süreceğini ileri sürüyor:

"Cari açıktaki daralma ve enflasyondaki düşüşün ve dengelenmenin hükümetin aldığı tedbirlerin sonucu olarak lanse ediliyor ancak durum bu değil. Türkiye'de hane halkının harcamalarının tamamen bitmesi ve iç talebin çökmesinin bir sonucudur. Eğer bir noktada ülkede yeniden moraller düzelip iç harcama başlarsa bu sorunlar geri gelecektir ama düzelemez çünkü kurumlar ve özel sektör tarihinin en büyük borç darboğazına girdi. Şimdi o borçlar bankaların bilançolarına yansıyor. Dolayısıyla biz bu kafada gittiğimiz sürece bu resesyon da bitmeyecek.

"Konkordatolar yapay yöntemlerle azaltıldı"

Tarihimizin en uzun resesyonu olmaya aday bir dönemden geçtiğimizi belirten Yeşilada, azaldığı ileri sürülen konkordatolara ilişkin olarak şöyle konuştu:

Ekonomist Yazar Atilla Yeşilada

"Bu konuda Sayın Albayrak zaten nasıl azaldığını kendisi söylüyor; bir mevzuat değişikli yapıldı ve artık bağımsız bir denetim raporu olması çok zor ve bu olmadan mahkemeler konkordato kabul etmiyorlar. bağımsız denetim raporunu arayın bulun bakalım bulabilecek kurum var mı acaba?

İkinci olarak resmen hazine veya BDDK devreye girmiş, tam olarak hangi kurum olduğunu da bilmiyoruz çünkü 'biz' diyor Sayın Albayrak konuşurken. Bu kurum şirketleri bankalara götürüp ebelik yapıyor ve oturun anlaşın aranızda konkordatoları erteleyin diye zorluyor."

Kötü borçların bankalara devredilmekte olduğunu, bankaların da boyun eğip kabul ettiklerini aktaran Yeşilada, sonra o bankaları kim kurtaracak sorusunun cevabı olmadığına dikkat çekiyor.

"Dolar öngörümde AK Parti'nin hata yapma geleneğine güveniyorum"

Yeşilada kurdaki yükselişe ilişkin de ciddi iddiaları var. Yerel seçimlere kadar doların 6,50 seviyelerini görebileceğini öngören Yeşilada buna ilişkin sorularımızı şu şekilde yanıtladı:

"Şu an TL gerçek değerinde ve daha fazla değer kaybetmesi için aslında bir neden yok. Ne var ki, 30 yıldır bu işi yapan biri olarak şunu biliyorum ki AK Parti'nin sürekli şansını zorlama ve hata yapma geleneği var. Buna güvendiğim için de bir kez daha kuru azdıracaklarından eminim ki bu oluyor da gördüğünüz gibi. Rahip Brunson olayından bir ders alınmadı. Şimdi de S-400 inatlaşması başladı. Her gün aldık, alacağız, kimse bizi durduramaz gibi büyük büyük laflar ediliyor yine."

"S-400'ler Türkiye'ye gelmeyecek"

Biraz Batı, NATO ve ABD konularını bilenlerin o füzelerin Türkiye'ye getirilmesine müsaade edilmeyeceğini çok iyi bildiğine değinen Yeşilada böyle bir şeyin olmayacağını düşünüyor.

"Israr devam ederse birden Halkbank gündeme gelecek, yaptırım söylemleri gündeme gelecek. Türkiye tamam yeter diyene kadar kur yükselecek ve nihayetinde Türkiye'nin masaya oturması beklenecek ama çok iyi biliyorum ki o S-400'ler Türkiye'ye gelmeyecek."

Amerika'nın füze konusunda haklı olduğunu düşünmeyen Yeşilada, meselenin kimin elinde ne kozlar olduğu ile ilgili olduğunu belirtiyor ve "Bu Atilla Yeşilada'nın tercihi değil, olabilecekleri öngörme kapasitesi sadece" diyor.

"'Faiz lobisi' kullanıldı bitti şimdi 'gıda terörizmi' kullanılıyor"

Yeşilada'ya bir önceki yerel seçimlerde faizler yüzde 8-10 civarındayken çokça gündeme gelen 'faiz lobisi'nden şu anda hiç bahsedilmediğini hatırlatarak soruyoruz: Faiz lobisi savaşı kazandı mı?

"Bu sorunun şaka olduğunu varsayıyorum. Faiz lobisi diye bir şey yok. Üst akıl da yok. Ejderhalar da yok. Çalı süpürgesi üzerinde uçan cadılar da yok. Bu uyduruk tartışma niye bitti çünkü şimdi gıda teröristleri diye daha şehvetli ve işe yarar bir düşman bulundu ve kampanya bunun üzerinden dizayn ediliyor. Beka meselesi deniyor, kimin için ne anlama geldiği konusunda hiçbir fikrim yok. Bu şekilde bir oy avcılığı mevcut."

"Tanzim satış serbest piyasa temeline dinamit lokumu döşemektir"

Tanzim ürünlerin çeşitliliğindeki artış ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tanzim satılan ürünlerin serbest piyasa alanı dışında olduğu tezi hakkında ise Yeşilada:

"Sevgili başkanımızın ekonomi teorilerini kendi kafasına göre yorumlamak gibi bir huyu var. Ben bunlara katılmıyorum tabi ki, Türkiye'de süpermarketlerin, pazarcıların, manavların sebze ve meyveleri elde ettikleri tek bir yer var o da Türk çiftçisi. Siz tanzimle bunlara rakip olduğunuzda serbest piyasa ile oynamış olursunuz. Halcilerin kabzımalın manavın karını elinden almış olursunuz ve serbest piyasanın temeline dinamit lokumunu koymuş olursunuz. Sayın başkanımızın bu gerçekleri yeniden tanımlamaya çalışması benim yer çekimini yeniden tanımlamama benziyor. Bunların seçim propagandası olmasını diliyorum sadece."

WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize abone olun, Türkiye ve dünya gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın