Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Piyanist Helene Grimaud: Arzum duyguyu zamanı durduracak kadar güçlü şekilde iletebilmek

Piyanist Helene Grimaud: Arzum duyguyu zamanı durduracak kadar güçlü şekilde iletebilmek
Metin boyutu Aa Aa

Ünlü piyanist Helene Grimaud, Los Angeles'ta ikonik Fransız besteci Maurice Ravel'in Sol Majör Piyano Konçertosu'na hayat verdi. Walt Disney Konser Salonu'nda gerçekleşen konserde Grimaud'ya Los Angeles Filarmoni Orkestrası eşlik etti. Orkestrayı ise ünlü maestro Lionel Bringuier yönetti.

Aslen Fransız olan piyanist, Ravel'in bu eserin ilk bölümünü trendeyken yazdığını anlatıyor: "Trenin hareketi onun ilham kaynağı oldu. Kinetik bir güç, mekanik bir tını var, ruhu olan bir makine gibi."

Amerika turnesi sonrası Ravel'in bestelerindeki caz etkisi

Ravel bu konçertoyu 1920'lerde kendisini derinden etkileyen Amerika Birleşik Devletleri turnesinin ardından besteledi. Orkestra şefi Lionel Bringuier, bu turnenin sanatçı için büyük bir başarı olduğunu ve Ravel'in daha sonraki bestelerinde de burada duyduğu caz ve diğer müziklerin etkisinin görüldüğünü ifade ediyor.

"Arzum duyguyu zamanı durduracak kadar güçlü şekilde iletebilmek"

Eserin ikinci bölümünde ise daha yumuşak tınıları olan, ruha dokunan bir beste geliyor. Grimaud "Arzum duyguyu zamanı durduracak kadar güçlü şekilde iletebilmek." şeklinde konuşuyor.

Sınırlarını zorlamaktan asla vazgeçmeyen ve konçertolarını daima yeniden yorumlayan Helene Grimaud, "Tüm bu parçalar size ömür boyu eşlik ediyor ve onu macera haline getiren de bu. Bence her konsere aslında bu macera ruhuyla yaklaşılmalı." diyor.

"ABD'yi ev gibi hissettiren buradaki herkesin başka bir yerden geliyor olması"

Ravel gibi, Grimaud'nun da 30 yıl kadar önce Amerika'da ilk kez konser vermesi bu çok yönlü sanatçı için bir keşif niteliğindeydi. Fransa'da doğan, ancak küçük yaşta iken Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınan sanatçı, "Büyürken başka bir yerden geldiğime dair bir hisse sahiptim ve erken yaşta Amerika'ya taşındığımda aniden sanki bu bir yere ait olma meselesi sona erdi." diye açıklıyor ve ekliyor:

"ABD'yi ev gibi hissettiren buradaki herkesin başka bir yerden geliyor olması. Biliyorsunuz ki kıyıdan ayrıldığınız ve geri dönemeyecek kadar uzaklaştığınız bir noktaya vardığınız, ancak hala diğer taraftaki kıyıdan da çok uzakta olduğunuz bir noktada, aradaki bu boşluk değişim ve dönüşümün gerçekleştiği yer. Kendinizi bulacağınız yer işte tam olarak burası."