Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

Elbistan’dan Londra’ya: Lambeth ilçesinin ilk Kürt kökenli Belediye Başkanı İbrahim Doğuş

Elbistan’dan Londra’ya: Lambeth ilçesinin ilk Kürt kökenli Belediye Başkanı İbrahim Doğuş
Metin boyutu Aa Aa

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğup, henüz 14 yaşındayken göç ettiği Londra’nın Lambeth ilçesine belediye başkanı seçilerek bu makama getirilen ilk Kürt kökenli göçmen oldu İbrahim Doğuş.

Dilini bilmediği bir ülkede, lise birinci sınıftan başlayıp SOAS Üniversitesi’nde Uluslararası Araştırma ve Diplomasi üzerine master programı ile tamamlamış eğitimini.

Ailesinin siyasi mülteci olarak yerleştiği İngiltere’de okul hayatını sürdürürken bir yandan farklı sektörlerde çalışıp diğer yandan toplumsal projeler içerisinde yer alan Doğuş’un göç hikayesini konuştuk.

Bu ülkeye nasıl adapte olacağım, nasıl bu ülkede yaşayacağım kaygılarıyla başlayan bir yolculuktu bizimki

Doğuş, “Sürekli bir adaptasyon, gelişme, bir öğrenme süreciydi. Hayata nasıl tutanabiliriz kaygısından bir ilçenin belediye başkanı olabilir miyiz, siyasal olarak bir aktivite içinde yer bulabilir miyiz, şahsen benim aklıma gelmeyen bir durumdu.” diyor.

İngiltere’nin başkenti Londra’nın, hem göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı hem de merkezin bir kısmını içine alan önemli belediyelerinden Lambeth ilçesinde bir yıl boyunca belediye başkanı olarak görev yapacak olan Doğuş, Türkiye’deki ilçelerle de projeler yürüteceklerini söylüyor: “Belediye Başkanı seçildiğim andan itibaren, Türkiye’nin çok çeşitli bölgelerinden, çeşitli belediye başkanları ya da milletvekilleri iletişime geçtiler. İstanbul Şişli’den tutalım, Hakkari Yüksekova’ya kadar, Adana Çukurova’dan Ağrı Diyadin’e kadar… Bir çok belediyeyle, bir çok şehirle bir bağımız olacak. Kardeş belediye veya ortak projeler geliştirebileceğimiz bir yapı sağlayacağız. Bunun için çeşitli görüşmeleri belediye yönetimiyle yaptım. Yakın zaman içerisinde Türkiye’nin bir kaç şehri ile bir diyalog geliştirmek, onlarla Lambeth arasında bir köprü oluşturmak için bir çalışma içerisinde olacağız.”

“Göçmen çocuklar ciddi bir kimlik bunalımı yaşamaya başladılar”

Türkiyeli toplumların İngiltere’ye kısa vadede dönmek için yerleştiklerini hatırlatan Doğuş çocukların ve gençlerin kimlik bunalımı yaşadığını anlatıyor: “Bazıları siyasal sebeplerle bazıları ekonomik sebeplerle bu ülkeye yerleşip, üç beş yıl sonra Türkiye’deki durumlar düzelecek ya da belli bir ekonomi toplayacağım ve geri döneceğim hevesiyle geldiler. Fakat bu böyle olmadı. Psikolojik olarak hazırlanamadılar. Bu ülkede yaşamaya başladıklarının farkına geç vardılar.”

“Çocukları bu ülkede doğmaya başladı ya da sonradan çocuklarını getirmeye başladılar Türkiye’den. Gelen çocuklar ciddi bir kimlik bunalımı yaşamaya başladılar bir süre sonra. Herhangi bir kültüre ait olamadılar. Ne aileler çocukların eksikliklerini tamamlayabildi ne de yerel yönetimler, eğitim merkezleri, okullar bu çocukların ihtiyaçlarına, adaptasyon meselelerine ciddi bir katkı sunabildiler. Biz biraz şanslı bir toplumuz çünkü bizim toplumumuzun çok sayıda köy derneğinden tutalım, siyasal derneklere cemevlerinden camilere kadar çok çeşitli kurumları var. Bu kurumlar aktif olarak çalıştılar, hem ailelerle hem gençlerle. Sanıyorum bu kurumların çabaları sayesinde toplum az zararla, yani minimum zararla bu süreci biraz daha atlatabilecek bir noktaya geldi şu an.”

“İstanbul seçim sonuçları umudun yeşermesi için iyi bir sonuçtu”

YSK’nın kararıyla 23 Haziran’da yeniden yapılacak İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde kimi destekliyorsunuz? sorusuna Doğuş, İşçi Parti’nin kardeş partilerinden Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Ekrem İmamoğlu diyor:

CHP’nin adayı Ekrem Imamoğlu’nun seçimi kazandığını düşünüyorum. Bunun da ilanı yapıldı. Yapılmasına rağmen seçimler tekrar edilecek çeşitli gerekçelerle. Bu Türkiye demokrasisine ciddi bir zarar veriyor bence. Seçimlerin tekrar edilmesinden ziyade seçilen belediye başkanlarının görevlerinde halka sunmaları gereken hizmetleri sunmaları gerektiğini düşünüyorum. Demokrasiye bir darbe söz konusu biraz, genel düşünüldüğünde. Hükümet bütün araç ve gereçleriyle ciddi bir seçim kampanyası yürüttü. Basın yayında muhalefete göre hükümetin adayı daha fazla görüldü. Hükümet de devlet imkanlarını kullanarak seçim çalışmalarını yürütebildi, muhalefet bu imkanlara sahip değildi. Dolayısıyla İstanbul gibi önemli bir şehri kaybetmek hükümet açısından elbetteki bir problem, siyasal bir kayıp ama demokrasi için de bir kazanım olabilirdi. Türkiye’de son yıllarda yaşanan geriye doğru gidişatın, antidemokratikleşmeye doğru gidişatın düzelebileceğine dair bir umudun yeşermesi için iyi bir şeydi seçim sonuçları. Fakat hükümet yeniden seçim talebiyle ortaya çıkarak bu sürece çok ciddi zarar verdi bence. Hem Türkiye’deki kamuoyunun demokrasiye ve sandığa olan inanacının ve güveninin azalması hem de dış kamuoyunun Avrupa, Amerika ve benzeri dış devletlerin de Türkiye’deki demokrasi ve sandığa olan güveninin zedelenmesine yol açtı. Bu yüzden olumsuz bir durum olarak değerlendiriyorum tekrar yapılmasını seçimlerin. Ama böyle bir durumda bizim kardeş partimiz, Türkiye’de CHP ve HDP. Dolayısıyla biz İşçi Partisi olarak Türkiye’deki kardeş partilerimizin adaylarını destekleriz, bu durumda Ekrem İmamoğlu İstanbul’da kardeş partimizin belediye başkanı adayıdır, ona bol şanslar diliyoruz.”

“İngiltere’de milletvekili ve bakanların katıldığı Kebap Ödülleri”

Her yıl çok sayıda milletvekili ve bakanın da katılımıyla dağıtılan İngiltere Kebap Ödülleri’nin de kurucusu olan Doğuş, kebap sektöründe ödül dağıtılması fikrinin, yine kurucusu olduğu Turkiye Araştırmaları Merkezi’nin (CEFTUS) finansman ihtiyacından doğduğunu söylüyor ve o süreci anlatıyor:

“Bu ülkeye daha eskiden gelmiş olan toplumların faaliyetlerini incelemeye başladım. Onlar nasıl çalışma yürütüyorlar? Neler yapıyorlar aktif olarak bu ülkede diye. Onların British Curry Awards diye bir faaliyeti vardı. Curry (köri) onların yemeği, curry üzerinden toplumsal bir faaliyet geliştirmişlerdi. Benim de aklıma bizim toplumun da kebabı var. Biz de kebap ile kendimizi anlatabiliriz. Yemek kültürü ile insanların gündemine girebiliriz diye düşündüm.”

İlk etapta insanlar, ya bu nerden çıktı, kebap ödülleri böyle şey mi olur? Kebaba kim gelecek, niye gelecek? Ödülü kime vereceksiniz, niye vereceksiniz dedi. Bu olmaz. Yani hep böyle yeni bir şey başlasa toplum içerisinde genelde böyle bir olumsuzluk başlıyor. Parlamentoda küçük bir resepsiyonla ilkini ilan ettiğimizde kebap ödüllerini, birden ana akım medyanın desteğini görmeye başladık. The Guardian, Independent, BBC yazdı. Kebap ödülleri diye bir şey başlamış. Milletvekilleri katılmış, bakanlar katılmış, iş dünyası hazır bulunmuş vs. Birden gelişmeye başladı. Şu an İngiltere’de en çok konuşulan tek ödülü, British kebap Awards.”

“Brexit Türkiye’nin aleyhine olur”

Brexit’in gerçekleşmesi halinde, İngiltere’de aşırı sağın güçlenmesinin zemininin yaratılacağını söyleyen Doğuş, aşırı sağ kanadın referandum kampanyalarını Türkiye üzerinden yürüttüğünü ifade ediyor: “Eğer biz Avrupa Birliği’nde kalırsak Türkiye AB’ye üye olacak. Türkiye AB’ye üye olursa, milyonlarca Türkiyeli insan İngiltere’ye gelecek diye anti propaganda yürüttüler. Dolayısıyla Türkiye ve Türkiyeliler negatif bir imaja sahip, Brexit’i destekleyen insanlar açısından değerlendirdiğimizde. Dolayısıyla Brexit’in olmaması bizim hayrımızadır, olması da zararımızadır.”

Söyleşimizin tamamını RÖP videosunda izleyebilirsiniz.