Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Angola'da sanat, hala baskı ve sömürgeciliğin izlerini taşıyor

Angola'da sanat, hala baskı ve sömürgeciliğin izlerini taşıyor
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Afrika ülkelerinden Angola, 500 yıl sonra elde ettiği bağımsızlıkla birlikte yeni bir kültürel kimlik oluşturma çabası içerisinde. Yakın zamanda uluslararası sanat alanında itibar kazanmaya başlayan Afrika'dan dikkat çekici çağdaş sanat eserleri çıkıyor. Afrika'nın sanatta geldiği noktada Angolalı sanatçıların payı ise oldukça büyük.

Paula Nascimento'nun küratörlüğünü yaptığı, Venedik Bienali'nde sergilenen Angola Köşkü (The Angola Pavillion: Luanda, Encyclopedic City) 2013'te Altın Aslan ödülünü aldı. Nascimento,"Angola'da sanat dünyası oldukça genç ve dinamik; ressamlar, fotoğrafçılar, performans sanatçıları, yapımcılar, her alanından sanatçılar var." diyerek Angola'nın farklı fikirlerin buluşma noktası olduğunu ifade ediyor.

Sömürgeciliğin sanat üzerindeki etkisi

Angola bağımsızlığını henüz 1970'lerin ortasında kazandı. Bu nedenle kıtadaki genç Afrikalı sanatçıların çoğunun işlediği tema sömürgecilik. Çağdaş sanatın öncüsü, Angola'nın en ünlü sanatçılarından Antonio Ole, burada 50 yıllık bir retrospektif hazırlıyor. Yönetmen Ole, "Sömürgecilik, kültürel bir alıkonmaya da neden oluyor ve bu kimliği tekrar kazanmak için de uzun bir süreç gerekiyor." şeklinde konuşuyor. Angolalı sanatçı, daha önce Afrika sanatına ilgi olmadığını, ancak son yıllarda bu boşluğu doldurduklarını ve eskiye nazaran daha fazla saygı gördüklerini iletiyor.

Afrika'nın sanat metropollerinden Luanda

Bugün Angolalı sanatçılar dünyanın dört bir yanında yaşıyor. Bu da onların çalışmalarını etkiliyor ve dünyadaki Afrika algısını değiştiriyor. Bazıları ise çalışmak için buraya, köklerinin olduğu topraklara geri dönüyor. Amerikalı fotoğrafçı Ayana V Jackson aldığı bir burs ile Luanda'ya gelmiş. Afrika-Amerika kimliği üzerine çalışmaları genç sanatçıya kısa sürede ün kazandırmış.

Angolalı sanatçılar ile çalışan Ayana yeni projesinde kendini Afrikalı kadınların efsanevi enkarnasyonlarına dönüştürerek fotoğraflıyor. Tüm Afrika'da yaşayan ve çalışan Ayana, Luanda'nın Afrika kıtasının sanat metropollerinden biri olduğunu düşünüyor.

En yeni çağdaş sanat eserlerinin çıktığı Afrika bugün modern sanat alanında tüm dünyaya ilham veriyor.