Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Video | 15 Temmuz'un şahitleri anlatıyor: "Bugün olsa yine sokağa çıkarım"

Video | 15 Temmuz'un şahitleri anlatıyor: "Bugün olsa yine sokağa çıkarım"
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

"Darbeler dönemi kapanmıştır" denilen günlerden geçerken 15 Temmuz 2016’da Türkiye, darbe girişimine sahne oldu.

Halkın sokağa çıktığı o kaos gecesinde Gülbeyaz Ayabak 17 yaşındaki kardeşini kaybetti; Safiye Bayat da aldığı yaralarla ölümden döndü.

Ayabak ve Bayat ile kanlı geceden üç yıl sonra buluştuk.

"Bugün olsa yine sokağa çıkarım"

Safiye Bayat İstanbul’da sokağa ilk çıkanlardan. Televizyonda izlediklerine anlam veremeyince kendisine en yakın noktaya, tankların bekletildiği, araç geçişlerinin kapatıldığı Boğaziçi Köprüsü’ne çıktı. Sorular sormaya başladı, ancak kendi tabiriyle 'en güvendiği askerden' istediği, beklediği yanıtları alamadı. Onunla birlikte kalabalık birkaç saat içinde giderek arttı. O an anladı, kendince engellemek istedi, ancak vücuduna kurşunlar isabet etti. Hastaneye kaldırıldı, ölümden döndü.

Üç yıl sonra o günü anlatmak için buluştuğumuzda yüzündeki izlerin yavaş yavaş geçtiğini ama ayağındaki aksaklığın devam ettiğini anlatıyor. Günlük işleri yapmak zor onun için. Ama hiç pişman değil, 'bugün yaşansa yine sırt çantamı hazırlar oraya giderim.' diyor.

17 yaşındaki kardeşi hayatını kaybetti

O günden sonra köprünün yakınında yapılan 'Şehitler Mabedi’ndeki sohbetimize o gece Atatürk Havalimanı’nda yaşamını yitiren 17 yaşındaki Mahir Ayabak’ın ablası Gülbeyaz Ayabak katılıyor.

Zor zamanlardan geçtiğini söylüyor. "O günden sonra ailece çok ağır travmalar atlattık." diyerek başlıyor sözüne.

Ama onun için en yıpratıcı olan yargılama süreçlerinde zanlılarla karşı karşıya gelmek: "Önce pişman olduklarını düşündüm. Ama birkaçının mahkeme salonunda yüzüme bakarak güldüklerini gördüğümde anladım. En güvendiğim, en saygı duyduğum kişiler tarafından yani askerler tarafından öldürüldü kardeşim."

O bu sözleri kurarken, "Bu süreçle alakası olmayan ama darbe yapmak ile suçlanan insanlar var mı sizce?" diye sorduğumuzda, "Bu süreçte doğruyu yanlışı ayırt etmek önemli. Acımız büyük olabilir ama bu işle alakası olmayanların da cezalandırılması doğru değil." diyor.

Hem Safiye Bayat hem de Gülbeyaz Ayabak o günün neden yaşandığına dair bir anlam veremiyor hala. En çok sorguladıkları şey ise en güvendikleri askerlerin halka karşı silah doğrultmaları olmuş.