Son Dakika

Ankara Anlaşmasıyla İngiltere'de iş kuran Türkler: 'İngiliz makamlarına güvenimiz sarsıldı'

Ankara Anlaşmasıyla İngiltere'de iş kuran Türkler: 'İngiliz makamlarına güvenimiz sarsıldı'
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

İngiltere’de kalıcı yani süresiz oturum sahibi olmak İngiliz pasaportuna başvurma ve seçimlerde oy kullanma hakkı dışında ülke vatandaşlarına sunulan bütün hizmetlerden yararlanma avantajı sunuyor. Ancak Ankara Anlaşması olarak bilinen Avrupa Topluluğu Ortaklık Anlaşması (ECAA) yoluyla İngiltere’ye kendi işini kurarak yerleşen Türk iş insanları için süresiz oturum başvuruları geçtiğimiz yıldan bu yana zorlaştırıldı.

Zorlaşan koşullar on binlerce Türk girişimciyi ve ailesini mağdur etti, sürecin yarattığı belirsizlik İngiliz makamlarına duyulan güveni sarstı. Ayrıca yeni koşulların geriye dönük şekilde uygulanması, yani yalnızca yeni vize alacakları değil, halen süreçte olan ve başvuru yapmalarına haftalar hatta günler kalmış kişileri de kapsaması adalet arayışını beraberinde getirdi.

İçişleri Bakanlığı’nın (Home Office) getirdiği değişikliklerin mağdur ettiği Türk girişimciler yaşadıkları süreci ve buna karşı Türk toplumunun yürüttüğü hukuk mücadelesini euronews’e anlattı.

“Meşru beklentimiz ihlal edildi”

İngiltere’de hobi ve eğlence ürünleri satışı üzerine bir iş kuran Ahmet Behçet Hoşcan “Biz dahil herkes eski kurallara göre bir değerlendirme yapmış ve risk alarak yeni bir ülkede yeni bir hayat kurmaya karar vermişti” diyor.

Ahmet Behçet Hoşcan, eşi ve oğlu ile İngiltere’de yaşamaya ve iş kurmaya karar vermelerinin ardından 2016 yazında Ankara Anlaşması kapsamındaki Türk İş İnsanı Vizesi’ne başvurdu. Ancak İngiltere’deyken yaptıkları başvuru süreci tahmininden çok uzun sürdü.

Ahmet Behçet Hoşcan ve ailesi 2016 yılında İngiltere'de iş kurarak Ankara Anlaşması vizesi aldı

“Çalışamadığımızdan toplam 7.5 ay birikimimizi harcamak zorunda kaldık. Pasaportlarımız Home Office’te olduğundan acil bir durumda ülkeden ayrılmamız sıkıntılı ve hak düşürücü bir durumdu. Bekleme sürecinde çocuğumuz ilkokula başladı. Adresimize biraz daha uzak bir okulda yer bulabildik. Vizemizin sonuçlanması 5 aydan fazla sürdü ve 2017 Ocak ayında Ankara Anlaşması vizemizi aldık.”

Halen 3 yıllık geçici oturum sahibi olan Hoşcan ailesi süresiz oturuma başvurmak için gerekli koşulların tamamlanmasını bekliyor. 16 Mart 2018’den önceki koşullara göre başvurularını yapmak için Ankara Anlaşması vizesi ile ülkede 4 yıl sürekli ikamet etmeleri gerekiyordu. Ancak İngiliz makamları bu tarihten sonra başvurular için yeni koşullar istendiğini duyurdu. Buna göre;

  • Süresiz oturuma başvuru süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarıldı.
  • 5 yıl boyunca İngiltere dışında geçirilen sürenin son 12 ay içinde 180 günü geçmemesi şart koşuldu.
  • İngilizce dil bilgisi ve Birleşik Krallık’ta Yaşam adlı kültür sınavını geçme zorunluluğu getirildi.
  • Daha önce ücretsiz olan süresiz oturum başvurularına kişi başı 2.389 sterlin (yaklaşık 17 bin Türk Lirası) ücret ödenmesi şarta bağlandı.

“Biz ailecek şu anki başvuru ücretiyle, sınav ücretleri hariç, 7 bin 167 sterlin ödeyeceğiz. Daha fazla çocuğu olan aileler daha ağır bir yükün altına girecekler. Süresiz oturum için bir yıl daha bekleyeceğiz ve sınavlara gireceğiz. Tabi aniden kurallar-ücretler tekrar değiştirilip daha da ağırlaştırılmaz ve geriye doğru uygulanmaz ise” diyen Ahmet Behçet Hoşcan bir vatandaş gibi vergi ödedikleri halde bir yıl daha ülkede geçici oturuma sahip olmanın dezavantajını yaşayacaklarının altını çiziyor.

“Yeni kurallar vizesini önceden almış girişimcileri de kapsayacak şekilde haksızca geriye doğru yürütüldü. Meşru beklentimiz ihlal edildi. Hukuka uygun olan yeni kuralların açıklandıkları tarihten sonra (Ankara Anlaşması vizesine) başvuranlara uygulanması idi.”

“Şimdi başvuru zamanları geldi ama o parayı biriktiremediler hala”

2017 yazından bu yana eşi ve oğluyla birlikte Ankara Anlaşması vizesiyle İngiltere’de yaşayan iç mimar Esra Candan Sağınç da süresiz oturuma başvuru hakkının bir sene daha ertelenmesinin ve getirilen yüksek başvuru ücretinin birçok kişiyi mağdur ettiğini belirtiyor.

“Bu bir sene uzatma olayı, üstüne vize başvuru ücreti, bunları çok acımasız buldum. Oldukça yüksek bir para. Çok kişinin altından kalkamayacağını düşünüyorum. Çok aile için çok problemli. Benim bir sürü arkadaşım şu an tam o karar verildiğinde normalde süresiz oturuma başvurmak üzereyken bir sene daha beklemeleri gerekti. Şimdi başvuru zamanları geldi, ama o parayı biriktiremediler mesela. Tabi ki erteledikleri her gün riske giriyorlar çünkü her şey belirsiz. Güvenmiyoruz. Home Office yarın değiştirirse ne olacak? Şu an süresiz oturuma başvurma hakları var ama para yok gibi bir durum. Bizim de başımıza gelecek ve aynı şekilde finansal olarak çok zorlanacağımızı düşünüyorum.”

İç mimar Esra Candan Sağınç süresiz oturum için başvuru koşullarının tamamlanmasını bekliyor

Halen 3 yıllık geçici oturum vizesi ile ülkede yaşamını sürdüren Sağınç, süresiz oturum başvuru süresine eklenen bir yıl için yeniden 3 yıllık geçici oturum başvurusu yapmak durumunda. Her ne kadar geçici oturum başvuruları ücretsiz olsa da birçok evrak ve prosedürü tamamlamak gerekiyor. Halen kapsamlı ve uzun vadeli bir tasarım ve takip projesi yürüten Sağınç bu prosedürler nedeniyle işinin olumsuz etkilenmesinden kaygılı.

“Bu projeyi bitirmek için taahhütte bulundum, imzamı attım. Kapı gibi bir kontratımız var. Herhangi bir sebepten dolayı benim bu proje süresinde dönmem gerekirse Home Office’in verdiği bir karardan dolayı çok kötü, içinden çıkamayacağım bir sorumluluk altında kalırım.”

Ankara Anlaşması vizesi ile İngiltere’de yaşayanların İçişleri Bakanlığı’na bildirmek koşuluyla yeni bir iş kurmaları mümkün, ancak çalışan olarak başka bir işe girme hakları bulunmuyor. Esra Candan Sağınç bir yıl daha fazla beklemek zorunda kalmanın günlük hayatlarına da olumsuz etkisi olduğunu anlatıyor. Sağınç örneğin arabaya ihtiyacı olduğunu ama almaya çekindiğini belirtiyor.

“Başıma bir şey gelirse, bir kaza yaparsam kullanırken... ben normal bir resident değilim ki! Süresiz oturumu alamayabilirim yaptığım kazadan dolayı. Çünkü bunun örnekleri var. Bunun stresi de bir yıl uzatıldı. Yani normal bir vatandaş gibi yaşayabilme imkanım bir sene ötelendi. Bunların hepsi çok rahatsız edici.”

İlkokul üçüncü sınıftaki oğlunun dikkat bozukluğu sorunu konusunda da İngiltere’deki okulunda olumlu mesafe kaydettiğini belirten Esra Candan Sağınç ailece kurdukları hayatın tehlikeye girmesinden endişeli.

“Home Office’in yaptığı bu değişiklikler hepimizi incitti ve güvenimizi sarstı. Burada da hak hukuk adalet o kadar sağlam değilmiş. Bunu görmek endişe verici ve üzücü oldu benim için.”

Babasının NATO’daki görevi nedeniyle Hollanda’da doğup İngiliz okulunda eğitim alan ve üniversiteyi İngiltere’de okuyan Esra Candan Sağınç ülkedeki göçmenlik politikasının değiştiğini gözlemliyor.

“Ben hayret ettim. Gerçekten hayret ettim çünkü sanırım İngiltere çok değişmiş. Ben öğrenciyken Labour (İşçi Partisi) hükümeti vardı. Conservative (Muhafazakar) hükümetin altında çok şey değişmiş onu anladık. Özellikle göçmenlere karşı yapılanlar, haksızlıklar, Windrush skandalı patlarken bizim statümüzü değiştirmeye çalıştılar. Çok manidar bunların hepsi tabi ki.”

“Bize verilmiş bir söz var”

2010 yılında İngiltere’ye dil öğrenmek için giden Cansu Akbulut daha sonra üniversiteye kaydolarak uluslararası işletme okudu. Trabzon’da yaşayan ailesinin uğraşmakta olduğu ulaşım ve turizm işine aşina oluşundan faydalanarak 2013 yılında bu ülkeye öğrenci ve turist getiren bir iş kurdu ve Ankara Anlaşması vizesine başvurdu.

Vize koşulları gereği bir yıllık bekleme süresinin ardından 3 yıllık geçici oturum aldı. Ancak süresiz oturum başvurusu için gerekli bütün belgeleri avukatına teslim ettikten iki gün sonra, 16 Mart 2018 tarihinde, İçişleri Bakanlığı internet sitesinde bir duyuru yaparak Ankara Anlaşması yoluyla İngiltere’ye gidenler için süresiz oturum başvurularını durdurdu.

Cansu Akbulut'un süresiz oturum başvuruna iki gün kalan İçişleri Bakanlığı başvuruları durdurdu, sonrasında da koşulları değiştirdi

“Ben bu süreci özellikle emek vererek ilerletmeye çalışıyorum, hiçbir şeyi atlamadan ve kurallara gerçekten uyarak ve ben geçen sene kurallar değişmeden önce de herşeyimi hazırlayıp 14 Mart’ta evraklarımı teslim etmiştim süresiz oturuma başvurabilmek için avukatıma. Ama kendisi yollamadığı için, bu duruma kaldım, iki günle kaybetmiş oldum.”

Cansu Akbulut “Bitti artık, alamazsınız mı diyecekler?” stresiyle geçen 3 aylık belirsizliğin ardından açıklanan yeni koşullar üzerine “hiç sebepsiz yere” birçok planını ertelemek hatta silmek durumunda kaldığını anlatıyor. Bu planlar arasında yüksek lisans yapma ve ev satın alma da bulunuyor; bunun en önemli sebebi ise geçici oturumla kredi çekme olanaklarının kısıtlı olması. Ancak Akbulut’a göre esas sorun getirilen değişikliklerden öte uygulama şeklinde yatıyor.

“Tabi ki kuralları değiştirebilirler, bu bizim ülkemizde de oluyor, her yerde de oluyor. Ama bizim anlayamadığımız nokta, haksızlık yapıldığını düşündüğümüz tek nokta neden süreçteki insanlara bunun uygulandığı. Bize verilmiş bir söz var. Biz de onlara verdiğimiz sözleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye çalıştık bunca yıl. Ama bize yolladıkları kağıt elimizde olduğu halde, hani süresiz oturuma başvurabilirsiniz dört yıl sonunda diye, o hiçbir işe yaramıyor dendiği için doğal olarak gelecekle de alakalı endişelerimiz var. Çünkü madem bir anda değiştirebiliyorlar, ileride de bir anda değiştirebilirler.”

İngiltere, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile Türkiye arasında imzalanan Ankara Anlaşması’na, 1973 yılında AET’ye üye olmasının ardından taraf oldu. Anlaşma Türk vatandaşlarına İngiltere’de iş kurma ve yerleşme hakkı tanıyor. Ancak 2015 yılında açılan Aydoğdu davasında mahkemenin Ankara Anlaşması’nın Türk vatandaşlarına süresiz oturum hakkı sağlamadığına dair kararı İçişleri Bakanlığı’nın getirdiği değişikliklerin gerekçesini oluşturuyor.

“Bize böyle bir haksızlık yapıldığında ses çıkarmadan oturacak bir topluluk değiliz”

İngiltere’ye 2008 yılında öğrenci olarak giden ve ardından o dönemde öğrencilerin ülkede kalarak iş aramasına imkan veren vizeden yaralanan Leni Candan daha sonra kendi işini kurarak Ankara Anlaşması vizesi aldı. Halen kar amacı gütmeyen sektörde sosyal medya danışmanlığı yapıyor. Süresiz oturum başvurusuna 5-6 hafta gibi kısa bir süre kala değişen kurallardan dolayı mağdur olan Candan Türk girişimcilerin yasal mücadelesinde öncü oldu.

Kendisi de değişikliklerin mağduru olan Leni Candan Türk girişimcilerin hukuki mücadelesinde öncü oldu

“Öncelikle böyle bir değişiklik yapılıp da zaten burada olanları da etkileyecek şekilde ve bir gecede paldır küldür açıklanıp ve açıklandığı gün uygulanacak şekilde yürürlüğe girmiş olması bana doğru birşey gibi görünmedi ve hukuken buna bir itirazda bulunabileceğimizi düşündüm.”

Leni Candan’ın Facebook’ta kurduğu Ankara Ankara Dayanışması ILR Dayanışma Ağı adlı grupta bir araya gelen Türk girişimciler İngiltere İçişleri Bakanlığı’na karşı hukuki mücadele yürütebilmek için bağış kampanyası başlattı ve önce yasal yolları araştırmak için 10 bin sterlin, daha sonra da dava açabilmek için 100 bin Sterlin toplamayı başardı. Konuyu yargıya taşıyabilmek için de kısaltılmış ismi ATOB olan Alliance of Turkish Businesspeople (Türk İş İnsanları Birliği) adı altında kar amacı gütmeyen bir şirket kuruldu.

Bu tüzel kişilik aracılığıyla İçişleri Bakanlığı’na açılan dava Mart ayında Türk tarafının aleyhine sonuçlandı. Mahkeme meşru beklenti, hak ihlali ve mağduriyetleri kabul etmesine rağmen değişikliklerin durdurulmasına gerek olmadığına hükmetti.

Mahkeme kararında İçişleri Bakanlığı’nın başka ülkelerden gelen göçmenlerle ilgili uygulamalar arasında benzerlik getirme girişimine hakkı olduğu da belirtildi.

Davada Türk tarafını temsil eden hukukçulardan biri olan avukat Yaşar Doğan "Bunun zaten aksi düşünülemez" diye ifade ediyor. Değişikliklerin geriye doğru uygulamasını eleştiren ve bunun için çok ciddi sebepler gerektiğini belirten avukat Doğan göçmenlik sisteminin idaresinin gerekçe olarak görülemeyeceğinin altını çiziyor.

Mahkemenin bu kararının “akıl almaz” olduğunu belirten Leni Candan ayrıca benzer bir dava örneğinin bulunduğuna dikkat çekiyor. 2013 yılında açılan bir davada kalifiye göçmenlik vize türünde başvuru süresinin 4 yıldan 5 yıla çıkarılması mağduriyet için yeterli bir sebep olarak görülmüş ve yapılan değişiklikler haksız bulunarak mahkemece durdurulmuştu.

“O yüzden bizim hakimin 2400 sterlin civarı başvuru ücretinin özellikle aileler için çok büyük bir yük olacağını kendisinin söylemesine rağmen bunu ‘yeterli mağduriyet değil’ şeklinde garip bir yorumla karşılaması yanlış geldi bize. İşte o yüzden temyiz etmek için başvuruda bulunduk.”

İngiliz hukuk sistemine göre temyize gidebilmek için gerekçeler sıralanarak önce izin istenmesi gerekiyor. Nisan ayında temyiz izni için başvuruda bulanan ATOB şu sıralar temyiz yolunun açılıp açılmayacağına dair yanıt bekliyor. Leni Candan’a göre ATOB altında birleşen Türk girişimcilerin yürüttüğü hukuki mücadelenin önemi büyük.

“Home Office’e bize böyle bir haksızlık yapıldığında ses çıkarmadan oturacak bir topluluk olmadığımız izlenimi verilmesi açısından önem taşıyor. Yani başka bir hak ihlali olursa buna da itiraz edebileceği ve edebilecek birliğe, beraberliğe sahip olduğumuzu göstermek açısından önem taşıyor. Ve genel olarak mahkemenin onlara dur demesi, bu yaptığınız kanun dışı demesi benzer şekilde hak ihlallerinin önüne geçecektir ayrıca.”

“Brexit Ankara Anlaşması gibi bir vize türünden kurtulmak için bir fırsat ve bu fırsatı kaçırmak istemediler”

Leni Candan’a göre İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı bu değişikliklerin politik olduğu çok açık.

“Brexit gibi bir gerçek olmasaydı ufukta böyle bir şey yapacaklarını düşünmüyorum açıkçası. Zaten Brexit sonrası bu anlaşmanın kalkacağı ve yerine daha zor koşulları olan ve sadece Türkiye vatandaşlarına değil, herkese açık olan bir start up vize kategorisi geleceği açıklandı. Yani Brexit onlar için Ankara Anlaşması gibi bir vize türünden kurtulmak için bir fırsat ve bence bu fırsatı kaçırmak istemediler. Yani Brexit olmasaydı bence bunlar zaten olmayacaktı.”

İngiliz kamuoyunda bir kesim ülkedeki istihdam, konut, sağlık ve sosyal güvenlik gibi hizmetlerde yaşanan olumsuzlukları artan göçmen sayısına bağlıyor. Son on yıldır yaşanan siyasi tartışmaların çoğu ülkeye göçle gelenlerin sayısından ülkeden göç ederek ayrılanların sayısının çıkarılması ile hesaplanan net göç rakamının 100 bin kişi ile sınırlandırması üzerine şekilleniyor. Göç konusu ayrıca Brexit’in de temel argümanlarından birini oluşturuyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.