Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Suudi yönetimine kızan bazı Müslümanlardan sosyal medyada 'Haccı boykot et' kampanyası

Kabe
Kabe -
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Dünya genelinde yüz binlerce Müslüman, İslam'ın 5 şartından biri olan hac ibadetini yerine getirmek için Mekke'ye akın ederken, az sayıda kişi de sosyal medya üzerinden 'Haccı boykot et' kampanyası başlattı.

Avustralya'dan Tanzanya'ya, #boycotthajj etiketiyle sürdürülen kampanyaya destek veren eylemciler, Suudi Arabistan'ın politikalarını protesto ettiklerini belirtiyor.

Sosyal medya üzerinden örgütlenen boykotçular, Suudi Arabistan'ın 'Yemen savaşındaki rolü, insan hakları ihlalleri ve kadınlara yönelik eşit olmayan tutumuna' karşı tepkilerini dile getirdiklerini ifade ediyor.

"#BoycottHajj, Müslümanların yapması gereken önemli bir tartışma." diyen Yeni Zelandalı doktor Meryem Parviz, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, "Bu, Suudi rejiminin diğer Müslümanlara karşı işlediği acımasızlıkları eleştirmek ya da eleştirmemekle ilgili bir durum" iletisini paylaştı.

28 yaşındaki İngiliz Müslüman akademisyen Ella için ise şu anda hac yapmakla İslam'ın adaletsizliğe karşı durma yönündeki yüklediği daha ağır sorumluluk birbiriyle bağdaşmıyor. Ella, "Beni durduran Suudi Arabistan'ın dış politikası ve Suudi toplumunun baskıcı tutumu." diye konuştu.

Thomson Reuters Vakfı'na verdiği mülakatta Ella, "Hacca gitmek istemediğimi söylemiyorum. Elbette gitmeyi ve dini yükümlülüğümü yerine getirmeyi çok isterdim. Ancak bu şiddet olaylarında suç ortağı olmak anlamına geldiği sürece yapmayacağım." diye Riyad yönetimine tepkisini dile getirdi.

Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, 2015 yılında Yemen'deki Husilere yönelik operasyon başlattı. Sivil toplum kuruluşları, o tarihten bu yana devam eden savaşta 24 milyon nüfuslu ülkenin yüzde 80'inin temel insani yardımlara muhtaç duruma düştüğünü belirtiyor.

Ayrıca Suudi Arabistan Krallığı, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirilmeye devam ediyor. Keza erkek egemen bir yönetim şekli de yine sosyal medyada boykot sırasında dile getirilen tepkilerden.

Suudi Arabistan: Siyasete değil ibadete odaklanın

Riyad yönetimi, Müslümanları siyasete değil ibadete odaklanmaya çağırdı.

Boykot çağrılarını değerlendiren Suudi Arabistanlı üst düzey bir yetkili, söz konusu girişimi 'akılsızca' olarak tanımladı.

Boykot çağrısının, Müslüman ülkelerin her yıl daha fazla kota istediği gerçeğinin olduğu bir ortamda yapılmasının tezat oluşturduğunu dile getirdi.

"O insanlar haccı siyasete alet etmeye çalışıyorlar." diyen yetkili, "Hac ayrı bir olay. Manevi bir yolculuk, bu konuşulanlarla hiçbir ilgisi yok." değerlendirmesinde bulundu.

Suudi yetkili, "Riyad, Yemen'de siyasi çözüm arayışı içerisinde. Ayrıca kadın hakları konusunda da kayda değer değişiklikler yaşanıyor." diye konuştu.

Suudi Arabistan Hac İşleri Bakanlığı, 2019'da bir önceki yıla oranla hac kotasında yüzde 5'lik artış yaptıklarını bildirdi.

Bir bakanlık yetkilisi de Suudi Arabistan'ın 'Hacca zarar vermek isteyen kötü niyetli çağrıları ya da medya kampanyalarını hiç dikkate almadığını' söyledi.

Kutsal koruyucu

Hac ibadeti, İslam'a göre, sağlığı ve maddi durumu yerinde olan her Müslümanın ömründe bir defa yapması gereken ve farz olan bir dini vecibe.

Suudi Arabistan'da göreve gelen krallar, Hadimul Haremeyn el Şerifeyn (İki cami hizmetkarı) sıfatıyla anılıyor.

Suudi yönetimi de İslam'ın en kutsal mekanlarının bulunduğu bölgenin koruyucusu konumunda bulunuyor.

'Hac turizmi'

Petrolden elde ettiği gelire olan bağımlılığı azaltmak isteyen Riyad yönetiminin bir diğer gelir kaynağı, 'hacı turizmi'.

Zira bu yıl iki milyon hacı adayının geldiği kutsal toprakları yıl içerisinde umre maksatlı milyonlarca Müslüman ziyaret ediyor.

Riyad yönetimi için milyarlarca dolarlık girdi anlamına gelen bu durum, petrolden sonra ülkenin en önemli gelir kaynağı.

Bu arada bazı boykot destekçileri, paralarının politikalarından nefret ettikleri bir yönetimin eline geçmesini istemediklerini belirtiyor.

Kendi jenerasyonunun Suudi Arabistan siyasetini inançtan ayırma konusunda eksen kayması yaşadığını gördüğünü dile getiren Ella, "Bize ahlaki davranmanın ve baskılara karşı durmanın hac yapmaktan daha önemli olduğu söylenmişti." diye konuştu.

Oxford Üniversitesi’nden İslami İlimler araştırmacısı Elisabeth Kendall'a göre ise boykot fazla ilgi görmez.

Kendall, "Öncelikle hac, fiziksel ve maddi imkanlara sahip tüm Müslümanların yaşamlarında en az bir kez yerine getirmeleri gereken bir görev. Suudi rejiminin politikalarını benimseyip benimsememeleri çok da önemli değil." diyor.

Ancak Elisabeth Kendall'dan farklı düşünenler de var.

Müslümanların haccı boykot etmesi gerektiği görüşünü savunan ABD merkezli İlerici Değerler için Müslümanlar (Muslims for Progressive Values) isimli sivil toplum kuruluşu lideri Ani Zonneveld, "Müslümanlar haccı boykot etmeli, çünkü hac yapmak demek sadece rejimi beslemektir." sözleriyle haccın maddi getirisinin Suudi Arabistan yönetimine ilave kaynak olacağını savundu.

Hacca gidenlere tepki gösteren Zonneveld, "Onlar, sadece Yemen'in tahrip edilip yıkılmasına, halkının aç kalmasına katkıda bulunacak ve birçok kadını ve insan hakları savunucusunu hapseden rejimi daha da güçlendirecek." ifadelerini kullandı.

Boykot çağrılarına Mekke'den tepki gösteren öğretmen Şuayb el Nahla ise, "Hac ömürde bir defa yapılan manevi bir yolculuktur. Siyasetle bağı olamaz. Müslümanların haccı boykot etmesi, kendi dinlerine ve maneviyatlarına boykot uygulamakla aynı anlama gelir." diye konuştu.