İran savaşının etkilerini ele almak üzere Suudi Arabistan'da bir araya gelen Körfez liderleri birlik mesajı verdi ancak bölünmeler ve belirsizlik sürerken somut adımlar atmaktan kaçındı.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ilk kez yüz yüze bir zirve için salı günü Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde bir araya gelen Körfez liderleri, somut ortak tedbirler açıklamaktan kaçınsalar da ortak bir cephe sergilemeye çalıştı.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın başkanlık ettiği istişari Körfez İşbirliği Konseyi toplantısı, İran'ın blok genelinde enerji ve sivil altyapıya yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından koordinasyon, diplomasi ve bölgesel güvenlik konularına odaklandı.
Toplantı, somut sonuçlar üretmek kadar birliğin sinyalini vermekle de ilgiliydi.
Veliaht Prens Muhammed bin Salman, Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani'yi uçaktan inişinde bizzat karşıladı. Rutin protokolün ötesine geçen bu jest, siyasi bir sıcaklık göstergesi olarak değerlendirildi.
Bu tablo, 2017-2021 yılları arasındaki Körfez krizinden bu yana Suudi-Katar ilişkilerinin ne kadar istikrarlı hale geldiğini yansıtıyor. Benzer şekilde Bahreyn ve Kuveyt temsilcilerinin katılımıyla verilen görüntüler de, baskı altındaki blokun kenetlendiği imajını pekiştirdi.
Birlik söylemi ve alttaki kırılmalar
Güçlü görsellere rağmen toplantı, Körfez birliğinin sınırlarını da ifşa etti. Devlet başkanı düzeyinde değil, Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed Al Nahyan tarafından temsil edilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), konseyin İran savaşına verdiği tepkiyi açıkça eleştirdi.
Toplantıdan sadece 1 gün önce üst düzey BAE yetkilisi Enver Gargaş, koordinasyon eksikliğine duyulan öfkeye işaret ederek, blokun siyasi ve askeri duruşunu "tarihinin en zayıf noktası" olarak tanımladı.
Umman'ın zirvedeki eksikliği ve temsil düzeyine dair resmi bir açıklama yapılmaması, böylesine kritik bir dönemde blok içindeki katılımın eşitsizliğini daha da belirginleştirdi.
Diplomasi ve belirsizlik
Resmi açıklamalar, somut politika adımlarından ziyade üzerinde uzlaşılan genel alanlara işaret etti.
Liderler; diplomasiye, bölgesel koordinasyona ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılmasına vurgu yaptı. Konsey Genel Sekreteri Casem Muhammed el-Budeyvi, tartışmaların Körfez güvenlik endişelerini gideren ve uzun vadeli istikrarı destekleyen diplomatik bir yol bulmaya odaklandığını belirtirken, Katar, "donmuş çatışma" riskine karşı uyarıda bulundu.
Zirve, Körfez ülkelerinin bir yandan ABD ile güvenlik bağlarını dengede tutmaya çalıştığı, diğer yandan Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin belirsizliğini koruduğu bir ortamda, İran ile gerilimi daha fazla tırmandırmaktan kaçındığı bir dönemde gerçekleşti.
Aynı gün BAE'nin OPEC ve OPEC+ oluşumlarından çekildiğini açıklaması, kolektif çerçeveler yerine ulusal çıkarların önceliklendirildiği şeklinde yorumlanarak Körfez koordinasyonunu daha da karmaşık hale getirdi.