Son Dakika

İzmir'de sahipsiz Aylan bebeklerin mezarlığı: 412 numaralı ada

İzmir'de sahipsiz Aylan bebeklerin mezarlığı: 412 numaralı ada
Telif hakkı
Deniz Kılıç
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Ailesiyle savaştan kaçıp daha iyi bir hayat umuduyla çıktığı yolda, bindikleri teknenin batması sonucu cansız bedeni sahile vuran 3 yaşındaki Aylan bebeğin ölümünün üzerinden 4 yıl geçti. Aylan Kurdi'nin kıyıya vuran cansız bedeni mültecilerin yaşadığı dramı gözler önüne serdi. Ancak her yıl binlerce mülteci, Aylan bebekle aynı kaderi paylaşma riskini göze alarak Ege Denizi'ne açılmaya devam ediyor.

İzmir, Avrupa'ya ulaşma hayali kuran mülteciler için kritik bir transit geçiş noktası. Türk İçişleri Bakanlığı'nın açıklamalarına göre İzmir'den Yunan adalarına geçmeyi planlayan yaklaşık 35 bin mülteci bulunuyor. Fakat her mültecinin Avrupa'ya doğru, umuda yolculuğu Yunan adalarına ulaşmıyor. Bazıları için İzmir ebedi bir ikametgaha dönüşüyor.

Sahipsiz 'Aylan bebeklerin' mezarlığı: 412 numaralı ada

Ege'de can veren kimsesiz mülteciler, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Doğançay Mezarlığı'nda oluşturulan 412 numaralı adaya defnediliyor.

Kaldırım taşlarından örülmüş mezarlar ve üzerinde numaraların bulunduğu siyah isimsiz tabelalar. Gelip gideninin olmadığı, mezarlığın bu ıssız köşesi Dünya Barış Anıtı’na ve mültecilerin yaşamını yitirdikleri Ege Denizi’ne bakıyor.

Mezarlığın girişinde mermer atölyeleri bulunan dükkan sahipleri, nadir de olsa, mülteci ailelerin geldiklerini ve ölen yakınlarını aradıklarını söylüyor. Mezarlığın bu sahipsiz köşesinin diğer ziyaretçileri ise, tanımadıkları kader arkadaşları için dua edip göz yaşı döken mülteciler oluyor yine.

Doğançay Mezarlığı İmamı Kadir Çelenk, 70'i aşkın kimsesiz mülteciyi ağırlayan 412 numaralı adanın ziyaretçisi olmasa da mezarlıkları sahipsiz bırakmadıklarını, temiz tutmaya özen gösterdiklerini söylüyor.

İzmir her mülteci için "geçiş noktası" değil

Binlerce mülteci İzmir'i geçiş noktası olarak görse de, resmi verilere göre ağırladığı 144 bin Suriyeli mülteci ile en çok Suriyelinin yaşadığı 8. kent konumunda.

İstanbul'daki Suriyelilerle ilgili geri gönderme kararı İzmir'de yaşayan Suriyelileri de olumsuz etkiledi. Birçoğu İzmir'de tutunduğu hayattan koparılma endişesi taşıyor.

Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Yöneticisi Muhammad Salih Ali büyük kentlerdeki yığılmanın kendi tercihleri sonucu olmadığı görüşünde.

Ali, “Suriye’de olaylar başladığı zaman, ne Türkiye, ne Suriye ne de diğer ülkeler savaşın ve mülteci sorunun bu kadar büyük olacağını düşünemedi. 2011 yılında Türkiye’de mültecilerle ilgili plan ve program yoktu. Planlama olmadığı için Suriyeliler şehirlere düzensiz yerleştirildi. Büyük şehirlerde yığılmalar oldu. Bazı Suriyeliler ise ilk kayıtlarını başka şehirlerde yapmalarına rağmen iş bulma gibi sebeplerle İstanbul gibi büyük illere göç etti." ifadelerini kullandı.

"Suriyelilere 'ya denize ya savaşa' mesajı veriliyor"

Mohammad Salih Ali'ye göre geri göndermeler siyasi nedenlere bağlı. "Neredeyse bütün muhalefet partileri seçim programlarına Suriyelilerin geri gönderileceğini yazdılar" diyen Ali "Yüksek seste bunu dile getirdiler. Türkiye’de son yıllarda yaşanan bütün olumsuzlukları Suriyeliler üzerinden tanımlayan bir muhalefet vardı. Elbette kimse kusursuz değildir ama yapılan bir yanlışı abartıp her şeyin sorumlusu olarak Suriyelileri gösterdiler. İktidar partisi ise kaybedilen oyları geri almak için böyle bir yöntemi uygun gördü. Bu yöntem Suriyelilere ya denize ya da Suriye’ye savaşa mesajı veriyor” sözleriyle ülkede adeta "günah keçisi' ilan edildiklerini savunuyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.