Son Dakika

'Türkler gazeteci tutuklamayı gururlarına yediremiyor, o yüzden tutukladıklarına terörist diyorlar'

Fransız gazeteci Loup Bureau
Fransız gazeteci Loup Bureau -
Telif hakkı
euronews
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Irak’tan Türkiye’ye geçtiği sırada gözaltına alınan ve ardından tutuklanarak 52 gün hapiste kalan Fransız gazeteci Loup Bureau, hapishanede kaleme aldığı günlüklerini kitaplaştırarak yayımladı. Euronews’e konuşan Bureau, 2017 yaşadığı olayı hala unutamadığını ama kitap sayesinde hayatında yeni bir sayfa açmayı istediğini söyledi.

Şırnak’taki tutukluluğu boyunca aşağılamalara ve şiddete maruz kaldığını açıklayan Bureau, hakkındaki davanın devam ettiğini belirterek “Bir gazeteciyi hapsettiklerini kabul etmek istemiyorlar çünkü bu imajlarını zedelerdi. Bana terörist dedikten sonra bunu yapmaları mantıklı değil.” şeklinde konuştu.

“Ben fotoğrafı çektirdiğimde YPG terörist sayılmıyordu”

Bureau’nun tutuklanmasına neden olan bulgulardan biri, 2013 yılında Suriye’nin kuzeyinde yaptığı bir röportajda YPG’lilerle çektirdiği fotoğraftı. Söz konusu fotoğraf, gazetecinin “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasına maruz kalmasına neden oldu.

Ancak 28 yaşındaki gazeteci, bu dönemde Ankara’nın Salih Müslim ile görüşmeler yaptığını hatırlatarak, “2013’te röportajı yaptığım sırada bu kişiler terörist olarak görülmüyordu çünkü Türkiye bu dönemde onlarla müzakere yürütüyordu.” şeklinde konuşuyor.

Serekanyé, Rojava. Avec les combattants kurdes.

Publiée par Loup Bureau sur Mercredi 4 décembre 2013
Loup Bureau'nun tutuklanmasına neden olan fotoğraf

Bureau, 6 gün boyunca kaldığı gözaltında kendisine, “YPG ile buluşmak bizim gazetecilik sınırlarımızı aşıyor.” dendiğini aktarıyor.

Mahkeme karşısına çıktığında ise hakim, röportaj yaptığı kişilerle çektirdiği fotoğrafta kendisine neden ortada bulunduğunu soruyor. Bureau bu kişilerin toprakları için savaşmaya karar veren çiftçiler olduğunu ve onların talebi üzerine fotoğraf çektirdiğini söyleyerek durumu açıklamaya çalışıyor. Ancak bu tutuklanmasına engel olmuyor.

Bureau, Irak'tan Yunanistan'a geçmek için girdiği Türkiye'de bu nedenle kendini birden hapishanede buluyor. Dilini konuşamadığı kişilerin arasında hayatının en gergin günlerini yaşıyor.

“Türk arkadaşlarım benimle konuşmayı bıraktı”

52 gün süren hapis süreci sonrasında da yaşadıklarını kolay bir şekilde atlatamadığını açıklayan Bureau, Paris'e döndüğünde Türk arkadaşlarının kendisiyle görüşmek istemediklerini söylüyor.

Türkiye'de aileleri bulunduğu için arkadaşlarının çekindiğini söyleyen gazeteci, olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra bu kişilerden bazılarıyla yeniden görüşmeye başladığını da belirtiyor.

euronews
Loup Bureau'nun "Bir mahpusun günlükleri" isimli kitabıeuronews

“Diz çök!”

Gazeteci, yaşadığı aşağılamaları ve deneyimlerini kitabında anlatıyor. Tutuklanma kararının ardından hapishaneye getirilen Bureau’ya burada hapishane müdürü, Türk bayrağı önünde diz çökmesi emri veriyor.

Fransız gazeteci, o anda düşündüklerini "Diz çök!" başlıklı bölümde şu şekilde kaleme alıyor:

 

“Çok sevdiğim bu ülkeye ne olmuş? Türkiye benim için neredeyse Avrupa gibi, bölgede bir model. Doğu ve Batı’nın başka hiçbir yerde bulunmayan bir harmanı. Nasıl bu hale gelebildi? Defalarca ziyaret ettiğim ülke ile buranın aynı yer olduğunu kabul edemiyorum. Halkın bir kısmı nasıl bu denli katı bir milliyetçiliğe, bu kadar sağlıksız bir abancı düşmanlığına düşebiliyor?

Bu gardiyanlar, genç bir Avrupalıların Türk bayrağı önünde diz çökmesinden nasıl bu kadar haz alabiliyor? Ülkenin anayasasında bir cümle aklıma geliyor: ‘Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.’

Bayrağın önünde bir süreliğine dikkatim dağılıyor. Şövalye unvanı aldığım bir törende gibi hissettim. Sanki Game of Thrones dizisinin bir sahnesini canlandırıyordum. Ortaçağa dönüş. Hepsi çok çirkin...

“Türkiye’de doğsaydım ben de Erdoğan’ı destekleyebilirdim”

Diğer yandan gazeteci, tüm yaşadığı süreçte kendisine yardım edenlerin de çıktığını anlatıyor. Hapishanede tutulduğu sırada avukatının yanı sıra bazı gardiyanların kendisine destek olduğunu belirtiyor.

Tek başına kaldığı koğuşta televizyonda her gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gördüğünü belirten Bureau, televizyon izlediği sırada aklından geçen bir düşünceyi anlatıyor:

 

“Bazen düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Bugünün Türkiye’sinde bir Türk olsaydım Erdoğan’ı destekleyebilirdim. Muhafazakar, dindar ve milliyetçi bir ailede doğmuş olsaydım; okulda Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük zaferlerini öğrenseydim; Batı ülkelerinin geçmişte saygı duyulan ülkeme karşı kibirlenmelerine şahit olsaydım ben de onlar gibi düşünebilirdim.

Eğer Türk olsaydım, kendi kimliğimizin korunması adına Kürt halkının ezilmesini; milletimizin istikrarını bozabilecek bilgileri paylaşan gazetecilerin hapsedilmesini; sivil ve sosyal kayıplara bakmaksızın dağlardaki isyancıların askerler tarafından bombalanmasını; akademisyenlerin, aktivistlerin, doktorların ve diğerlerinin farklı bir görüş dile getirmeleri durumda listelenmelerini normal karşılayabilirdim.

Belki ben de bu sistemin bir parçası olurdum. Belki ben de ‘teröre karşı savaşa’ katılırdım.”

Bureau Türkiye’de ne yaşamıştı?

Loup Bureau, 26 Temmuz 2017’de Irak’tan Türkiye’ye geçtiği sırada sınırda durdurularak gözaltına alındı. İlk yapılan sorgulamanın ardından serbest bırakılan gazeteci, saatler sonra tekrar polisler tarafından durdurulmuştu.

PYD militanları ile röportaj yaptığı gerekçesiyle “terör örgütü üyesi” olmakla suçlanan Bureau, 25 yıla kadar hapis istemiyle tutuklanmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gazetecinin serbest bırakılması için Erdoğan’ı iki kez aramış ardında da Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian Ankara’ya ziyarette bulunmuştu. Bureau, Le Drian’ın talebi üzerine aynı gün serbest bırakılmıştı.

Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi, Loup Bureau'nun davasında beraat kararı verdi. Ancak savcılık kararı temyize götürdüğü için gazetecinin yargılaması devam ediyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.